(5271 S. K. m. 101, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 53, 58, 63) (3713 S. K. m. 5) (16. CD. 30.04.2015 T. 2015/3344 E. 2015/926 K.)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla;
Dosya görüşüldü;
1-Sanık N. K.'ın babası M. K.'ın istinaf talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede; sanığın kanuni temsilcisi olmayan babası M. K.'ın hükmü istinaf etmeye hakkı bulunmadığından, istinaf talebinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
CMK'nın 279/1-son maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) günlük yasal süre içerisinde Dairemiz'e verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere;
2-Sanık N. K.'ın istinaf talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön incelemede, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Yasanın 280.maddesi gereğince işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "11.03.2017" yerine "17.03.2017" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş,
5271 sayılı CMK'nin 101/3. maddesi gereğince, tutuklu olarak yargılanması yapılan ve aşamalarda da tutukluluğunun devamına karar verilen sanığın müdafiinin bulunmaması halinde, istemi olmasa dahi müdafii görevlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-d ve 289/1-h. maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere,
Tahliye talebi ile ilgili olarak sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddine, kararın tebliği tarihinden itibaren yedi (7) günlük yasal süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut tutuklu sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya bu hususta bir dilekçe vererek ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
3-Sanık M. O. ve vekilinin istinaf talepleri ile ilgili olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön incelemede, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Yasanın 280.maddesi gereğince işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "11.03.2017" yerine "17.03.2017" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş,
Sanık M. O. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2017 tarihli iddianamesiyle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince kullanılan kriptolu bylock haberleşme programını kullanmak suretiyle örgütün gizli, kriptolu iletişim ağına dahil olduğu iddiasıyla sanığın TCK'nın 414/2, 63/1, 53/1, 58/9 ve 3713 sayılı yasanın 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli hükmü ile; sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 68/9 ve 63 maddeleri uyarınca neticeten 7 Yıl 6 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu, TCK'nın 314. maddesinde düzenlenmiş ve TCK'nın 4. kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.04.2015 tarih ve 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında "Örgüt üyeliği örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur." denilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu bylock haberleşme programını kullanması şeklindeki eylemi değerlendirildiğinde sanığın rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurmak suretiyle silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğinin dairemizce kabul edildiği,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, Kararın tebliği tarihinden itibaren onbeş (15) günlük yasal süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut tutuklu sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya bu hususta bir dilekçe vererek yada bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere, 5271 sayılı CMK.nun 286/1.maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere,
Tahliye talebi ile ilgili olarak da sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddine, kararın tebliği tarihinden itibaren yedi (7) günlük yasal süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut tutuklu sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya bu hususta bir dilekçe vererek yada bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, 07/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)