(2709 S. K. m. 141) (5235 S. K. m. 46) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280, 283, 289) (5237 S. K. m. 43, 168, 204) (5275 S. K. m. 108) (YCGK 22.04.2014 T. 2013/11-397 E. 2014/202 K.) (YCGK 20.04.1999 T. 1999/5-61 E. 1999/74 K.) (YCGK 07.06.2011 T. 2011/9-88 E. 2011/116 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesinin görevsizlik kararı incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/04/2014 tarih, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” ve "özel belgede sahtecilik" suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, buna göre, sanık tarafından, aynı suç işleme kararıyla, "K.Y. adına düzenlenmiş sahte kimliği" düzenlemesi eylemi ile bu sahte kimliği kullanarak suça konu krediyi alması eylemlerinin değişik zamanlarda işlenmesi nedeniyle, tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı,
Sanık hakkında, K.Y. adına sahte kimlik düzenlemesi eylemi nedeni ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılamada, Uyap'tan çıkarılan Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesince 26/04/2013 gün, 2012/657 Esas, 2013/308 sayılı Kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği gözetilerek, söz konusu bu dosyanın onaylı suretinin delil olarak dosya arasına getirtilmesinden sonra, iddia ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre, yüklenen suçu bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik zamanlarda işleyip işlemediğine dair mahkemenin ulaştığı sonuç ile bunu destekleyen tüm delillerin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde birlikte değerlendirilip, Dairemizce de benimsenen YCGK.nın 20/04/1999 tarih ve 1999/61-74 sayılı Kararında açıklandığı üzere, yeniden TCK.nın 204/1, 43. maddesi de tatbik edilerek hüküm kurulup, önceki mahkumiyeti ile tayin edilen sonuç cezasının mahsup edilmesi sonucu bulunan miktar kadar hapis cezasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından .. .. …. plakalı aracı daha sonra teslim aldığına dair mağdur S. S.'ın soruşturma evresindeki 01/11/2012 tarihli beyanı üzerinde durularak, aracın kim tarafından ne şekilde kendisine teslim edildiğinin mağdurun dinlenilmesi suretiyle açıklığa kavuşturularak sanık hakkında TCK.nın 168.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağı kurularak karar yerinde denetime imkan verecek şekilde irdelenip tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğuna uyulmadan, savunma hakkının sınırlandırılması sonucu doğuracak yeterli gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK.nın 34/1. ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/06/2011 tarih, 2011/9-88 Esas, 2011/116 sayılı Kararına göre, sanığın tekerrüre esas daha ağır mahkumiyeti bulunmasına karşın daha az cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108.maddesinin uygulanması yönünden aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar açısından, mahkemece tekerrüre esas alınan ilamı ile verilen hapis cezasının miktarının esas alınması bakımından CMK.nın 283.maddesi gereğince kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 28/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)