(5271 S. K. m. 231, 280) (5237 S. K. m. 35, 52, 53, 58, 62, 63, 158, 168, 204, 244) (765 S. K. m. 525)
Yukarıda açık kimlikleri yazılı sanık Z. S. müdafi, Sanık V. K. müdafi ve katılan SGK müdafi tarafından, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında Değişen suç vasfı nedeniyle Kamu Kurum ve Kuruluşları Aracı Kılınarak Dolandırıcılık, Bilişim Sisteminde Kişisel Verileri Değiştirme suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin verilen karara yönelik istinaf talebinde bulunması üzerine, yapılan incelemede istinafa konu kararda CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık hallerinin değerlendirilmesi, varsa giderilmesi bakımından 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
İstanbul C. Başsavcılığının 09/05/2016 tarih ve 20830 esas esas sayılı iddianamesi ile; sanıkların birlikte hareket ederek Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla ayrı ayrı 37/1 maddesi yollaması ile 158/1-e, 204/1, 53/1, 58 ve 63/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemleri sabit kabul edilerek dolandırıcılık eylemlerinin değişen suç vasfı nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının aracı kılınarak dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek TCK’nın 158/1-d, 62, 52, 53 ve 63. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 750 TL adli para cezası ile; belgede sahtecilik eylemlerinin değişen suç vasfı nedeniyle kişisel verileri değiştirme suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek TCK’nın 244/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile; hükümlülüklerine karar verilmiştir.
İstinaf Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında; " İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kişisel verileri rıza dışında değiştirmek suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verildiği, kararın Z. S. ve katılan kurum tarafından istinaf edildiği, mahkeme dosyası içerisinde bulunan katılan beyanları, sanıkların ifadeleri ve tüm diğer bilgileri birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 2015 yılından itibaren kemik iliği kanseri tedavisi gören M. N.' kimlik bilgileri ve hastalığına ilişkin bilgileri bir şekilde ele geçirerek Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Dr. H. K. yanıltmak suretiyle 8 kutu Velcade isimli ilacı yazdırdıkları, bu ilaçları almak için katılan İ. K.'in işlettiği eczaneye giderek reçeteyi vermek suretiyle kendisinden 4 kutu ilacı aldıkları ancak sanıkların katılana itirazda bulunarak 8 kutu ilacın verilmesini ısrarla istedikleri, bu sırada sosyal güvenlik kurumu müfettişinin katılanı uyararak kendisine verilen reçetenin sahte olduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın durumu emniyet görevlilerine bildirdiği, sanıkların kalan 4 kutu ilacı almak için katılanın eczanesine geldikleri sırada suç üstü yakalandıkları, bu şekilde sanıkların eylemlerinin kişisel verileri izinsiz kullanmak ve kamu kurumunu dolandırmaya teşebbüs etmek kapsamında kaldığı anlaşılmakla CMK 280/2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/225 esas 2017/2 karar nolu ilamının kaldırılmasına,
Sanıkların ve müdafilerinin duruşmaya mazeretsiz katılmadıkları ve üzerine atılı kişisel verileri kullanma suçunu işledikleri anlaşılmakla bu husustaki istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,
Katılan vekilinin istinaf başvurusu göz önüne alınarak sanıkların SGK'yı dolandırmaya teşebbüs ettikleri anlaşılmakla eylemlerine uyan TCK 158/1-e-son, 35 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaada bulunmuştur.
Duruşmaya katılmayan Sanık V. K. yerel mahkemedeki savunmasında : " Aleyhinde beyanda bulunan diğer sanık Z. S.'in bu olaylardan 6 ay kadar önce oturduğu Yavuztürk mahallesinde bulunan Dernek Lokalinde tanıdığını fakat kendisi ile ilgili beyanlarının doğru olmadığını, bu kişinin kendisini niye suçladığını bilmediğini söz konusu suçları işlemediğini" beyan etmiştir.
