(5271 S. K. m. 230, 264, 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
CMK.nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık B.'un temyiz şeklindeki talebini içeren dilekçesinin istinaf başvurusu olarak kabulü ile, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık İ. müdafii ve sanık B.'un istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirket bünyesinde çalışan sanıkların 12/12/2012 tarihinde M.A.K. isimli şahsa bir adet traktörü sattıkları, dosyada mevcut satış sözleşmesine göre toplam 56.000TL olan traktör bedelinin 11.000TL.sinin peşin, kalan 45.000TL.nin ise kredi ile ödenecek olduğu, satışa konu traktörü teslim etmek için gittiklerinde M.A.K. isimli şahsın eski traktörünü satacağını söylemesi üzerine yeni traktör bedelinden mahsup edeceklerini söyleyerek alıp, O.V. isimli şahsa 17.000TL karşılığında satıp, 10.000TL. peşin, kalan kısmı için senet almak şeklinde gerçekleşen olayda, şikayet dilekçesi ve iddianame içeriğinde belirtildiği üzere katılan şirketin ikinci el traktörün alımı ve satımı hususunda herhangi bir bilgi ve onayı da olmadığı gözetilerek hangi meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, katılanın mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak, hangi eşyanın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere katılanın rızasıyla sanıklara tevdi ve teslim edildiğine, sanıkların kendilerine verilen hangi malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satmak, rehin etmek, tüketmek, değiştirmek veya bozmak ve benzeri şekillerde üzerinde hangi tasarrufta bulunduğuna ya da devir olgusunu ne şekilde inkar ettiğine ve bu suretle kendisine veya başkasına nasıl yarar sağladığına dair suç unsurlarının hangilerinin dava konusu eylemde söz konusu olduğunun ve sanıklar tarafından nasıl gerçekleştirildiğinin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağı kurularak gösterip açıklamadan, mahkemenin ulaştığı sonuç ile bunu destekleyen hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı tüm delillerin nelerden ibaret olduğu da belirtilmeden yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK.nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık B. ve sanık İsmail müdafiin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 15/05/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)