(5271 S. K. m. 303) (5237 S. K. m. 227)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihi ve inceleme raporuna göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki delillerin, sanığın cezalandırılması için yeterli, kesin ve inandırıcı nitelikte olmadığı gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın istinaf nedenleri yerinde ise de bu hukuka aykırılık, CMK'nın 303/1-a ve 20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değişik 280/1-a maddeleri gereğince düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, kararın mahkumiyete ilişkin gerekçe bölümü ve hüküm fıkrası (son paragrafı dışında) çıkarılarak,
Kararın gerekçe bölümüne;
"1-Suça konu yerde, fuhuş ihbarı üzerine kolluk birimi dışarıdan gözleme başlayarak binadan çıkan Oğuzhan Sarmaş isimli kişiyi durdurmuş ve bu kişi birinci katta bulunan dairede para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini, ödemeyi telefonla görüştüğü D. isimli kişiye yaptığını ifade etmiştir.
2-Bu kişinin bildirdiği 0531 893 80 23 numaralı hat aranarak D. ismini kullanan kişiyle görüşülerek 80 TL karşılığı anlaşma yapılmıştır. 100 TL para tespit işlemi yapılmış, eve gidilmiş, kapıyı sanık açmıştır. Para, ilişki kurulacak mağdura verilmiş ve ardından işlem başlatılmıştır.
3-Evde mağdurlar bulunmaktadır. D. ismini kullanan kişinin, sanık olduğu tutanağa göre sanıktan öğrenilmiştir. Tutanaklarda açıklık bulunmamakla birlikte Cumhuriyet savcısına bildirimin ifade işlemlerinin hemen öncesi olduğu değerlendirilmiştir.
4-Mağdurlar, fuhuş için kendilerini bu eve getiren kişinin ayrıldığını, sanığın ev için her gün 50 TL para istediğini ve bu parayı ona verdiklerini, sanığın bu parayı ev sahibine verdiğini söylediğini ifade etmiştir. S. ise kimseye para vermediğini söylemektedir. Sanık ise kendisinin de fuhuş yaptığını, mağdurlardan önce N. ile birlikte bu evi kullandıklarını, N.’un evi M. isimli bir kişiden kiraladığını, bu kişiye günlük 250 TL ödediklerini, 10 gün kadar önce mağdurların N. ile birlikte geldiğini, herkesin kendi hesabına fuhuş yaptığını sadece günlük 50 TL kira ücreti aldığını, kalan paranın mağdurlarda kaldığını, N. ayrıldıktan sonra kirayı kendisinin M. isimli kişiye verdiğini, D. ismini kullanmadığını ifade etmektedir.
5-Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28/06/2016 tarih, 2015/24056 - 2016/14287 ve 29/06/2016 tarih, 2015/23610 - 2016/14394 sayılı ilamlarında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere Cumhuriyet Savcısına bildirim öncesi yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.
6-Ancak tüm dosya kapsamı, sanık savunması ve savunmayı destekleyen mağdur beyanları, sanığın yakalanma biçimi dikkate alındığında, sanığın günlük kira bedelini teslim eden kişi olduğuna dair anlatımlar dışında mağdurlar ile sanığın beyanları arasında bir fark bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mağdur ve sanık beyanlarına göre, sanık, fuhuş yapılan evin sahibi değildir ve mağdurları eve fuhuş için getiren kişinin sanık olmadığı anlaşılmaktadır. Anlatımlara göre, fuhuş amacıyla kullanılan ev için günlük 250 TL kira bedeli sanık ve mağdurlar tarafından birlikte ödenmektedir. Fuhuş parası ise tutanak tanığı tarafından doğrudan mağdura ödenmiştir. Müşteriler ile ortak irtibat numarası olduğu anlaşılan telefonla görüşülmekte ve yine anlatımlara göre, müşteri olan kişi, kirası ortak ödenen eve gelerek seçtiği kişiyle cinsel ilişki kurmaktadır.
7-Bu somut olgu tespitleri karşısında, sanığın, TCK'nın 227/2. maddesinde tanımlanan seçimlik davranışları gerçekleştirdiğine dair inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşılmakla beraatine karar vermek gerekmiştir."
Hüküm fıkrası yerine;
"1-Sanığın fuhuş suçundan dört kez cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamına göre yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın fuhuş suçlarından ayrı ayrı BERAATİNE,
2-Yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,"
İbareleri eklenmek ve diğer yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, KESİN olarak 21/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)