(5271 S. K. m. 53, 158, 204, 231, 280) (5237 S. K. m. 50, 51, 52, 62, 158, 168) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Katılan D.. Tekstil Sanayi ve Tic. AŞ vekili tarafından, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 14/02/2017 tarih, 2015/6 esas ve 2017/20 sayılı karara yönelik istinaf talebinde bulunması üzerine, yapılan incelemede istinafa konu kararda CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c ve d bentleri kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık hallerinin değerlendirilmesi, varsa giderilmesi bakımından CMK.nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
Gereği görüşüp düşünüldü;
Sanık hakkında Bakırköy C. Başsavcılığı'nın 11/12/2014 tarih ve 2014/42319 esas sayılı iddianamesi ile olay tarihinde Müşteki şirket vekilinin lehdar D.. Tekstil A.Ş'ye keşideci Kontes. Ltd. Şti tarafından Konya Garanti Bankası şubesinden verilme 8043062 seri nolu -8043063 seri nolu çeklerin karşılıksız olduğu ve ödemeden men talimatı verilmesi üzerine karşılıksız çek suçundan şikayette bulunduğu, şüpheli M. U. hakkında Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/520 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, şüphelinin 23/05/2011 tarihli duruşmada imzanın kendisine ait olmadığını, çekleri kaybettiğini savunduğu, yapılan imza incelemesinde imzaların şüphelinin eli mahsulü olmadığının belirlendiği, 2012/278 Karar ile beraat kararı verilerek suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi 2009/520 E-2012/278 Karar sayılı dosya getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. Her iki çekte lehdar olan müşteki asil Başsavcılığımızca dinlenmiş, keşideci şirketin Silivri’deki fabrikalarından suni deri sattıklarını, toplamda 77.561 TL civarında ticaret yaptıklarını, şirketlerine ait çekleri sahte imza ile firmalarına veren şüpheli şirket yetkililerinden şikayetçi olduğunu belirtmiş, 15/04/2014 tarihinde keşideci şirket ile ticaret yaptığını gösterir 6 adet fatura ve sevk irsaliye fotokopilerini dosyaya sunduğu görülmüştür. Böylelikle keşideci şirket yetkilisi olan şüphelinin uhdesinde tutması gereken, kendisi imzalaması gereken çek yapraklarını başkalarına, imza yetkisi olmayanlara imzalatarak satın aldığı mallar karşılığı Silivri'de, müştekinin fabrikasında, müşteki ile yaptığı ticarete karşılık ödeme aracı olarak kullandığı, suça konu çeklerin emanetin 2011/13855 sırasında kayıtlı oldukları, yetkisizlik kararı verilmesine rağmen kararımızın kaldırıldığı, bu konuda mahkemenin takdir yetkisinin olduğu, çeklerin aynı zamanda verilmiş olmaları karşısında eylemin tek suç olarak kabul edildiği, böylelikle şüphelinin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği anlaşılmakla TCK 204/1, 158/1-f-son, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince Delillerin Değerlendirilmesi ve Kabulü;
"D.. Tekstil A.Ş'ye keşideci K.. Ltd. Şti tarafından Konya Garanti Bankası şubesinden verilme 8043062 ve 8043063 seri nolu çeklerin karşılıksız olduğu ve ödemeden men talimatı verilmesi üzerine karşılıksız çek suçundan şikayette bulunduğu, sanık M. U. hakkında Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/520 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, sanığın 23/05/2011 tarihli duruşmada imzanın kendisine ait olmadığını, çekleri kaybettiğini savunduğu, yapılan imza incelemesinde imzaların sanığın eli mahsulü olmadığının belirlendiği, 2012/278 karar ile sanık hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan beraat kararı verilerek suç duyurusunda bulunulduğu,
Her iki çekte lehdar olan katılan M. R. D. Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde keşideci şirketin Silivri'deki fabrikalarına suni deri sattıklarını, toplamda 77.561 TL civarında ticaret yaptıklarını, şirketlerine ait çeklerin sahte imza ile firmalarına veren şüpheli şirket yetkililerinden şikayetçi olduğunu belirtmiş, mahkememizde de Şikayetçiden sorulduğunda: ''Ben yasal haklarımı anladım, ben şirketimiz D.. AŞ adına duruşmalara katılıyorum, çeklerin karşılığı ödenmemiştir, şirketimiz zarar görmüştür, sanıktan şikayetçiyiz kamu davasına katılmak istiyoruz.'' demiştir.
