(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların, katılan bankanın Kavacık şubesinden aldıkları krediye karşılık teminat olarak sanık E. T.'ün yetkilisi olduğu A. Yapı şirket kaşesini vurup ciro ettiği keşidecisi Aras Hidrolik San. Tic. Ltd. Şti, muhatabı Halk Bankası Bayrampaşa Şubesi gözüken 51.000 TL bedelli, 01.02.2014 keşide tarihli tamamen sahte olan çeki verdikleri, aynı şekilde verilen başka bir sahte çekten dolayı 2016/7581 soruşturma numarasında sanık E. T. hakkında sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık eyleminden kamu davası açıldığı, banka görevlisi tanık D. Ş.'in, sanık E. T.'ün yetkilisi olduğu A. Yapı Ltd. Şti.'nin kredi işine kendisinin baktığını, sanıkların kredi işi için birlikte yanına geldiklerini, sanık A. D.'un şirketin esas sahibi olduğunu söylediğini beyan ettiği belirtilerek sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Katılan banka tarafından verilen cevabi yazıda, suça konu çekin 21.06.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, sanık E. T. tarafından şirket adına ciro ederek 4000364122 no'lu Rotatif(BCH) kredisinin teminatına esas olarak verildiğinin bildirildiği, bahsi geçen Genel Kredi Sözleşmesi ile sonradan kullandırılan kredilere ilişkin bir kısım evrakların dosyaya getirildiği, ancak suça konu çekten dolayı alınan krediye ilişkin evraklar ile çekin bankaya teslimine ilişkin belgelerin dosyada mevcut olmadığından önceden alınan krediye karşılık mı yoksa kullandırılan kredi nedeniyle mi verildiğinin anlaşılamadığı, keza aynı genel kredi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle alınan bir kısım diğer çeklerden dolayı dosyada mevcut İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2016/7581 soruşturma dosyasında 22/01/2016 tarih ve 4147 esas sayılı iddianame ile sanık E. T. hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, Beykoz C. Başsavcılığının 2013/10217 sayılı soruşturma dosyasında ise 06.01.2016 tarih ve 57 esas sayılı iddianame ile yine sanık E. T. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan iddianameler tanzim edilerek kamu davalarının açıldığının anlaşıldığı halde açılan kamu davalarının akibetlerinin araştırılmadığı, sanık A. D. her ne kadar suça konu çekle ilgisinin olmadığını savunmuş ise de, sanık E. T.'ün savunmasında, A.. Yapı şirketini 2012 yılı sonlarına doğru satın aldığını, 2013 yılı Nisan ayında da iş ortamında tanıştığı diğer sanık A.'ın müşteri getirip karşılığında komisyon aldığını, bir süre sonra müşterilerin nakit para vermekten kaçındıklarını söyleyerek müşteriler adına aldığı mallara karşılık kendisine 2013 yılı Temmuz ayından itibaren aralarında suça konu çekin de olduğu 10'a yakın çek getirdiğini, bu çekleri de Vakıfbank Kavacık Şubesinden kredi kullanırken kredinin teminatı olarak verdiğini bunlardan bir veya ikisinin sahte çıktığını, A.'a ayrıca bankalardan aldığı çek karnelerini doldurarak verdiğini, daha sonra bu çekleri piyasaya sürdüğünü öğrendiğini, ayrıca A.'ın bankadan aldığı kredilerden kendi adına talimat vermiş gibi sahte belgeler ile 200.000 TL sini çektiğini bu yüzden şikayet ettiğini beyan etmesi, banka görevlisi tanık D. Ş. ise, hatırladığı kadarıyla 2013 yılında sanık E.'ın yalnız gelip kredi talebinde bulunduğunu, gerekli belgeleri verdiğini, toplam 400.000 TL civarında kredi kullandırılmasının söz konusu olduğunu, istenilen kredinin A. şirketine verildiğini, fakat sanık E.'ın imzasını içeren ödeme talimatı nedeniyle diğer sanık A. D.’a kredilerin bir kısmının nakit olarak verildiğini, sanıkların birlikte bankaya geldiklerinde sanık A.'ın şirketin aslında kendisine ait olduğunu diğer sanık E.’ın akrabası olduğunu bu nedenle şirketin ona ait gözüktüğünü söylediğini, bunu duyan sanık E.'ın olumlu veya olumsuz bir tepki vermediğini bankada görevli diğer kişilerden duyduğunu, hatırladığı kadarıyla 400.000 TL kredi için 17 ayrı çek alındığını, fakat çeklerin hiç birinin ödenmediğini bildiğini, bu olayın kendi teftiş kurullarına da bildirildiğini, düzenlenen raporla suç duyurusunda bulunulduğunu bildiğini, çeklerin bir kısmını sanık E.'ın bir kısmını ise diğer sanık A.'