(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan’a ait TTNET Türk Telekom bayii olarak işletilen işyerinde mağaza müdürü olarak çalışan sanığın, 01/06/2013-07/06/2014 tarihleri arasında müşterilerden tahsil edilen fatura bedellerinden bir kısmını ilgili hesaba aktarmayarak uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Savunma ve beyanlardan iş yeri sahibinin hesaplarının hacizli olması nedeniyle tahsil edilen paraların önce sanık ile işyeri çalışanları adına açılan hesaplara yatırılıp daha sonra Türk Telekom hesabına aktarıldığının anlaşılması, dosyaya ibraz edilen belgeler ile sanığa ait banka hesapları üzerinde inceleme sonucu tanzim edilen 31.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda, belirtilen dönem içerisinde sanığın banka hesaplarına yatan paranın 370.150 TL, bu paradan çıkışı yapılarak N. Bilgisayar Teknolojileri Telek. San. Tic. Ltd. Şti ve katılan S. Y. hesabına gönderilen paranın 341.210 TL, aradaki farkın ise 28.940 TL olduğu, sanığın aradaki 28.940 TL’yi uhdesinde tuttuğu, ancak sanığa gönderilen paranın kaynağının katılana ait işyeri ile illiyet bağının kurulamadığının bildirilmesi, işyeri kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmaması, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, hesabına geçip Türk Telekom hesabına aktarmadığı paranın bulunmadığını, hesabı üzerinden Türk Telekom'a para aktardıkları paralara ilişkin ekstreler üzerinde mutabakat sağlandığını, kendisinin aktardığı paranın Türk Telekom hesabına geçmesi için katılanın ilgili bankayı arayarak onay vermesi gerektiğini, işyerinde çalıştığı esnada düşüp ayağını kırması nedeniyle işten çıkarıldığını, kendisinin de tazminatını istediğini, bu nedenle böyle bir şikayet konusunun yapıldığını, kendisine ait banka hesabının Finansbank Cennet Mah. Şubesinde bulunduğunu, Finansbank Sultanhamam şubesinde maaş hesabının bulunduğunu beyan etmesi karşısında, gerçeğin hiç bir kuşkuya yer verilmeden tespiti için belirtilen dönemde yapılan tahsilatlar ile bu tahsilatların banka hesaplarına gönderildiğine ilişkin işyerine ait tüm kayıt ve belgeler ile kayıtlar temin edilerek belirtilen dönemde ne kadar tahsilat yapıldığı, yapılan tahsilatların kime ait hangi banka hesabına ne için aktarıldığı, sanığın banka hesaplarına yatan paranın ne kadarının Telekom hesabına aktarılması gereken para olduğu, sanığın hesaplarına aktarılan paradan maaş veya çalışması karşılığında kendisine verilen pirim ve benzeri başka para ile işyerinde tahsilat yapılan para dışında şahsi olarak kendisine ait yatan başka paranın olup olmadığı ile Telekom hesabına aktarılması için gönderilen paradan uhdesinde kalan paranın bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarında konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik inceleme ve savunma hakkının kısıtlanması ile Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun şekilde yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanığın, TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek, menfaat sağladığının kabul edilmesi karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
3-Suç tarihinin 01/06/2013-07/06/2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 01/06/2013 olarak yazılması,
Kanuna aykırı, istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)