(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 314)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı CMK.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön incelemede, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Yasanın 280.maddesi gereğince işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "25/08/2016" yerine "15/07/2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş,
1-Sanık S. L. S. hakkında kurulan hükmün istinaf incelemesi sonucunda;
Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/26535 soruşturma sayılı iddianamesiyle; sanığın 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminden 20 yıl öncesine kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün içinde yer aldığı, bu örgütün içinde aktif olarak abla sıfatı ile görev yaptığı, insanları örgütün sohbetlerine ve toplantılarına davet ettiği, örgüt adına parasal yardım toplama gibi faaliyetlerde bulunduğu, örgüt adına sohbetler yaptığı, sorumluluk alanının ikamet ettiği bölge içerisindeki muhit olduğu, sohbetlere kimlerin katıldığını listeler halinde kendisinden sorumlu örgütün üst ablasına verdiği, himmet adı altında topladığı paraları örgüt ablasına teslim ettiği, örgütün finans kurumlarından olan bankasyada 03/01/2000 tarihinde açtığı hesabının bulunduğu ve bu hesabı 2013, 2014, 2015 yıllarında aktif olarak kullandığı, darbe girişimi tarihinde tanıdıklarına cep telefonundan "Sokağa çıkarsanız sizlere hakkımı helal etmem" şeklinde mesajlar gönderdiği, iddiasıyla sanık hakkında TCK'nın 314/2, 58/9,63,53,54 ve terörle mücadele kanununun 3/5 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/05/2017 tarihli hükmü ile; sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan TCK 314/2, 221/4, 3713 Sayılı Yasanın 5/1, TCK 62, 53, 63, 58/9 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ..."denilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nun 221/4. maddesinin, 3713 Sayılı yasanın 5/1. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK'nun 61. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, ilk derece mahkemesi kararındaki gerekçede anlatıldığı şekilde sanığın rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurup faaliyetlerde bulunmak suretiyle silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğinin dairemizce kabul edildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık S. L. S.müdafii ve C. Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanıklar H. S. ve K. S. hakkında kurulan hükümlerin istinaf incelemesi sonucunda;
Ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır. 5271 sayılı CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılarak maddi gerçeğe varmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle, ulaşılma imkanı olan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak tecelli edebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıklarla ilgili olarak aramalarda ele geçirilen dijital materyallerle ilgili olarak Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne yazılan yazının sonuçlarına ilişkin varsa düzenlenmiş rapor getirtildikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanıklar hakkında hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve bu nedenle C. Savcısının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nun 284.maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle 12/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)