(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 158) (5271 S. K. m. 231, 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı Kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup, istinaf kanun yoluna başvurma olanağı bulunmadığı, sanık N.S. hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik yapılan itirazın Bakırköy 14.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 01/02/2017 tarih, 2017/328 D.iş sayılı ret kararı ile kesinleştiği gözetilerek, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanıklar K.G., S.Ö. ve U.Ö. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekillerinin, sanık N.S. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümüne yönelik müdafiin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna, sanık N. müdafiin duruşmalı inceleme isteminin CMK.nın 280/1-c maddesindeki şartlar oluşmadığından reddine
Karar verildikten sonra,
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanıklar K.G., S.Ö. ve U.Ö. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmaları, katılanlar vekilinin beyanları ile tüm dosya kapsamı ile sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık N.S. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
TCK.nın 158/1-d bendinde belirtilen "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin" araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilerek, söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılması ağırlaştırıcı neden olarak öngörülmüş olup, bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp bunlara ait maddi varlığın veya bu tüzel kişiliklerle bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguların kullanılması, bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evrak ve makbuzların sunulması, taşıtın kullanılması, mağdur üzerinde bentte sayılan tüzel kişiliklerden gelinildiğine veya buralardan aranıldığına dair bir düşünce oluşturulması ve mağdurun aldatılması gerekmektedir.
Ö.İ.G.T.S.D.T. Limited Şirketinde mali müşavir olarak çalışan sanık N.S. 'in söz konusu şirkette çalışmayan kişileri şirkette sigortalı çalışıyormuş gibi Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; belirtilen şirketin idare ve vergi mevzuatına uygun olarak kurulmuş bulunan gerçek bir işyeri olması, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na sigorta primlerinin de muntazaman ödenmese bile ilgili kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceğinden; söz konusu şirkette ilgili kişilerin çalışıp çalışmadıklarının, işin gereği olarak katılan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yetkili birimlerinde görev yapan görevli kişiler aracılığıyla basit bir araştırma ile "anlaşılıp anlaşılamayacağının", sanık eyleminde "aldatma unsurunun" gerçekleşip gerçekleşmediğinin, SGK görevlilerine karşı fiilinin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik, sergileniş açısından SGK’ nın inceleme olanağını ortadan kaldıracak, belli oranda ağır, yoğun ve ustaca gerçekleştirip hataya düşürmeye yönelik "hileli davranış" niteliğinde olup olmadığının ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi suretiyle ulaşılan kanıya göre sanığa yüklenilen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği ile Ö.İ.G.T.S.D.T. Limited Şirketi 'nin ne suretle TCK.nın 158/1-d maddesinde gösterilen "tüzel kişiliklerden" sayıldığının denetime imkan verecek şekilde karar yerinde dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağı kurularak gösterilip açıklanmadan ve sanığın eyleminde kamu kurum ve kuruluşlarına karşı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kararın gerekçe kısmında belirtilmesine rağmen, Ö.İ.G.T.S.D.T. Limited Şirketi 'ne karşı TCK 158/1-d maddesinin şartlarının oluştuğu yönündeki gerekçe ile çelişir şekilde hüküm kurularak Anayasa'nın 141,5271 sayılı CMK.nın 34/1. ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık N. müdafii ve katılanlar vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 05/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)