Duruşmaya katılmayan Sanık Z. S. yerel mahkemedeki savunmasında : " 2015 yılı Nisan ayında ikamet ettiği Yavuztürk mahallesinde bulunan Kastamonululara ait dernekte diğer sanık V. ile tanıştığını, V.'ın kendisine bir ay kadar sonra tanıdığı bir kişiye ilaç almak için reçete yazdırmasını istemesi üzerine bir doktora gidip istenilen reçeteyi yazdırdığını ve V.'a verdiğini sonrasında yine V.'ın isteği üzerine aynı doktora gidip verilen bilgilerle ilaç yazdırdığını, sonrasında bu ilaçları almak için K. Eczanesine gittiklerini, 8 kutu ilaç alıp V.'a verdiğini, V.'ın bu ilaçları sattığını öğrendiğini sonrasında, V.'ın ilaç küpürlerinde sorun olduğunu düzeltilmesi gerektiğini söylemesi üzerine tekrar K. Eczanesine gittiğini, bu sırada Polislerin kendisini yakaladığını sadece V.'a yardımcı olmak istediğini" beyan etmiştir.
Duruşmaya katılmayan Sanık Z. Müdafii: Sanığın iyi niyetli olduğunu, diğer sanık V.'ın müvekkilinin saflığı ve iyi niyetinden faydalanarak bu şekilde davranmasına yol açtığını, herhangi bir yarar elde etmediğini bu nedenle atılı suçlardan beraatine karar verilmesini" talep etmiştir.
Duruşmaya katılmayan katılan M. N. yerel mahkemedeki beyanında;"2015 yılından itibaren ve halen kemik iliği kanseri tedavisi görüyorum, Başkent hastanesinde olan doktor F. A. hastalığımı takip ediyor, ilaçlarımı o yazıyor, doktor F. A. dışında başka bir doktora ilaç yazımı için başvurmadım, isimleri söylenen sanıklarıda tanımam benim ismim kullanılarak söz konusu ilaçlar alınmış, daha sonra haberim oldu, sanıklardan şikayetçiyim davayada katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan SGK vekili : "Önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz. İstinaf dilekçemizi de tekrar ediyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir. Sanıkların cezalandırılmasına karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince Delillerin Değerlendirilmesi ve Kabulü;
09/05/2016 tarihli iddianame ile mahkememize açılan söz konusu kamu davasında suça konu olay:
2015 Yılından itibaren ve halen Kemik İliği Kanseri tedavisi gören 1945 doğumlu Müdahil M. N.'un kimlik bilgileri ve hastalığına ilişkin bilgiler belirlenemeyen bir şekilde sanıklar tarafından temin edilip sanıklardan Z. S. tarafından bu bilgilere göre bu olay nedeniyle mahkememizin 2016/401 esasında kayıtlı dosyada hakkında 24/11/2016 tarihli iddianame ile TCK nun 204/2 maddesi uyarınca yargılanması için dava açılan Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Doktor H. K.'ye müdahil M. N.'un yakını olduğu söyleyerek kanser tedavisinde kullanılan bir tanesinin etiket fiyatı 2524 TL olan 8 kutu Velcade isimli ilacın yazılı olduğu 08/06/2015 tarihli E reçete düzenlenmesini sağladığı,
Söz konusu reçete ile önce Nebizade sokak 23/2 Hasanpaşa Kadıköy adresinde bulunan Eczacı Ö. H. tarafından istenilen T. Eczanesine giderek bu ilaçları almak istediklerini buradan alamayınca aynı gün Güzeltepe mahallesi Namazgah Caddesi 51/A Üsküdar adresinde bulunan K. Eczanesini işleten Müşteki Eczacı İ. K.'in eczanesine giderek o an var olan toplam 6.039.32 TL bedelli 4 kutu ilacı sanık Z. S.'in aldığı ve Sanık V.'a verdiği sonrasında Eczacı İ. K.'in söz konusu ilaçların karekodlarını ve küpürlerini keserek vermesi üzerine aynı zamanda kalan dört kutu ilacı da alabilmek için tekrar 09/06/2015 günü İ. K.'e ait K. Eczanesine gittikleri, sanık V.'ın içeri girmediği fakat Müşteki eczacı İ. K.'in bir gün önce dört kutu ilaçla ilgili şüphelenmesi üzerine yaptığı araştırmada sahte E reçete düzenlendiğini öğrenmesi üzerine Polise haber vermesi nedeniyle Sanık Z. S.'in Polisler tarafından burada yakalandığı, olay yakalama tutanağı, Eczacı İ. K. ve Ö. H.'ın hazırlık aşamasındaki anlatımları, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile sabittir.