ın getirdiğini, fakat hangi çekin hangi sanık tarafından verildiğini hatırlamadığını, sanık A.'nın üçüncü şahıs durumunda olduğu için onun getirdiği çekleri teslim tesellüm belgesi ile aldığını beyan etmesi, suça konu belgenin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından belgenin nesnel olarak çok sayıda kişiyi aldatacak nitelikte olması ve yapılan sahteciliğin ilk bakışta basit bir kontrol sonucu farkedilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, belge konusunda uzman olanların detaylı incelemesi sonucunda belirlenen ayrıntılara ilişkin farklılıkların aldatma yeteneğinin bulunmadığı anlamında değerlendirilemeyeceği, suça konu çek ile diğer soruşturmaya konu çeklerin aynı anda verilmesi halinde resmi belgede sahtecilik suçunun tek suç kabul edilerek belge sayısı gözetilerek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, aksi halde aynı borç ilişkisi çerçevesinde hukuki kesinti (Suç tarihleri arasında iddianame düzenlenmesi) bulunmadan farklı tarihte verilmiş olan çeklerle ilgili olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, dolandırıcılık suçu bakımından ise, suça konu senetler haricinde verilen ipotek, gerçek çek ve senet gibi başka teminatların çekilen krediyi karşılaması veya ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, keza çeklerin farklı tarihte çekilen krediler nedeniyle verilmesi halinde ise dolandırıcılık suçu bakımından da zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, kısmi veya tamamen ödemenin bulunması halinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerekeceği, mahkemece suça konu çekle ilgili yapılan incelemede ilk bakışta normal çek görünümünde olduğunun da belirlendiği nazara alınarak gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-Suça konu çek dışındaki diğer çeklerle ilgili yukarıda bahsi geçen iddianamelere konu diğer çekler dışında aynı kredi ilişkisi içeresinde verilen başkaca çeklerle ilgili yapılan her hangi bir soruşturma veya açılan kamu davasının bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa soruşturma ile açılan kamu davasına ilişkin dosyaların getirtilerek incelenmesi, çeklerin aynı bankadan alınan krediler nedeniyle verilmesi halinde yapılmakta olan soruşturma sonucunun beklenmesi, kamu davası açılması halinde, yukarıda bahsi geçen diğer çeklerle ilgili İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2016/7581 soruşturma dosyasında 22/01/2016 tarih ve 4147 esas sayılı iddianame ile sanık E. T. hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, Beykoz C. Başsavcılığının 2013/10217 sayılı soruşturma dosyasında ise 06.01.2016 tarih ve 57 esas sayılı iddianame ile yine sanık E. T. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarına ilişkin dosyaların da dahil olacak şekilde tüm dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, birleştirmeye hukuki veya fiili engel bulunması veya soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde, soruşturma veya açılan kamu davalarına ilişkin dosyaların bir örneğinin getirtilerek dosya içerisine konulması;
2-Katılan bankadan kullandırılan kredilerle ilgili, teminat alınan çek ve senetlerin teslim alındığına ilişkin olanlar dahil olmak üzere tanzim edilen tüm belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin hesap özetiyle birlikte istenip denetime olanak verecek şekilde dosyaya konularak, ne tür krediler kullanıldığı ve kredi türüne göre teminatların ne şekilde alınması gerektiği, suça konu çek ile diğer çeklerin hangi kredi borcuna teminat oluşturduğu, bankaya kim tarafından hangi tarihte ne şekilde teslim edildiği, kredi sözleşmesinin tanzim edildiği tarihte kredinin tamamının kullanılıp kullanılmadığı, tamamı kullanılmış ise çeklerin bu esnada bankaya verilip verilmediği, kredi aralıklarla kullanılmış ise sahte çekler verilerek mi kredi çekildiği, yoksa kredi çekildikten sonra mı sahte çeklerin verildiği, banka tarafından verilen cevabi yazıda belirttiği gibi işlek (rotatif) kredi kullanılmış ise, belirlenen limit çerçevesinde, her zaman kredi kullandırılmasının mümkün olması da dikkate alınarak, teminatların tümünün sözleşmenin yapıldığı anda alınıp alınmadığı, alınmamışsa neden başlangıçta alınmayarak sonradan istenildiği, limit artırımı sırasında sahte çek verilip verilmediği, hesap özetlerine göre, suça konu çek ile diğer çeklerin verilmesinden sonra belirlenen limit dışında para akışı olup olmadığı ve sahte çekler dışındaki başlangıçta gösterilen teminatların çekilen parayı karşılayıp karşılamadığı, banka tarafından cebri icra dışında bedeli tahsil edilen çek veya başka teminatların bulunup bulunmadığı, sahte çek veya çekler verilerek alınan kredi veya krediler nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından munzam zarar niteliğindeki faiz ödemesinin şart olmadığı da dikkate alınarak yapılmış ise ödemenin kredi ana parasını karşılayıp karşıladığının belirlenmesi, gerekirse bu hususlarla ilgili dosyanın alanında uzman bir bankacı, hukukçu bilirkişi ile mali müşavirden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor alınması, dolandırıcılık suçunun sübut bulduğunun kabul edilmesi ve kısmi ödeme olduğunun belirlenmesi halinde ise, katılandan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının da sorularak; sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)