(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 53, 158, 168) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 280, 289) (1412 S. K. m. 308) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
E.. İletişim Kuyumculuk Oto Pet Teks İnş İhr San ve Tic. Ltd şirketinin Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Pendik Şubesi nezdinde bulunan çek hesabına ait, 24/09/2012 keşide tarihli, 21.000 TL bedelli, T.. İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şirketi emrine düzenlenmiş 0565915 seri numaralı çekinin, şikayetçi S. Ş. tarafından sahteliğinin ileri sürüldüğü olayda, sanıklar hakkında yapılan yargılama neticesinde; sanık T. G.'in banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine, sanık T. G.'in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine ve iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık T. Y.’un resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine ve iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık T. Y.'un banka ve kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine ve neticeten 3 yıl hapis ve 42.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
1-24/03/2016 tarihinde Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda SEGBİS vasıtasıyla savunması alınan sanık T. Y.'un duruşmalardan vareste tutulma talebinde bulunmadığı ve UYAP ekranından sorgulama ile 29/09/2016 tarihli son duruşmada halen ceza evinde olduğu anlaşıldığından, sanık T. Y.'un bizzat hazır edilerek ya da SEGBİS yoluyla son sözü sorulmadan savunma hakkı kısıtlanarak, yokluğunda hüküm kurulması suretiyle CMK'nun 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
2-Müşteki S. Ş.'in özetle; 03/07/2014 tarihli celsede davaya konu çeki, kendisi iş yerinde bulunmadığı bir sırada sürekli müşterileri olan T. Y. ile arkadaşı L.'in aldıkları mal karşılığı verdiklerini, bu çeki ticari ilişki kapsamında ciro ederek M. E. isimli şahsa verdiğini ve çekin sahte olduğunun bu dönemde anlaşıldığını, bunun üzerine çeki M. E.'den aldığını, T. Y. ya da L.'in 14.000 TL ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, ancak her zaman dükkanda bulunmadığını çocuklarına sorup bu konuyu araştırıp bilgi vereceğini ifade ettiği,
Sanık T. Y.'un özetle; bahse konu çeki V. isimli soy ismini bilmediği şahıstan aldığını, vergi numarasında sıkıntı bulunması sebebiyle T. G.'den çeki ciro etmesini istediğini, T.'in çeki ciro etmesinden sonra çeki L.'e verdiğini, L.'inde meyve-sebze alışverişi sırasında çeki müşteki S.'e verdiğini, S. Ş.'e 13.500 TL civarında ödeme yapıldığını ifade ettiği,
Tanık L. G.’nın ise özetle; T.'e 15.000 TL tutarında meyve sattığını, karşılığında 21.000 TL'lik bahse konu çeki aldığını, bu çeki alışveriş karşılığında müşteki S. Ş.'e verdiğini, çek karşılığını S. Ş.'e ödediğini ifade ettiği,
Tüm bu beyanlar irdelendiğinde,
Tanık L. G.’nın ve sanık T. Y.'un müşteki S. Ş.'e sahte çek bedeli nedeniyle ödeme yaptıklarını ifade etmeleri, müştekinin de bu konuyu araştırıp beyanda bulunacağını bildirmesi karşısında, müşteki S. Ş.'e ödeme yapılıp yapılmadığı, kısmi ödemede bulunup bulunulmadığı ve yapılan kısmi ödeme nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip gösterilmediğinin tespiti, gerektiğinde müşteki Salih'in işyerindeki, sahte çeki sanıklardan alan kişi ya da kişilerin tespiti ile tanıklıklarına başvurularak, TCK’nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması sonucunda sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, suça konu çekin verilmesine konu ticari alışveriş ve borçla ilgili olay açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK'un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede;
Hükmün gerekçesinde; suça konu çek 21.000,00 TL bedelli ise de, sanık T. Y. tarafından 15.000,00 TL bedelli bir alışveriş sebebiyle kullanılmış olması nedeniyle, dolandırıcılık suçu bakımından suçtan elde edilen menfaatin 15.000,00 TL olduğunun doğru şekilde belirtildiği, bu durumda adli para cezasının 15.000,00 TL baz alınarak tespiti gerekirken kısa kararda "sanık T. Y.'un "Kuveyttürk Katılım Bankası A.Ş' nin Pendik Şubesine ait keşidecisi EMT iletişim Kuyumculuk Oto Pet.Eks. İnş. İhr. Ve Tic. Ltd olan Tekfur İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti emrine yazılı 24/09/2012 keşide tarihli 21.000,00 TL bedelli sahte ve aldatma yeteneği bulunan çeki, bu niteliğini bilerek aldığı meyveler karşılığı mağdur L. G.'na verdiği ve böylece bankanın maddi varlığına ait çeki kullanmak suretiyle banka ve kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan 5271 sayılı CMK' nın 223/5 maddesi gereğince mahkumiyetine, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu, meydana gelen zarar miktarı nazara alınarak takdiren üç yıl hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasına esas gün birim sayısının zarar miktarı nazara alınarak ikibin yüz tam gün olarak belirlenmesine" denilerek, adli para cezası belirlenirken yerinde olmayarak, 21.000,00 TL baz alınarak gerekçeye ve yasaya aykırı hüküm tesisi,
5-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının gözetilmeksizin karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)