a)Dolandırıcılık suçu yönünden: Sanıklardan V. söz konusu suçlar ile ilgisi olmadığını ileri sürmüş ise de, sanık Z. S.'in aşamalarda değişmeyen sanık V.la ilgili anlatımları ve yine Z. S.'in C. Savcılığındaki ve Sulh Ceza Hakimliğindeki ilaç yazdırma ve alma nedeniyle V.'dan peyderpey toplam 600 TL para aldım şeklindeki anlatımları ve yine Müdahil Eczacı İ. K.'in Polisteki sanık Z. telefonla görüştü sonrasında sekiz kutu ilacın verilmesi konusunda beni telefonla birisiyle görüştürdü şeklindeki anlatımı ve yine sanık Z.'in kullandığı kendi adına kayıtlı ………. nolu telefon ile sanıklardan V.'ın kullandığı birisi yabancı uyruklu adına kayıtlı ……. ve …….. nolu telefonlar ile 08/06/2015 - 09/06/2015 tarihlerindeki birden fazla görüşmelerin olduğuna ilişkin iletişim tespit kayıtları , sanıklardan Z. S.'in sanık V.'a iftira atmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması karşısında sanıkların birlikte hareket ederek kanser tedavisi gören müdahil M. N. adına Doktor H. K.'yi ikna ederek 8 kutu ilaç verilmesine ilişkin 08/06/2015 tarihli E reçeteyi düzenlettikleri ve bu reçete ile müşteki İ. K.'e ait K. Eczanesinden toplam 6.039 TL değerindeki 4 kutu kanser tedavisinde kullanılan Velcade isimli ilacı aldıkları sabit kabul edilerek sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilmiş,
Her ne kadar söz konusu Dolandırıcılık eylemi davaya dayanak 09/05/2016 tarihli iddianamede TCK nun 158/1-e maddesinde yaptırıma bağlanan Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilmiş ise de, söz konusu gerçeğe aykırı E reçete ile alınan ilaçların eczacı tarafından müdahil SGK na fatura edilmemiş olması Eczacı İ. K.'in reçetede yazılı 8 kutu ilaçtan o an var olan 4 kutu ilacı verdikten sonra şüphelenip araştırma yapması ve reçetenin gerçeğe aykırı düzenlendiğini öğrenmesi üzerine sanıkların yakalanmasını temin için kalan 4 kutuyu da vereceğini söyleyip sanık Z.'in gelmesini sağlaması ve sanığın burada yakalanmasında zarar gören'in SGK olmayıp eczacı müşteki İ. K. olduğu Dolandırıcılık suçunun kişiye karşı işlendiği kabul edilmiş, sanıkların Kamu Kurumu olan Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Doktor H. K.'ye düzenlettikleri E reçete ile söz konusu ilaçları almış olmaları nedeniyle müşteki eczacı İ. K.'e karşı TCK nun 158/1-d maddesinde yaptırıma bağlanan kamu kurumu araç kılınarak dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre mahkumiyetlerine karar verilmiş,
Müşteki Eczacı İ. K.'in verdiği toplam 6.039 TL değerindeki 4 kutu ilaç sanık Z. S.den alınarak müştekiye iade edilmiş ise de, bu iadenin TCK nun 168 maddesinde belirtilen rızai iade olmaması nedeniyle sanıklar lehine TCK nun 168 maddesi uygulanmamıştır.
