(5237 S. K. m. 267) (5271 S. K. m. 225, 230, 279, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK.nun 279. maddesine göre yapılan incelemede istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Yasanın 280.maddesine göre işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 289/1.h maddesinde " Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi." nin kesin hukuka aykırılık nedenlerinden olduğunun belirtildiği,
Yine 5271 sayılı CMK.nun 289/1.g maddesine göre "Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi" nin hukuka kesin aykırılık nedeni olduğu, CMK.nun 230/1.c maddesinde ise "Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi" gerektiğinin düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK.nun 225/1.maddesi "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. " şeklindedir.
Sanık Y. K. hakkında istinaf konusu edilen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarihli ve 2015/34635 iddianame sayılı iddianamesi ile; 11.05.2013 tarihinde Çekmeköy, Çamlık Mahallesi , Şahinbey Caddesindeki hırsızlık olayı ile birlikte açılan iftira eyleminin genel ifadelerle mağdur Z. K. 'ün kimlik bilgilerinin kullanıldığının iddia edilerek kamu davasının açıldığı, istinaf konusu iftira suçuyla ilgili hükmün gerekçesinde ise " suç tarihinde müştekinin işyerinde çalıştığı sırada sanık Y. K. hakkında İstanbul Anadolu 36. ASCM'nde dava açılan Y. G. ile işyerine gelerek yazar kasa etrafında dolaşmaya başladığı, işyerinin kalabalık olması ve şikayetçinin başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilerek yazar kasayı açarak içindeki toplam 190 TL parayı aldığı, şikayetçinin "hırsız var" diye bağırması üzerine Şahinbey Caddesi üzerinde bulunan bir inşaat alanında paraları atarak kaçmaya başladığı ve yakalandığı, sanık Y.'un ise atılı suçla bir ilgisinin olmadığı,.." şeklinde bir gerekçe bulunmasına karşılık istinaf konusu olup iddianamede tanımlanan 11.05.2013 tarihli bu suçla ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği,
Aksine, ".. 30/05/2015 tarihinde bir başka yer olan Mall Off İstanbul AVM'de yapılan hırsızlık nedeniyle sanık Y. K.'ün gözaltına alındığında ismini Z. K. olarak bildirdiği, böylece sanık Y.'un iftira suçunu işlediği " şeklindeki gerekçe ile bu davanın iddianamesinde belirtilmeyen 30.05.2015 tarihli bir olay nedeniyle hüküm kurulduğu, mağdur Z. K.'e yönelik sanık Y. K. tarafından gerçekleştirilen Mall Of İstanbulda meydana gelen 30.05.2015 tarihli başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından ise zaten Küçükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/413 esas, 2016/6 karar sayılı 14.01.2016 tarihli karar ile mahkumiyet kararı verildiği ve temyiz edilmesi üzerine halen Yargıtay'da incelemesi devam etmekte olduğu,
Açıklanan durum karşısında istinaf edilen iftira suçundan kurulan hükmün mükerrer bir mahkumiyet kararı olduğu gibi bu hükmün aynı zamanda CMK 225/1.maddesine göre iddianamede belirtilmeyen fiile ilişkin olduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarihli ve 2015/34635 iddianame sayılı iddianamesi ile açılan 11.05.2013 suç tarihli başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçuyla ilgili bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca sanığın 20.02.2016 tarihinde alınan savunmasında zaten kendisinin başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan yargılandığını ve ceza aldığını ifade ettiği halde bu husus araştırılarak yukarıda belirtilen dosyası getirtilmek suretiyle sanığa sorulmadan savunma hakkının da kısıtlandığı görülmektedir.
Bu nedenlerle, sonuç olarak iddianame konusu fiille ilgili karar verilmeyen hükmün CMK 289/1.h maddesinde belirtilen aynı Yasanın 230.maddesindeki gerekçeyi içermemesi ve ayrıca CMK.nun 289/1-g maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasaya aykırı olduğundan , CMK.nun 280/1.b maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK.nun 284/1 ve 286/1.maddeleri gereğince kesin olmak üzere 07.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)