(5235 S. K. m. 46) (5271 S. K. 193, 196, 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/06/2008 gün ve 2008/9-148-169 sayılı kararında da açıklandığı üzere, karar tarihinde Silivri 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın, duruşmada bizzat hazır edilmesi sağlanmadan, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle CMK.nın 193. ve 196.maddelerine muhalefet edilmesi,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarih, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 253/1-b maddesine eklenen 6.bendi uyarınca TCK.nın 157/1.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
Moralim bozuk, beş dakika görüşme yapabilir miyim diye beyan etmek suretiyle kullanmak üzere kahvehanede bulunan katılandan aldığı suça konu Samsung Galaxi S-3 marka "353743054530819 İMEİ" numaralı cep telefonunu sanığın alıp gitmesi şeklinde gelişen olayda; başlangıçtan itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettiği anlaşılan sanık ile müşteki arasında zilyetliğin devrine ilişkin, tarafların aldatılmamış özgür iradeleriyle kurulan ve hukuken geçerli olan bir sözleşme, dolayısıyla hukuksal anlamda geçerli bir zilyetlik devri ile ve sözleşme sonucu meydana gelmiş olan güvenden söz edilememesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı ve sanığın basit bir yalandan ibaret olan sözünün hileli davranış olarak kabulü olanaklı olmadığından dolandırıcılık suçunu da oluşturmayan sanığın eyleminin "hırsızlık suçunu" oluşturduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, CMK.nın 283.maddesi gereğince kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 31/01/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)