(5271 S. K. m. 253, 279) (5237 S. K. m. 43, 155)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına ilişkin verilen hükmün gerekçe kısmında, sanığın "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği" belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında basit güveni kötüye kullanma suçundan TCK.nın 155/1 maddesiyle uygulama yapılmak suretiyle, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki yaratılması,
Kabule göre;
Hükümden önce 02/12/2016 tarih, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 253.maddesine üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılmış olması ile TCK.nın 155/1.maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı olan "güveni kötüye kullanma suçunun" uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Yüklenen suçu bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik zamanlarda işlediği kabul edilen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK.nın 43/1.maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK.nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından kesin, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)