Bakırköy Adli Emanetinin 2011/11855 emanet sırasında gelen kapalı mühürlü zarf içerisinde 2 adet olmak üzere Garanti Bankası Meydanlar Şubesine ait 30/08/2008-Konya keşide tarihli 19.000-TL miktarlı D.. Tekstil AŞ lehine düzenlenmiş, keşidecisi Kontez İnşaat Maden Org. Tarım Eğitim Tur AŞ kaşeli imzalı çek aslı ile Garanti Bankası Meydanlar Şubesine ait 30/07/2008-Konya keşide tarihli, 19.000-TL miktarlı, D.. Tekstil AŞ lehine düzenlenmiş, keşidecisi Kontes İnşaat Ticaret İç ve Dış Ticaret kaşeli imzalı çek asılları, TTK göre çek unsurları incelenmiş,15/04/2014 tarihinde keşideci şirket ile ticaret yaptığını gösterir 6 adet fatura ve sevk irsaliye fotokopilerini dosyaya sunduğu görülmüş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın müştekilerden derileri aldığı, çekleri ödememek üzere sahte olarak tanzim ettiği, daha sonra bankadan ödememe talimatı ile borçtan kurtulmaya çalıştığı, yakalama evrakı ile Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında her ne kadar müştekileri tanımadığını beyan etmiş ise de müştekilerin faturaları, beyanları, çek aslının sanığa ait olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarına itibar edilmemiş mahkumiyetine dair" dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce Yapılan İşlemler:
Sanık ilk derece mahkemesince alınan savunmasında: "Suç tarihinde şirkete ait çekleri imza yetkisi ben de olduğu için ben imzalardım. Ancak kimseye imzalaması konusunda yetki vermedim. İddianamede bahsi geçen müştekileri de tanımıyorum. Ben kimseye çek imzalatıp piyasaya sürmüş değilim. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum beraatime karar verilmesini talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: "Sanık hakkında Bakırköy 7. ACM tarafından nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından dolayı yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, mahkeme dosyası içerisinde bulunan sanığın ifadeleri, katılanların beyanları, çek örnekleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı K.. A.Ş.'ye ait çekleri başka bir kişiye imzalatmak suretiyle sahte olarak tanzim edip, katılan M. R. D.'in yetkilisi olduğu D.. A.Ş.'ye Garanti Bankasına ait 2 adet toplamda 38.000 TL tutarındaki çekleri vererek suni deri ürünleri aldığı, daha sonra dava konusu çeklerin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlediği, bu suçtan verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden CMK 280/2 maddesi gereğince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,
Sanık aleyhine nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı hüküm kurulurken sonuç adli para cezasının hesaplanmasında hataya düşüldüğü tespit edilmiş olmakla, CMK 280/2 maddesi gereğince Bakırköy 7. ACM'nin 2015/6 esas 2017/20 no'lu kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın eylemine uyan TCK 158/1-f-son maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi" kamu adına talep ve mütalaada bulunmuştur.
Dairemizce Yapılan Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 14/02/2017 tarih, 2015/6 esas ve 2017/20 sayılı kararı ile hakkındaki resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine dair verilen karara Katılan D.. Tekstil Sanayi ve Tic. AŞ vekilinin başvurusu üzerine dairemizce duruşma açılmıştır.
Sanığın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı K. İnşaat Maden Org. Tarım Eğitim Tur AŞ'ye ait çekleri başka bir kişiye imzalatmak suretiyle sahte olarak tanzim edip, katılan M. R. D.'in yetkilisi olduğu D.. Tekstil Sanayi ve Tic. AŞ'ye Garanti Bankasına ait 2 adet toplamda 38.000 TL tutarındaki çekleri vererek suni deri ürünleri aldığı, daha sonra dava konusu çeklerin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında her ne kadar katılanı tanımadığını beyan etmiş ise de, katılanın faturaları, beyanları, çek aslının sanığa ait olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek suçların sübutuna yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiş ise de, nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-f-son maddesi nazara alınarak adli para cezası tayininde haksız elde edilen menfaat gözetilerek ceza tayini yerine adli para cezasının 730 günden fazla olamayacağı şeklinde yasal olmayan gerekçe ile eksik ceza tayini yasaya aykırı, katılan vekilinin istinaf itirazları bu yönlerden yerinden yerinde görülmüş; Resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün kaldırılarak, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan sabit görülen eylemine uyan TCK 158/1-f-son maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince cezanın alt sınırdan ceza tayini de nazara alınarak sanığın cezalandırılmasına dair hüküm kurmak gerekmiş aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
A-Sanık M. U. hakkındaki Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla adı geçen katılan vekilinin bu hükme yönelik istinaf itirazları yerinde görülmeyerek CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-1-Sanık M. U. hakkındaki Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/6 Esas 2017/20 Karar sayılı istinafa konu Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçu ile ilgili ilamın KALDIRILMASINA,
2-Sanık M. U.'ın Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamı ile sabit görüldüğünden eylemine uyan sanık lehine olan 6763 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesi TCK 158/1-f-son maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu gözönüne alınarak takdiren asgari hadden 3 yıl hapis ve 3.800 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından TCK'nun 168. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanık üzerindeki olası etkilerinin indirim halinde lehe olacağı yönünde vicdani kanaat oluştuğundan, verilen cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak, 2 YIL 6 AY HAPİS ve 3.166 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa tayin edilen 3.166 gün adli para cezasının günlüğü sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak TCK'nın 52/2 maddesi gereğince takdiren 20 TL takdir edilerek 63.320 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak TCK'nun 52/4 maddesi gereğince takdiren 24 eşit taksitte ve 1'er ay ara ile bu cezanın ödenmesine, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına, (ihtar edilemedi)
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına,
Sanığa verilen ceza miktarı itibariyle yasal imkan bulunmadığından CMK 231 maddesi uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara ve tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına, sanığa verilen cezanın TCK 51. maddesi uyarınca ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
Katılan kendisini istinaf aşamasında vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.090 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana VERİLMESİNE,
İlk derece mahkemesi yargılama gideri ve müsadereye ilişkin hüküm fıkralarının aynen korunmasına,
İstinaf aşamasında yapılan yargılama gideri, 3 davetiye gideri 36,50 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, sanığın ve katılan vekilinin yokluğunda, C. Savcısı huzurunda mütalaaya uygun, ilk derece mahkemesi kararındaki hapis cezası artırılmadığından kesin olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17.01.2018 (¤¤)