(5237 S. K. m. 53, 158) (5271 S. K. m. 196)
DAVA: Katılan vekili ve sanık ...... tarafından yapılan istinaf başvuruları neticesinde, her iki sanık yönünden yapılan istinaf incelemesinde; dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR: Sanıklar hakkında Tacir ve Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçundan TCK.nın 158/1-h, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde TCK 158/1-i, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına dair karar verilmiş, sanık ...... ve katılan vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf talebinde bulunulmuş olup,
İstinaf itirazları incelendiğinde;
Sanık ......'nın 01/12/2016 tarihli son duruşmada Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu görülmekle, öncesinde vareste tutulma talebinde bulunmadığı halde 01/12/2016 tarihli son celsede bizzat hazır edilmeden ya da SEGBİS sistemiyle son sözü sorulmadan yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılıp savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Yargıtay 15.Ceza Dairesinin 14.01.2014 tarih 2012/1918 esas ve 2014/233 K sayılı kararında belirtildiği üzere galericilik yapan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-i maddesi ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65. ve 66. maddeleri hükümleri dikkate alındığında serbest meslek sahibi kişilerden sayılamayacağı anlaşıldığından, sanıklara isnat olunan eylemin subutu halinde hükümden sonra uzlaşmaya tabi hale getirilen 5237 sayılı TCK 157/1 maddesi uyarınca basit dolandırıcılık kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK 158/1-i maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi kanuna aykırı olup,
SONUÇ: Hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.Maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 253 maddesinde yapılan değişiklikle, TCK.nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirildiği nazara alınarak CMK.nın 254. maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma işlemi yapılarak neticesine göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle başkaca yönleri ile incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının mahkemesine İADESİNE, kesin olmak üzere, 09.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)