(3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 7, 43) (5271 S. K. m. 225)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği, dosya kapsamına göre, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarının, birbirine dönüşmeyeceği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun, terör örgütü propagandası suçunun unsuru da olamayacağı, ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sanığın eylemi tek suç kabul edilerek sanık hakkında açılan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hüküm kurulmamış olması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesi ile tayin olunan cezanın, eylemin basın ve yayın yoluyla işlendiği gözetilerek yarı oranında artırılması gerektiğinin düşünülmemesi Sanığın facebook sayfası üzerinden değişik zamanlarda silahlı terör örgütünün propagandasını içeren yazıları ve fotoğrafları yayımlamak suretiyle, bir suç işlemek kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği örgüt propagandası suçu nedeniyle temel cezanın, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE kesin olmak üzere 20.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)