(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280) (5237 S. K. m. 161) (6102 S. K. m. 65)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık S. müdafii ve sanık İ.'in istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanıkların, temsile yetkili olduğu T…. Tekstil Hammaddeleri Sanayi ve Ticaret AŞ.nin Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/05/2013 tarih ve 2012/530-2013/297 Esas Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, kararın 09/07/2013 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfiyesinin yürütüldüğü Bakırköy 1. İcra Dairesi tarafından şirkete ait ticari defter ve belgelerin ibrazının istenildiği ve ibraz edilen defterlerde hiç bir kayıt tutulmadığının tespit edildiği, sanıkların bu surette mal kaçırarak hileli iflas suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda,
Türk Ticaret Kanununun 65. ve devamı maddelerine göre, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda oldukları, 5237 sayılı TCK.nın 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik ediciliğinin borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanıkların ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesinin, bu tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle iflas eden şirketin suç tarihlerini kapsayacak şekilde ticari faaliyetinin araştırılması, şirkete ait kurumlar vergisi kayıtlarının getirtilerek şirketin vergi kaydının terkin edilip edilmediği, şirketin bilançosunda gösterilen malvarlıklarının neler olduğunun araştırılması, şirketin uhdesinde tuttuğu malvarlığı değerlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanıkların savunmalarının içeriğinin doğru olup olmadığının tespiti ve belgeler üzerinde yeniden bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK.nın 161. maddesinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, defter tutulmamasının alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, ayrıca sanıkların hangi mal varlığını eksiltmeye yönelik hileli eyleminin ortaya çıkmasını engellemek amacı ile defter ve belgeleri tutmadıkları ve alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetindeki malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden oldukları somut olarak tespit edilmeksizin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağı kurularak, denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilip açıklanmadan yazılı şekilde eksik bilirkişi raporu ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141, CMK.nın 34, 230.maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık S. müdafii ve sanık İ.'in istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)