(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 283, 289) (YCGK 03.03.1998 T. 1998/6-8 E. 1998/69 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, keşideci müşteki O. A.'a ait imzalı ve boş olarak ceketinin cebinden kaybolan suça konu çeki bir şekilde elde ederek 30.11.2011 keşide tarihli ve 24.000.TL bedelli şekilde doldurulmuş halde birinci ciranta olarak Y. E. ismi ile ciro ederek müşteki Ş.'e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Suça konu çek üzerinde yapılan inceleme, tanzim edilen rapor, banka tarafından verilen cevabi yazılar ile ekinde gönderilen belgelerden, unsurları itibariyle tam, ciranta ismi ve imzasının sahte ve aldatma yeteneğinin bulunduğunun anlaşılması, sanığın savunmasında suça konu çekle ilgisinin bulunmadığını, kendisinin vermediğini beyan etmiş ise de, müşteki Ş.'in çeki sanıktan aldığına yönelik beyanı ile yazı ve miza incelemesine ilişkin tanzim edilen 25.03.2013 tarihli raporda, keşideci imzası dışındaki çekin ön yüzündeki el yazıları ile çekin arkasında yer alan birinci ciranta Y. T. ibareli yazılar ve imzanın sanığın eli ürünü olduğunun bildirilmesi karşısında, suçun sübutu ve nitelemesine yönelik mahkemenin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda verilen İstinafa konu kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf itirazları yerinde görülmeyerek CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanığın dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun mağduru olan müşteki Ş.'in alınan beyanlarında, suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında aldığı hususunda açıklığın olmadığı, bu yönde dosyaya ibraz edilen her hangi bir belgenin de bulunmadığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı da dikkate alınarak, gerçeğin hiç bir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespiti ile dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için müşteki Ş.'den suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında aldığının sorularak açıklığa kavuşturulması, varsa çeki almasına konu hukuki ilişkiye ilişkin belgenin istenerek ibraz edilmesi halinde dosyaya konulması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve dolandırıcılık suçunun kime karşı ne şekilde gerçekleştiği, eylemin ne şekilde teşebbüs aşamasında kaldığı açıklanmadan Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun olarak teşebbüs hükümleri de uygulanmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
CMK'nın 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek bozulan hüküm yönüyle yeniden incelenmesi ve hükmolunması bakımından olmak üzere, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olarak 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)