(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 155, 168) (5271 S. K. m. 253)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanığın suça konu aracı katılandan geçici kullanmak amacıyla alıp iade etmemesi şeklinde oluşa uygun kabul edilen eyleminin TCK.nın 155/1.maddesindeki basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükümden sonra 02/12/2016 tarih, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 253.maddesine üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılmış olması ile TCK.nın 155/1.maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı olan "güveni kötüye kullanma suçunun" uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
Sanığın suça konu aracı bıraktığı yeri söylediği, kolluk görevlilerince katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında; hakkında TCK.nın 168.maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmesi gerektiği halde, denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141, CMK.nın 34, 230.maddelerine muhalefet edilmesi,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında TCK.nın 58/6-7.maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık ve katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK.nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
kesin olmak üzere, 26/01/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)