(5237 S. K. m. 141, 142, 155) (5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
G… İnşaat Gıda Medikal Taş. Turizm Ltd. Şti. tarafından Güngören Belediyesi ile yapılan kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kiralanan araçların iade alındığı bu araçlardan .. … .. plakalı Audi A6 model aracın tıra yüklendiği, yükleyen kişinin üstünün kirli olması nedeniyle şirketin sahibinin akrabası olan sanık M. E. B. aracı kendisinin tıra yükleyeceğini söyleyerek aracın anahtarını alarak aracı tıra yüklemek yerine olay yerinden araçla uzaklaşması sebebiyle sanık M. E. B. hakkında TCK 142/2- d maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,
Sanık M. E. B.'in şirketten alacağı olduğunu, alacağını alabilmek amacıyla aracı aldığını daha sonra şikayetçinin bulabilecek bir yere bırakarak uzaklaştığını kabul ederek suçu ikrar ettiği,
İlk derece mahkemesince; sanık M. E. B.'in eyleminin TCK 155/1 maddesine uyan güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek neticeden 1200 TL ve 400 TL Adli Para Cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Kararı sanık ve müdafisinin istinaf ettiği, Yargıtay CGK 25/11/2014 tarih ve 2013/15-655-2014/515 E-K sayılı kararında; "......
Hırsızlık ile güveni kötüye kullanma suçlarının bazı ortak noktaları bulunmakla birlikte, bu iki suçun birbirinden ayrıldığı noktaları aşağıdaki şekilde belirlemek mümkündür:
a-) Hırsızlık suçunun konusu sadece taşınır bir mal iken, güveni kötüye kullanma suçunun konusunu hem taşınır hem de taşınmaz mallar oluşturabilir.
b-) Güveni kötüye kullanma suçunda malın teslimi, muhafaza edilmek veya belirli biçimde kullanılmak üzere hukuka ve yöntemine uygun, aldatılmamış özgür bir iradeye dayanılarak yapılmaktadır. Hırsızlık suçunda ise taşınır mal zilyedinin rızası olmadan alınmaktadır.
c-) Hırsızlık suçunda, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır malın bulunduğu yerden alınmasıyla suç oluşmaktadır. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, suçun oluştuğu an, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulduğu veya bu devir olgusunun inkâr edildiği andır. Bunun sonucu olarak bu aşamaya kadar gerçekleşen eylemler suç oluşturmayacaktır.
d-) Hırsızlık suçunda failde başlangıçtan itibaren suç işleme kastı bulunmakta iken, güveni kötüye kullanma suçunda sonradan oluşan bir kast söz konusudur. Malın fer’i zilyede belli amaçlar için tevdi edilmesinden sonra kast oluşmakta ve güveni kötüye kullanma suçu işlenmektedir." şeklindeki açıklamaları itibariyle sanığın müştekinin aracını alırken baştan itibaren suç işleme kastı taşıdığından ve aracın anahtarının teslimi aldatılmamış özgür bir iradeye dayanmadığından sanığın eyleminin TCK 141/1 maddesi kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünü gerektirdiğinden;
İstinafa konu karardaki eylemin dairemizce TCK 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü, 6763 Sayılı Yasa değişikliğinden önce TCK 141/1 maddesinden düzenlenen hırsızlık suçunun şikayete ve uzlaşmaya tabi olmaması sebebi ile daha önce uzlaştırma hükümleri uygulanmamış olması nazara alınarak; Suçtan sonra ve ilk derece mahkemesi kararından evvel 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 S.lı Yasa 34/1 maddesi ile CMK 253. Maddesine eklenen fıkra ile TCK 141 maddesi kapsamında hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, iddianamedeki anlatım ve dairemizce yapılan suç vasıflandırmasına göre suç uzlaştırmaya tabi hale gelmekle 6763 sayılı yasa 35. Maddesi ile değişik CMK 254. maddesi gereğince sanık M. E. B.'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu oluştuğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin istinaf başvurusu bu nedenle uygun görülmekle hükmün CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 22.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)