(5271 S. K. m. 280, 289, 323)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, katılan A. A.’a ait kimlik bilgileri ile işyeri kurup bankadan çek karnesi aldığı, bu eylemleri ile hakkında ayrı soruşturma yürütüldüğü, bu şekilde aldığı çeklerden birisi olan suça konu muhatabı Garanti bankası Tekirdağ Çerkezköy şubesi, keşide tarihi 09.08.2008 olan 19.00 TL bedelli suça konu çeki K. Çelik Kons. Ve Vinç Mak. Ltd. Şti yazıp keşideci kısmını imzalayarak piyasaya sürdüğü, en son lehtar tarafından bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının çekin arkasına şerh edildiği, şikayet üzerine keşideci gözüken katılan A. A. hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan kamu davası üzerine Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 19.07.2010 tarih, 2009/122 Esas ve 2010/953 karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilerek kesinleştiği, infaz aşamasında katılan A. A.’ın talebi üzerine yargılamanın yenilenmesine karar verilerek yeniden yapılan yargılamada bilirkişi raporu ile çekteki keşideci imzasının katılan A. A.'a ait olmadığının tespit edilmesi nedeniyle İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 11.03.2013 tarih, 2009/122 Esas ve 2010/953 sayılı ek kararı ile kesinleşmiş hükmünün CMK.nun 323/1.maddesi gereğince iptaline ve sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verildiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık ile başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1-Başka suçtan tutuklu olarak aynı yer yargı çevresinde bulunan Silivri 1 no’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda bulunan sanığın duruşmada hazır edilmeden yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Dolandırıcılık suçu bakımından; sanığın suça konu sahte çeki K. Çelik Kons. Ve Vinç Mak. Ltd. Şti yazıp keşideci kısmını imzalayarak piyasaya sürdüğünün ileri sürülmesi karşısında, dolandırıcılık suçundan suçtan zarar gören konumunda bulunan K. Çelik Kons. Ve Vinç Mak. Ltd. Şti’ne müşteki sıfatıyla çağrı kağıdı çıkartılıp, yetkili temsilcisinden şikayet ve katılma talebi ile suça konu çeki kimden ne şekilde aldığı sorulup, varsa alışverişe ilişkin belge ve faturalarda temin edilip önceden doğan borca karşılık verildiğinin tespit edilmesi halinde dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilerek toplanan delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve gerekçeden yoksun şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Resmi Belgede sahtecilik suçu bakımından; Karşılıksız çek keşide etmek suçu ile ilgili açılan kamu davasına ilişkin Beyoğlu 1.Asliye Ceza Mahkemesine ait 19.07.2010 tarih, 2009/122 Esas ve 2010/953 karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada müşteki N. Y.’dan istenip inceleme sonrasında iade edilen unsurları itibariyle incelenen ancak aldatma yeteneği hususunda her hangi bir tespit yapılmayan suça konu çek aslının temin edilip duruşmada incelenmesi, aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının öncelikle mahkemece değerlendirilmesi, duraksama halinde bu yönde uzman bilirkişiden rapor alınması, aldatma yeteneği ile ilgili değerlendirmenin gerekçeli karara yansıtılması gerekirken, sahte çek aslı getirtilip duruşmada incelenmeden ve aldatma yeteneği ile ilgili gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme yapılmadan eksik araştırma ve gerekçeden yoksun şekilde sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçu bakımından; yukarıda belirtilen şeklinde gerçekleşen olayda çekin karşılıksız kalması üzerine katılan A. A. hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan dava açılarak yapılan yargılama neticesinde mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmış ise de; benzer şekilde olaya ilişkin Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/19579 esas ve 2015/7346 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanığın, işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla bu kimliği kullanma şeklinde herhangi bir eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında; başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyeti hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289//1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)