(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek borçlusu müşteki M. U. gözüken, 15/04/2008 düzenleme ve 30/11/2008 vade tarihli, 8.500 TL bedelli; 10/04/2008 düzenleme ve 30/10/2008 vade tarihli, 9.000 TL bedelli; 15/04/2008 düzenleme ve 30/11/2008 vade tarihli, 8.000 TL bedelli; üç adet sahte senet düzenleyip ortağı ve yetkisi oldukları lehtarı Sertoğlu Ağaç Orman Ltd Şti adına ciro ederek müşteki Vakıflar Bankasına ait şubeden aldıkları kredi nedeniyle verdikleri, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2009/9847 ve 2009/9848 esas sayılı icra dosyaları ile müşteki M. U. aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibinde bulunulmasına neden oldukları belirtilerek zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Sanık İ. S.’in savunmasında suça konu senetleri işlek (rotatif) kredide kullandıklarını, müştekiden daha önce de aldıkları senetleri de bankaya verdiklerini, ödenen senetlerin olduğunu savunması, müşteki Vakıflar Bankası vekili tarafından ekinde senet asıllarını ibraz ettiği 08/01/2008 tarihli dilekçesinde suça konu senetler dışında üç adet daha bonodan bahsederek müşteki M. U. tarafından düzenlenmiş 20/09/2008 ödeme tarihli, 6.200 TL bedelli; 10/10/2008 ödeme tarihli, 7.300 bedelli; 20/12/2008 ödeme tarihli 8.000.TL bedelli; senetlerle ilgili İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2009/6361 esas sayılı icra takip dosyası ile yaptıkları icra takibine itirazda bulunması nedeniyle senet asıllarının İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/531 esas sayılı dosyasına ibraz edildiğini bildirmesi, banka tarafından verilen 30/01/2017 tarihli cevabi yazısında aynı şekilde suça konu senetlerin kullanılan kredinin teminatı olarak alındığının bildirilmesi, ancak alınan kredi veya kredilere ait belgelerin aslı veya onaylı suretlerinin temin edilmemesi, senetlerin aynı anda verilmesi halinde resmi belgede sahtecilik suçunun tek suç kabul edilerek belge sayısı gözetilerek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, aksi halde aynı borç ilişkisi çerçevesinde hukuki kesinti (Suç tarihleri arasında iddianame düzenlenmesi) bulunmadan farklı tarihte verilmiş olan senetlerle ilgili olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, dolandırıcılık suçu bakımından ise, suça konu senetler haricinde verilen ipotek, gerçek çek ve senet gibi başka teminatların çekilen krediyi karşılaması halinde veya ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, buna karşın dolandırıcılık eyleminin sübutu halinde ise TCK’nın 158/1-f madde kapsamında tamamlanmış dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, keza senetlerin farklı tarihte çekilen krediler nedeniyle verilmesi halinde ise dolandırıcılık suçu bakımından da zincirleme suç hükümlerinin uygulanaması, kısmi veya tamamen ödemenin bulunması halinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerekeceği nazara alınarak, gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-Müşteki banka vekilinin 08/01/2008 tarihli dilekçesinde belirttiği suça konu senetler dışındaki 20/09/2008 ödeme tarihli, 6.200 TL bedelli; 10/10/2008 ödeme tarihli, 7.300 bedelli; 20/12/2008 ödeme tarihli 8.000.TL bedelli senetler ilgili yapılan her hangi bir soruşturma veya açılan kamu davasının bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa soruşturma ve dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, senetlerin aynı bankadan alınan krediler nedeniyle verilmesi halinde soruşturmanın sonucunun beklenmesi, kamu davası açılması halinde birleştirme yoluna gidilmesi, birleştirmeye hukuki veya fiili engel bulunması veya soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde, soruşturma veya açılan kamu davasına ilişkin dosyanın bir örneğinin getirtilerek dosya içerisine konulması,
2-Müşteki bankadan kullandırılan kredi veya kredilere ait tanzim edilen kredi sözleşmeleri ile senetlerin teslim aldığına ilişkin belgeler de dahil tüm evrakların aslı veya onaylı örneklerinin hesap özetiyle birlikte istenip denetime olanak verecek şekilde dosyaya konularak, ne tür krediler kullandığı ve kredi türüne göre teminatların ne şekilde alınması gerektiği, suça konu senetler ile müşteki banka vekilinin dilekçesinde belirttiği diğer 20/09/2008 ödeme tarihli, 6.200 TL bedelli; 10/10/2008 ödeme tarihli, 7.300 bedelli; 20/12/2008 ödeme tarihli 8.000.TL bedelli olan senetlerin hangi kredi borcuna teminat oluşturduğu, bankaya kim tarafından hangi tarihte ne şekilde teslim edildiği, kredi sözleşmesinin tanzim edildiği tarihte kredinin tamamının kullanılıp kullanılmadığı, tamamı kullanılmış ise senedin bu esnada bankaya verilip verilmediği, kredi aralıklarla kullanılmış ise sahte senet verilerek mi kredi çekildiği, yoksa kredi çekildikten sonra mı sahte senedin verildiği, sanığın savunmasında belirttiği gibi işlek (rotatif) kredi kullanmış ise, belirlenen limit çerçevesinde, her zaman kredi kullandırılmasının mümkün olması da dikkate alınarak, teminatların tümünün sözleşmenin yapıldığı anda alınıp alınmadığı, alınmamışsa neden başlangıçta alınmayarak sonradan istenildiği, limit artırımı sırasında sahte senet verilip verilmediği, hesap özetlerine göre, suça konu senetlerin verilmesinden sonra belirlenen limit dışında para akışı olup olmadığı ve başlangıçta gösterilen teminatların çekilen parayı karşılayıp karşılamadığı, sanığın savunmasında belirttiği gibi banka tarafından cebri icra dışında bedeli tahsil edilen senet bulunup bulunmadığı, sahte senetler verilerek alınan kredi veya krediler nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından munzam zarar niteliğindeki faiz ödemesinin şart olmadığı da dikkate alınarak yapılmış ise ödemenin kredi ana parasını karşılayıp karşıladığının belirlenmesi, gerekirse bu hususlarla ilgili dosyanın alanında uzman bir bankacı, hukukçu bilirkişi ile mali müşavirden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor alınması, dolandırıcılık suçunun sübut bulduğunun kabul edilmesi ve kısmi ödeme olduğunun belirlenmesi halinde ise, katılandan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının da sorularak tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve savunma hakkının kısıtlanması ile Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanık H. S. müdafii ile sanık İlyas Sert’in istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 283. maddesi de gözetilerek dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)