b)Resmi Belgede Sahtecilik suçu Yönünden: Sanıkların düzenlettikleri 08/06/2015 tarihli E reçete nedeniyle Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işledikleri kabul edilerek TCK nun 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istenmiş ise de, 5237 Sayılı TCK da 765 Sayılı TCK nun 525/c maddesinde yer alan " Hukuk alanında delil olarak kullanılmak maksadıyla sahte bir belgeyi oluşturmak için bilgileri otomotik olarak işleme tabi olan bir sisteme verileri ve diğer unsurları yerleştiren veya var olan verileri diğer unsurları tahrif eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar, tahrif edilmiş olanları bilerek kullananlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle sanıkların Doktor H. K.n'e müdahil M. N.'un yakını olduğunu söyleyerek ikna etmek ve hataya düşürmek suretiyle 08/06/2015 tarihli sekiz kutu kanser tedavisinde kullanılan Velcade isimli ilacın verilmesine ilişkin E reçeteyi düzenletmeleri Yargıtay 23.CD Başkanlığı'nın 08/06/2016 tarihli 2016/1076-7401 esas ve karar sayılı içtihatında da belirtildiği üzere (YKD Aralık 2016 Sayı 12 Syf 3114-3115) TCK nun 244/2 maddesinde yaptırıma bağlanan suçu oluşturduğu kabul edilerek buna göre sanıkların mahkumiyetlerine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir." şeklindedir.
Dairemizce Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 2015 yılından itibaren kemik iliği kanseri tedavisi gören 1945 doğumlu katılan M. N.'un kimlik bilgileri ve hastalığına ilişkin bilgiler belirlenemeyen bir şekilde temin edip ilaçları satarak menfaat temin etmek amacıyla sanıklardan Z. S.’in Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderek hakkında ayrı soruşturma yapılarak aynı mahkemenin 2016/401 esas sayılı dava dosyası ile TCK nın 204/2 maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılan ve istinaf incelemesi esnasında UYAP üzerinden alınarak dosyaya konulan karardan 24/01/2017 tarih ve 2017/23 karar sayılı karar ile beraatine karar verilen görevli Doktor H. K.'ye katılan M. N.'un yakını olduğunu söyleyerek kanser tedavisinde kullanılan bir tanesinin etiket fiyatı 2524 TL olan 8 kutu Velcade isimli ilacın yazılı olduğu 08/06/2015 tarihli e-reçete düzenleterek Eczacı olan katılan İ. K.’in işlettiği Eczaneye giderek ilaç takip sisteminden 4 adedi için izin verilmesi nedeniyle toplam 6.500 TL tutan 4 kutu ilacı aldığı, müşteki Eczası İ.’nin ilaçları verirken sistemin çalışmaması nedeniyle faturalama işlemini yapamadığı, bilahare faturalama işlemini yapmak üzere ilaç kutularının karekodlarını ve küpürlerini keserek ilaçları verdiği, bu şekilde ilaçları alan sanık Z.’in diğer sanık V. ile buluşarak ilaçları satmaya çalıştıkları ancak satamadıkları, bu arada SGK müfettişinin Eczacı olan müşteki İ.’yi arayarak reçetenin sahte olduğunu, bir şebeke tarafından ilaçların usulsüz yazdırıldığını bildirmesi üzerine reçeteyi sistemden sildiği, polislerin gelmesi üzerine ise yakalanmasını sağlamak amacıyla sanığın ilaçları alırken bıraktığı telefonla arayarak verdiği 4 kutu ilacı teslim etmesini istediği, karşı tarafta konuşan sanığın ise reçeteyi 8 kutu ilaç alacak şekilde düzelttirdiğini söylemesi üzerine depoya sipariş verdiğini, kalan 4 kutu ilacı gelip almasını söylediği, akabinde gelen sanık Z.’in üzerinde karekodları kesilmiş ve küpürleri alınmış haldeki 4 kutu ilaçla birlikte güvenlik güçlerince yakalandığı, bu suretle sanıkların kamu kurum ve kuruşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda; sanık Z. S.'in aşamalarda olayın oluşu ile örtüşen samimi ikrarı, müşteki ve katılanların beyanı, sanık Z.'in yakalanmasına ilişkin tanzim edilen tutanaklar, sanık Z. S.'in diğer sanık V. K. ile ilgili beyanlarını doğrular nitelikteki dosyaya getirtilen telefon görüşme kayıtları ile tüm dosya kapsamından suçların sübutu ile yerel mahkeme kararındaki gerekçede belirtilen Yargıtay 23.Ceza Dairesinin 08/06/2016 tarih, 2016/1076 esas ve 2016/7401 karar sayılı ilamı göz önüne alındığında resmi belgede sahtecilik eyleminin değişen suç vasfı nedeniyle TCK' nın 244/2 maddesinde düzenlenen kişisel verileri değiştirme suçu kapsamında kaldığına yönelik