(5237 S. K. m. 52, 158) (1136 S. K. m. 168) (5271 S. K. m. 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık M. T.’ın, Ssanyong marka araçların Türkiye Disbirütörü olan katılan şirketin bayiliğini yapan diğer sanık H. H. P.’nın yetkilisi olduğu Akademi Oto İnş. San. Dış Tic. Ltd. Şti'nden satın aldığı 34 FG 00.. ve 34 TS 40.. plakalı araçların bedeli olarak bankadan çektiği kredi haricindeki kısım için her biri 20.000 TL bedelli birisi yetkilisi olduğu A. Aks. Tic. Ltd. Şti’ne ait Garanti Bankası Santral Ümraniye şubesi muhataplı ve 28/10/2008 keşide tarihli, diğeri şahsına ait Denizbank Nuruosmaniye şubesi muhataplı ve 29/08/2008 keşide tarihli suça konu iki adet çeki, keşideci imzasını başkalarına attırarak sanık H. H. P.’ya verdiği, sanık H. H. P.’nın da çekleri bayiliğini yaptığı katılan şirkete vermesinden sonra katılan şirket tarafından bankaya ibrazlarında keşideci tarafından ödemeden men talimatı bulunduğu gerekçesi ile işleme konulmadığına yönelik şerh verildiği, bilahare karşılıksız çek keşide etme suçundan yapılan şikayet üzerine açılan kamu davalarında çekteki keşideci imzasının sanık M. T.’a ait olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği, bu suretle her iki sanığın iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Suça konu çekler üzerinde yapılan inceleme, tanzim edilen rapor, banka tarafından verilen cevabi yazılar ile ekinde gönderilen belgelerden, unsurları itibariyle tam, keşideci imzasının sahte ve aldatma yeteneklerinin bulunduğunun anlaşılması, sanık H. H. P.’nın aşamalardaki savunması, alışverişe ilişkin ibraz ettiği fatura ve belgeler ile tüm dosya kapsamından sanık H. H. P. yönünden suçların sabit olmadığından beraati ile sanık M. T. yönünden suçların sübutu ve nitelemesine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, temel gün para cezasının haksız menfaat tutarı esas alınmadan belirlenip, bu miktar üzerinden indirim yapıldıktan sonra belirlenen sonuç cezanın doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katına çıkartılmak suretiyle sanığa fazla adli para cezası tayini,
2-1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sanık M. T. hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık M. T. müdafii ile katılan vekilinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde olduğu, ancak belirlenen aykırılıkların CMK.nın 280/1-a ve 303. maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, sanık M. T. yönünden hükümdeki dolandırıcılık suçundan adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “600”, “500”, “10.000,00” ve “80.000,00” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “4.000”, “3.333”, “66.660” ve “66.660” ibareleri ile ayrıca hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.600 TL vekalet ücretinin sanık M. T.’dan alınarak katılana verilmesine” bölümünün, eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin CMK.nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)