(5237 S. K. m. 157, 158, 168) (5271 S. K. m. 253, 254, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, yargılama safhasında vefat eden ve katılanların kardeşi olan mağdur ..’i telefonla aradıkları, arayan kişinin kendisini polis olarak tanıtıp kimlik bilgilerinin terör örgütünün eline geçtiğini, kendisini bu durumdan kurtaracaklarını ve bunun için de banka hesabındaki paralarının kendilerinin bildiği banka hesabına yatırmalarını söylemesi ve konuşma sırasında fondan da telsiz seslerinin gelmesi üzerine katılanın inanıp bankadaki hesabındaki 20.000.TL kendisine bildirilen sanık ..’ın banka hesabına göndermesini sağlayarak menafaat temin ettikleri iddia edilen iddia edilen olayda;
Sanıklara isnat edilen eylemin, suç ve hüküm tarihinden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 2. fıkrasına eklenen “1” bendi ile düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında yer alması, bu husustaki delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-Yukarıda belirtilen Kanunun 34. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 253 maddesinde yapılan değişiklikle, mahkumiyete konu TCK.nın 157/1.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirilmesi nedeniyle, CMK.nın 254. maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Katılanların kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat ettiklerini bildirmeleri nazara alınarak, sanıklardan .. tarafından vefat eden mağdur ..’e yargılama safhasında dosyaya ibraz edilen 14/05/2015 tarihli .. havalesine ilişkin belge ile gönderilen 1200 TL’nin muhatabına ulaşıp ulaşmadığı araştırılıp sonucuna göre TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Gerekçeli karar başlığında katılan ….’ın gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, istinaf itirazları bu yönleri yerinde görülmekle, diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-d-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 30.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)