(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 141, 157) (5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, ikametinde tek başına yaşayan ve 1931 doğumlu olan katılanın algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak 2015 yılı Mayıs ayından itibaren değişik tarihlerde toplamda 20.000 TL parasını alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihi itibariyle katılanın algılama yeteneğinin olup olmadığı, bu anlamda akıl hastası olup olmadığı, algılama yeteneği varsa, zayıf olup olmadığına ve üçüncü kişiler tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağına dair, Adli Tıp Kurumu veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden kurul raporu alınarak sonucuna göre, suçun sübutu halinde algılama yeteneğinin çok zayıf olması veya hiç olmaması halinde, aldatılması gereken bir irade söz konusu olmayacağından dolandırıcılık suçundan bahsedilemeyeceğinden TCK’nın 141/1 kapsamında hırsızlık, algılama yeteneğinin bulunması halinde ise TCK’nın 157/1 maddesi kapsamında basit dolandırıcılık, suçlarını oluşturacağı, her iki suçun ise hükümden önce 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 253 maddesinde yapılan değişiklikle, uzlaşmaya tabi hale getirilmesi nedeniyle CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme, savunma hakkının kısıtlanması ile algılama yeteneğinin ne şekilde zayıf olduğu ile buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da açıklanmadan Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri anlamında gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın, TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek, katılandan değişik zamanlarda para alması karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini;
Kanuna aykırı, sanığın istinaf itirazları bu yönleri ile yerinde görülmekle, başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)