(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Emanetin 2015/4861 sırasında kayıtlı Yapı ve Kredi Bankası - Yakacık Şubesine ait 6780950 numaralı 20.000 TL bedelli çekin müşteki İ. D. tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, anılan çekin sanık A. E. tarafından Çolakoğlu Prof.San ve Tic.Ltd.Şti'nin yetkilisi M. Ç.'a verildiği, M. Ç. tarafından çocuğunun eğitim hizmetleri karşılığında, Sema Eğitim Hizmetleri A.Ş.'ye ciro edildiği, M. Ç.'ın çek arkasındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirttiği, söz konusu çekin ticari ilişkiler karşılığı olarak sırasıyla, Sema Eğitim Hizmetleri A.Ş.'den, H. B.'in sorumluluğunda ki İ. Gıda'ya, oradan N. Y.'in sorumlu olduğu Tatsan Tatlıcılığa, son olarak da İ. D.'ın sorumlu olduğu K. isimli şirketlere verildiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen olayda;
Sanık A. E.'ın özetle savunmasında; iddianamede ismi geçen şahısları tanımadığını, çek defterinin kendisine ait olduğunu, gayri resmi ortakları olan M. K. ve E. Y. isimli şahısların bu çekleri kullandıklarını ve imzalayıp piyasaya sunduklarını, tüm bunların kendi bilgisi dışında olduğunu beyan ettiği,
Tanık M. Ç.'ın; mal verdiğini, karşılığında 20.000 TL bedelli suça konu çeki aldığını ve fatura kestiğini, çekin üzerinde ki yazılı bulunan şirket ismini, rakam ve yazılarını kendisinin yazdığını, gelen şahsın imzaladığını, kendisinin de hem şirketin hem kendisinin cirosunu yaparak çeki daha sonra kullandığını, sahte olduğunu bilmediğini, bu çeki 58. Er İnşaat Şirketi sahibi A. E.'dan aldığını, 20.000 TL bedelinde mal verdiğini, malın faturasını kestiğini, firma sahibi olan A. E. adlı şahsın bu çeki yanında imzaladığını, beyan ettiği,
01/02/2016 tarihli Adli Tıp Uzmanı Doç. Dr. B. B. tarafından tanzim edilen rapor ile çekteki A. E.'a atfen atılan imzanın sanık A. E.'ın eli ürünü olmadığının rapor edildiği görülmüştür.
Tüm bu veriler bir bütün olarak irdelendiğinde, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için,
Suça konu çekin ne şekilde sahte olduğunun net olarak tespiti,
Tanık M. Ç.'ın, sanık A.'in çeki kendi yanında imzaladığını beyan etmesine karşın, çekteki imzanın sanık A. E.'a ait olmadığı yönünde ki bilirkişi raporu nazara alınarak, sanık ile M. Ç.'ın usulüne uygun olarak yüzleştirilmesi,
Tanık M. Ç.'ın ifadesinde geçen faturanın dosya içerisine alınarak iddia kapsamında denetlenmesi,
Gerektiğinde savunma tanıkları olan M. K. ve E. Y.'un dinlenmeleri ve ihtiyaç duyulması halinde imza ve yazı örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken tanık dinletme yönündeki talebin neden itibar görmediği, mahkemece açıklanmadan, eksik inceleme ve savunma hakkının kısıtlanması ile Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun şekilde sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2014/9297 esas 2016/9262 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamada, doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Yapı ve Kredi Bankasının kamu davasına katılan olarak kabulü ile banka lehine yasaya aykırı olarak ücreti vekalet tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, diğer yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)