(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, İng Bank A.Ş. Kemerburgaz şubesinden kullandığı krediye teminat olarak ciro edip verdiği, muhatabı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Sultanbeyli şubesi, keşidecisi ……….. Tic. Ltd. Şti, keşide tarihi 30/10/2012 olan 30.000 TL. bedelli çekin süresi içerisinde tahsili için takasa verildiğinde keşideci .......... Tic. Ltd. Şti yetkilisi İ. Y.'ın boş olarak kaybettiği çeklerden birisi olduğu, keşideci imzasının sahte olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Sanık hakkında aynı ilamla resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz üzerine İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine ait 11.04.2017 tarih ve 264 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği göz önüne alınarak, sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf itirazlarına hasren yapılan incelemede;
Dosyaya gelen kayıt ve belgelerden çek hesap sahibi .......... Tic. Ltd. Şti yetkilisinin İ. Y. olduğu, sanığın savunmasında bildirdiği B. T.’ın şirketle ilgisinin olduğuna ilişkin her hangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığı, keza keşideci imzasının şirket yetkilisi İ. Y.’a ait olmadığı belirlenmiş ise de, sanığın aşamalarda istikrarlı bir şekilde suçlamaları kabul etmeyerek, suça çeki B. T.’tan hatır çeki olarak aldığını, kendisinin de hatır çeki verdiğini, İ. Y.’ı tanımadığını, .......... Tic. Ltd. Şti’nin B. T.’a ait olduğunu beyan etmesi, ciro imzası dışındaki keşideci imzası ile ön yüzündeki yazı ve rakamların eli ürünü olmadığının belirlenmesi, İ. Y.’ın işyerlerinin bitişiğinde B. T.’a ait işyerinin bulunduğunu beyan etmesi, sanığın savunması doğrultusunda B. T. hakkında yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/156827 soruşturma sayılı dosyada soruşturmanın devam ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin hiç bir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespiti için B. T. hakkındaki bahsi geçen soruşturma sonucunun beklenmesi, kamu davasının açılması halinde birleştirme yoluna gidilmesi, birleştirmeye hukuki veya fiili engel bulunması veya soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde, soruşturma veya açılan kamu davasına ilişkin dosyanın bir örneğinin getirtilerek dosya içerisine konulması, B. T.’a ait varsa ifadesi ile yazı ve imzaları ile suça konu çekteki yazı ve imzaların karşılaştırılmasına esas raporda göz önüne alınarak delillerin birlikte değerlendirilmesi, B. T.’a ait ifadesi ile yazı ve imza incelemesine ait raporun bulunmaması halinde ise, çekteki yazı ve rakamların dikte ettirip yeterli yazı, rakam ve imza örneği alınarak ve ayrıca gerekli görülmesi halinde samimi imzalarını içerir belge asılları da ilgili yerlerden temin edilip çekteki yazı, rakam ve imzalarla karşılaştırmaya ilişkin uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve savunma hakkının kısıtlanması ile Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun şekilde dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)