(5237 S. K. m. 156) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın olan ticari ilişkisi kapsamında sattığı mallara karşılık katılan şirketten aldığı 13/08/2010 tarihli 4.000 TL bedelli, 23/08/2010 tarihli 3.900 TL bedelli, 13/09/2010 tarihli 3.900 TL bedelli, 23/09/2010 tarihli 3.911 TL bedelli, 13/10/2010 tarihli 3.900 TL bedelli, 23/10/2010 tarihli 3.900 TL bedelli 6 adet bononun kaybolduğunu beyan etmesi üzerine katılan şirket tarafından önceki bonoların yerine geçmek üzere 13 adet yeni bono düzenleyerek sanığa verildiği ve aralarında bu hususta taahhüt niteliğinde protokol düzenlendiği, sonradan düzenlenen 2 bononun İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2012/14116 Esas sayılı takip dosyasında takibe konularak tahsil edildiği, kalan üç bononun ise mahsupta kullanıldığı halde sanığın kaybolduğu bildirdirerek yerine yeni bonolar aldığı ve bu şekilde bedelsiz kalan 6 adet bonoyu İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/18021 esas sayılı dosyası ile icra takibine koymak suretiyle TCK’nın 156/1 maddesi kapsamında takibi şikayete bağlı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1-Bedelsiz kaldığı halde icra takibine konulduğu iddia edilen senelerin takibe konduğu İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/18021 esas sayılı dosyasında ödeme emrinin katılana 22/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekilinin ise altı aylık şikayet süresi dolmadan 22/02/2013 tarihinde şikayette bulunduğun anlaşılması karşısında, yargılamaya devam edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken dosyadaki belgelere aykırı olarak şikayetin altı aylık süresi geçtikten sonra 15/03/2013 tarihinde yapıldığı yönündeki gerekçe ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
2-Hüküm tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “uzlaştırma işlemleri” ibaresi “kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin” şeklinde ve “göre, mahkeme tarafından yapılır.” ibaresi “göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiş bulunması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması ve sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun uzlaştırmaya tabi olması karşısında, söz konusu kanun değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin itirazları yerinde görülmekle, hükmün CMK'nın 289//1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)