yerel mahkemenin nitelemesine yönelik bir isabetsizlik görülmemiş ise de, sanıkların sabit olan dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak, benzer olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2014/6505 esas ve 2016/9584 kararı sayılı ilamında belirtildiği üzere sanıkların kastının, eczacı olan müşteki İ. K.'i zarara uğratmak olmadığı, dolandırılmak ve zarara uğratılmak istenilenin, katılan Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu, fakat ilaçları alan sanık Z. S.'in yakalanması üzerine eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu haliyle sanıkların dolandırıcılık eylemlerinin TCK'nın 158/1-e maddesi kapsamında katılan Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu halde suç vasfında hatalı değerlendirme yapılarak TCK'nın 158/1-d maddesi kapsamında tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, keza alınan ilaçların sisteme giriş ve faturalama işleminin yapılamaması, katılan kurum tarafından yapılan bir ödemenin olmaması, yakalama üzerine alınan 4 kutu ilacın ele geçirilip müşteki eczacıya iade edilmesi nedeniyle kurum ve kişi zararın bulunmaması ile sanıkların sabıkasız oluşları göz önüne alındığında, "yargılama süreci ve dosya kapsamına göre takdiren" denilerek, dosya kapsamı ile örtüşmeyen ve aynı zamanda yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklara TCK’nın 244/2 maddesi gereğince kişisel verileri değiştirme suçundan verilen cezanın ertelenmesine, paraya çevrilmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ile katılan Sosyal Güvenlik Kurumunun kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, istinaf itirazları yerinde görülmekle, CMK'nın 280/2 maddesi gereğince istinafa konu İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/225 esas ve 2017/2 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, sanıkların sabit görülen teşebbüs aşamasında kalan Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık suçu ile değişen suç vasfı nedeniyle kişisel verileri değiştirme suçundan eylemlerine uyan ve lehlerine olduğu anlaşılan suç tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı yasa ile değişiklikten önceki TCK'nın 158/1-e-son, 35/2, 244/2 ve 53. maddeleri uyarınca cezaların bireyselleştirilmesi ilkelerine uygun olarak alt hadden ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmaması göz önüne alınarak ayrı ayrı cezalandırılmalarına, teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık suçu bakımından meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak cezalarından TCK'nın 35/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında; dosyaya yansıyan kişilikleri lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezalarından TCK 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında; indirim yapılmasına, yasal koşulları oluştuğu da gözetilerek CMK 231/5 maddesi uyarınca her iki suçtan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-) CMK'nın 280/2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/225 esas ve 2017/2 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
2-) Sanıklar V. K. ve Z. S.’in sabit olan katılan SGK'ya yönelik Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık suçundan eylemlerine uyan ve lehlerine olduğu anlaşılan suç tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı yasa ile değişiklikten önceki TCK 158/1-e-son maddesi uyarınca ayrı ayrı; 3 YIL HAPİS ve haksız menfaat miktarı göz önüne alınarak 650 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle verilen cezadan TCK 35/2 maddesi uyarınca meydana gelen zarara bağlı tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 1 YIL 6 AY HAPİS ve 325 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanıkların dosyaya yansıyan kişilikleri lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezanın TCK 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 1 YIL 3 AY HAPİS ve 270 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanıklara verilen cezadan başkaca arttırım ya da indirim yapılmasına kanunen ve takdiren YER OLMADIĞINA,
