(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 53, 157, 165) (5271 S. K. m. 34, 42, 226, 230, 280, 289) (1412 S. K. m. 308)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık E. K. müdafii Av. A. U. tarafından mahkemeye sunulan 16/12/2016 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme istemi ile birlikte istinaf talebinde de bulunulduğu anlaşılmakla; CMK’nın 42. maddesi gereğince, istinaf hakkını elde etmeye yönelik eski hale getirme talebi hakkında karar vermeye, istinaf incelemesini yapacak olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesinin yetkili olması karşısında, eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin mahkemesince verilen 26/12/2016 tarihli ek karar hukuken yok hükmünde kabul edilerek, gerekçeli karar tebliğinin, sanığın duruşmada bildirdiği "Bahçelievler Mah. Suboyu Cad. No:50 Çengelköy Üsküdar" adresine değil de mernis adresine yapılmış olması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık E. K.'ün eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilerek, tüm istinaf talepleri ile ilgili yapılan incelemede;
1-Sanık E. K. hakkında dolandırıcılık suçundan TCK'nın TCK 157/1, 53/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 165/1 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesinde belirtilen ek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK'un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemede;
a) Dava dosyasında bulunan Halk Bankası Hasırcılar Şubesinin 19/11/2012 tarih ve 2983 sayılı yazısında suça konu sahte olduğu iddia edilen çekin Le Credit Lyonnais Bankasına ait 1407793 no'lu çek olduğu, muhabir banka olan NATIXIS bank tarafından çekin keşide edildiği hesabın bir seneden fazla süredir işlem görmemesi ve kapalı olması neden ve gerekçesi ile çekin sahte olabileceği şüphesi ile inceleme yapıldığına ilişkin mesaj alındığının, bahse konu çekin Halk Bankası Hasırcılar Şubesinde değil, Muhabir NATIXIS bankasında olduğunun bildirildiği, çek aslının dosya içerisine alınmadığı, sahteliği konusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılamadığı, ancak bilirkişi grafoloji uzmanı C. Y. tarafından 03/03/2016 tarihli rapor ile çek fotokopisi üzerinde inceleme yapıldığı, raporda "belge incelemelerinde asıl belge üzerinde inceleme yapılmasının esas olduğu, zira fotokopi belgelerde bulunan el yazısı ve imzaların itiyadi ve kaligrafik ve grafolojik tanı unsurlarının belirlenmesinin mümkün olmadığı bu durumda bazı vakalarda incelemeye olumsuz yanıt verildiğinin" şerh düşüldüğü görülmekle, suça konu çekin sahte olup olmadığı kesin olarak tespit edilmeden, keza, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, sahte belgenin temin edilip incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması duraksama halinde bu yönde uzman bilirkişiden rapor alınması, ve denetime olanak verecek şekilde, iğfal kabiliyeti olup olmadığının kararda tartışılıp değerlendirilmesi ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sahte çek aslıda temin edilmeden, eksik inceleme ve hukuki anlamda gerekçeden yoksun şekilde sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Sanık M. B.'in sanık E. ile pazarlık yaparak fatura karşılığında bahse konu montları satın aldığını beyan ettiği ve fatura örneğini dosyaya sunduğu, sanık D. B.'nun fatura karşılığında bahse konu montları satın aldığını beyan ettiği ve fatura örneğini dosyaya sunduğu, sanık E. D.'ın H. ve E. ile görüşerek montları satın almaya karar verdiğini, şahısların faturayı bayramdan sonra getireceklerini söyleyerek gittiklerini, ancak bir daha faturaları getirmediklerini beyan ettiği görülmekle, faturalı alım-satım ilişkisinin bulunduğu olayda, sanıkların aşamalardaki savunmaları göz önüne alındığında, suç kastının nasıl oluştuğunun karar yerinde denetime olarak verecek şekilde mevcut delilleri ile ilişkilendirilerek tartışılıp değerlendirilmeden, gerekçeden yoksun olarak sanıklar D. B., M. B., E. D., E. K. ve M. D.'ün suç eşyasını bilerek satın almak ve kabul etmek suçundan 5237 sayılı TCK.nun 165/1 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 29.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)