(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 50)
DAVA: Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre sanık müdafiin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
KARAR: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009/9-259 Esas, 2010/47 sayılı Kararında belirtildiği üzere birden fazla memura karşı görevi yaptırmamak için direnme halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf olmadığından duruşma açılmasını gerektiren bozma nedeni yapılmamıştır.
Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve görevli memura hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezalarının kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, başvuruda bulunan sanık müdafiin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3.maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihi itibariyle sanığın hapis cezası mahkumiyetini içerir sabıkasının bulunmaması karşısında, sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, denetime imkan verecek şekilde "yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50.maddesinin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık müdafiin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK.nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 15.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)