Sanıklara verilen gün para cezasının TCK 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek sanıkların sonuç olarak ayrı ayrı 1 YIL 3 AY HAPİS ve 5.400 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıklara verilen para cezasının TCK'nun 52/4 maddesi gereğince takdiren 1'er ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin İHTARINA, (ihtar yapılamadı)
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının UYGULANMASINA,
Yasal koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle CMK 231/5 maddesi gereğince sanıklar hakkında verilen MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8 maddesine göre sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmalarına, takdiren sanıklar hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
CMK 231/10 maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemedikleri ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandıkları takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceği sanıklara İHTARINA, (İhtarat yapılamadı)
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranmaları halinde, mahkeme hükmünün açıklanacağının sanıklara İHTARINA, (İhtarat yapılamadı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, mahsus bir sisteme kaydedilmesine bu kayıtların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabileceğinin AÇIKLANMASINA,
3-Sanıklar V. K. ve Z. S.’in sabit olan Kişisel Verileri Değiştirme Niteliğindeki suçlarından dolayı eylemlerine uyan TCK'nun 244/2 maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların dosyaya yansıyan kişilikleri lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezanın TCK 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 6 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanıklara verilen cezadan başkaca arttırım ya da indirim yapılmasına kanunen ve takdiren YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının UYGULANMASINA,
Yasal koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle CMK 231/5 maddesi gereğince sanıklar hakkında verilen MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8 maddesine göre sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmalarına, takdiren sanıklar hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
CMK 231/10 maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemedikleri ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandıkları takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceği sanıklara İHTARINA, (İhtarat yapılamadı)
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı dsavranmaları halinde, mahkeme hükmünün açıklanacağının sanıklara İHTARINA, (İhtarat yapılamadı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, mahsus bir sisteme kaydedilmesine bu kayıtların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabileceğinin AÇIKLANMASINA,
4-İstanbul Anadolu Adli Emanetinin 2016/19050 sırasında kayıtlı sanık Z. S.’den alınan 2 adet cep telefonu, Sim kartlar ve hafıza kartlarının karar kesinleştiğinde bu sanığa iadesine, Emanetin aynı sırasında kayıtlı Kingston marka 64 GB Yazlı Flash bellek’in delil olarak dosyada SAKLANMASINA,
5-TCK nun 63.Maddesi uyarınca sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerin ayrı ayrı cezalarından mahsubuna
6-Yargılama gideri, 19 davetiye, 204 TL ile flash bellek ücreti 231,78 TL olmak üzere toplam 435,78 TL'nin sanıklardan eşit olarak tahsili ile Hazineye İRAD KAYDINA,
7-Katılan kurum kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiğinden yerel mahkemedeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 3.960 TL vekalet ücreti ile ilaveten istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 990 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile katılan kuruma VERİLMESİNE,
Dair, katılan SGK vekilinin yüzüne karşı, sanıklar ve müdafileri ile diğer katılanın yokluğunda, C.Savcısı huzurunda mütalaaya uygun, kararın tefhiminden/tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere en yakın ceza mahkemesine, hakime onaylatılarak verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak ve hakime onaylatılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere, iddia makamının mütalaasına uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2017 (¤¤)