(5271 S. K. m. 279, 280, 289, 308/A) (5235 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 158, 212) (6102 S. K. m. 547, 548, 551)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesinin görevsizlik kararı incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık Y. ile sanık G. ve müdafiin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanık G. Ö.'ın, katılanın yetkilisi olduğu B. D. ve A. G. D. Sistemleri Ticaret ve Sanayi A Ş.nin Ayazağa Şube müdürü olduğu, şirkette müdürlük yaptığı sırada şirketin borcu olmadığı halde, 05/08/2014 düzenleme tarihli ve 12/09/2014 vade tarihli borçlusu B. D. ve A. G. D. Sistemleri Ticaret ve Sanayi AŞ, alacaklısı sanık Y. T. olan 300.000TL bedelli bono düzenlediği ve sanık Y. T.'a verdiği, onun da söz konusu bonoyu ciro ederek dava dışı Y. D. B.'a verdiği, bu şahsın da katılanın yetkilisi olduğu şirkete karşı icra takibi yaptığı olayda; sanıkların eylemlerinin sübutu halinde, 5237 sayılı TCK.nın 158/1-h maddesinde öngörülen suç kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinin ve bu suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nın 212. maddesinin “sahte resmi ve özel belgenin bir başka suçun işlenilmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı” şeklindeki düzenlemesi karşısında sahtecilik suçundan da hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eylemin kül halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilerek tek suçtan hüküm kurulması,
TTK.nın 547. maddesinde düzenlenen ticari temsilcinin, aynı kanunun 548.maddesi gereğince işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili sayıldığı, TTK.nın 551. maddesinde düzenlenen ticari vekilin ise açıkça yetkili kılınmadıkça, kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı gözetilerek, sanık G. Ö.'ın, katılanın yetkilisi olduğu B. D. ve A. G. D. Sistemleri Ticaret ve Sanayi A Ş.nin Ayazağa Şube müdürü olmakla birlikte ticari temsilci mi ticari vekil mi olduğunun, bu kapsamda kambiyo senedi düzenleme konusunda yetkisi bulunup bulunmadığının araştırılarak karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık Y. ile sanık G.ve müdafiin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK.nın 289/1-d. ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından kesin, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)