(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü: İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 289/1.g maddesine göre "Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi" nin hukuka kesin aykırılık nedeni olduğu, CMK.nun 230/1.c maddesinde ise "Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi" gerektiğinin düzenlendiği,
Bu kapsamda yapılan incelemede sanık U.K.’ un, Küçükçekmece C. Başsavcılığına müracaat ederek, 13.04.2015 tarihinde katılan G.Y.’ nin de aralarında bulunduğu polis memurlarının kendisini zorla ekip arabasına bindirerek Asayiş Şube Müdürlüğüne götürdüklerini, burada iken de kendisine hakaret ettiklerini ve yaraladıklarını belirterek şikayette bulunduğu, U.K. ‘un bu şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, görevi kötüye kullanma suçu yönünden soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaralama ve hakaret suçları yönünden ise delil yetersizliğinden dolayı 09.11.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
G.Y.’ nin bu olay nedeniyle kendisine iftirada bulunduğunu belirttiği U.K. hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve sanık hakkında TCK. nun 267/1 maddesi uyarınca iftira suçundan kamu davası açıldığı, mahkeme ise 01.03.2017 tarihli kararı ile sanığın beraatine karar verdiği gerekçe olarak ise U.K. un şikayetinden sonra Küçükçekmece Kaymakamlığı tarafından yapılan ön incelemede G.Y. hakkında soruşturma izninin verilmediğini bu nedenle de katılan hakkında soruşturma yapılmadığını belirttiği görülmektedir.
Oysa sanık U.K., Küçükçekmece C. Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçede sanığın görevini kötüye kullandığını iddia etmiş bunun dışında kendisine hakaret ettiğini ve yaraladığını belirtmiştir. C. Savcılığı görevi kötüye kullanma suçu yönünden soruşturma izni istemiş yaralama ve hakaret suçları yönünden ise soruşturmayı kendisi yürütmüştür. Katılan hakkında görevi kötüye kullanmaktan soruşturma izni verilmemesi üzerine ise bütün suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.
Mahkeme gerekçeli kararında görevi kötüye kullanma suçu yönünden katılan hakkında soruşturma yapılmadığını bu nedenle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığını belirtmiş ise de, katılan G.Y. hakkında görevi kötüye kullanmaktan şikayette bulunulmuş, soruşturma yapılmış sonuç itibariyle de kovuşturmaya yer olmadığını karar verilmiştir. Bunun dışında sanığın, yaralama ve hakaret suçları yönünden de katılan hakkında şikayeti olup bu suçlardan da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında yaralama ve hakaret suçlarından katılan hakkında yapılan soruşturmaya hiç değinmemiştir.
Açıklanan nedenlerle hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Katılan G.Y. nin istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE kesin olarak 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)