(5271 S. K. m. 279, 280, 284, 286) (2911 S. K. m. 33) (3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 44)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5271 sayılı CMK.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön incelemede, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Yasanın 280.maddesi gereğince işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanıklar hakkında Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanık D. A.'ın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısı ve sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, CMK nun 284, 286/2.a maddeleri gereğince kesin olmak üzere,
2-) Sanıklar hakkında Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan verilen beraat kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanıklar hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/03/2016 tarih ve 2016/31207 Soruşturma, 2016/12055 Esas ve 2016/810 İddianame sayılı iddianamesi ile "Suç tarihi öncesinde DHKP/C terör örgütü üyesi olan H. F. G.' in Maltepe İlçesi Gülsuyu Mahallesinde çıkan olaylar sonrasında öldürülmesi ile ilgili davanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiği sırada suç tarihi öncesinde sosyal medya üzerinden "Yarın saat 10:00 da halkımızı H. F. G.'i sahiplenmeye Kartal Adliyesine bekliyoruz" şeklinde çağrı ve duyurular yapılması üzerine duruşmanın yapılacağı 29/02/2016 tarihinde kolluk tarafından Anadolu Adliyesi önünde güvenlik önlemi alındığı, Anadolu Adliyesi B kapısı önünde sosyal medyada yapılan çağrılar üzerine insanların toplanmaya başladıkları, toplanan kalabalığın "H. F. için adalet istiyoruz Halk Cephesi" yazılı pankart açtıkları, ayrıca H. F. için adalet istiyoruz diye slogan atarak izinsiz bir şekilde gösteri yapmak istedikleri, bu sırada kolluk görevlileri tarafından gruba izinsiz gösteri yapmamaları ve dağılmaları konusunda ikazda bulunulduğu, ancak şüphelilerinde içinde bulunduğu grubun dağılmadığı, slogan atarak izinsiz gösteriye devam ettikleri, kolluk birimi tarafından yapılan müdahale ile grubun dağıtıldığı ve şüphelilerin yakalanarak haklarında işlem yapıldığı, Şüpheli E. G. alınan ifadesinde H. F. davası olduğunu sosyal medya üzerinden öğrendiğini, olay günüde adliye önüne geldiğini, pankart açan olduğunu, ancak kendisinin elinde bir şey olmadığını, kenarda durduğunu beyan ettiği, diğer şüpheli ise adliye yakınında bulunduğu sırada kalabalığı görünce merak ettiği için adliye önüne geldiğini beyan ettiği, Dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde şüphelilerin yukarıda açıklandığı şekilde açık kimlikleri tespit edilemeyen diğer şüpheliler ile birlikte daha önce öldürülen DHKP/C terör örgütü üyesi H. F.G. ile ilgili görülmekte olan dava öncesinde izinsiz olarak Anadolu Adliyesi önüne toplanarak gösteri düzenledikleri, kolluk görevlilerinin dağılın ikazına itibar etmedikleri ve H. F. G. için adalet istiyoruz diye sloganlar atarak gösterilerine devam ettikleri, ayrıca gösteri sırasında DHKP/C silahlı terör örgütünün uzantısı olan ve onu temsil eden "Halk Cephesi" adı altında pankart açmak suretiyle silahlı terör örgütü olan DHKP/C örgütünün propagandasını yaptıkları, bu hususların dosya içerisinde mevcut tutanaklar, görüntü kayıtları ve diğer deliller ile sabit olduğu, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları yukarıda açıklandığı şekilde işledikleri" iddiasıyla sanıkların Terör Örgütü Propagandası Yapmak ve 2911 S.Y Muhalefet suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda terör örgütü propagandası yapmak suçundan her iki sanık hakkında "sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması" şeklindeki gerekçe beraat kararı verildiği halde aynı zamanda aynı eylemle ilgili olarak (6) nolu hüküm fıkrasıyla sanıklar hakkında 2911 sayılı kanunun 33/1-b maddesine muhalefetten gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına, karar verildiği görülmektedir.
Sanıklar hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan bu olayda ", ayrıca gösteri sırasında DHKP/C silahlı terör örgütünün uzantısı olan ve onu temsil eden "Halk Cephesi" adı altında pankart açmak suretiyle silahlı terör örgütü olan DHKP/C örgütünün propagandasını yaptıkları" şeklindeki eylemleri nedeniyle 3713 sayılı Yasanın 7/2.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
3713 sayılı TMK nın 7/2.maddesinde; "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (Mülga: 27/3/2015-6638/10 md.)
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2. Slogan atılması,
3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi." şeklinde yaptırıma bağlanarak düzenlenmiştir.
2911 Sayılı Yasanın 33/1-b maddesinde ise; "b) Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar, hapis cezası ile cezalandırılırlar." şeklinde düzenlenmiştir.
Benzer olaylar nedeniyle Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/8302 esas, 2016/3109 karar sayılı ilamı ile yine aynı Dairenin 2015/7527 esas, 2016/534 karar sayılı ilamlarında ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere sanığın eylemi hem 3713 sayılı Yasanın 7/2.maddesinde düzenlenen suçu hem de 2911 sayılı yasanın 33/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturması halinde suçun sübutu halinde TCK nun 44.maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmektedir. İstinafa konu benzer nitelikteki olayda da mahkemece sanıkların terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirdikleri pankart taşıyarak slogan atma şeklindeki eylemi bölünerek sanıklar hakkında aynı eylemle ilgili terör örgütü propagandası yapmak suçundan beraat, 2911 sayılı Yasanın 33/1.b maddesinde düzenlenen suçtan ise suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, sanıkların örgütün çağrısı üzerine "Halk Cephesi" ibareli silahlı terör örgütünün alt yapılanmasını içeren ibareler taşıyan pankart açıp örgütün propagandasını yapmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri de gözetilerek, mahkemenin 2016/134 esas sayı ve 13/09/2017 tarihli yazısı ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu evrakın akibeti araştırılarak dava açılması halinde istinafa konu bu suç nedeniyle görülen dava ile suç duyurusunda bulunulan evrakla ilgili dava açılması halinde bu davaların birlikte görülme zorunluluğu da dikkate alınarak gerektiğinde birleştirilmesinin sağlanması gerekirken yazılı şekilde aynı eylemle ilgili hem beraat hem de suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan incelemesi yapılan hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nun 284. maddesi gereğince kesin olmak üzere, 06.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)