(5271 S. K. m. 35, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçundan verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanık S. Ü. 'in terör örgütü üyeliğinden mahkum olan kardeşine terör örgütüne verilmek üzere yiyecek temin ettiği bu suretle suçun tamamlandığı anlaşılmakla sanık hakkında TCK'nın 35. Maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasıflarının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, Üye Hakim T. K.'nın muhalefeti oy çokluğuyla CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Sanık S. B. müdafinin istinaf talebinin kapsamına göre vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMK'nın 280/1-a maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükme son fıkra olarak "Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.960 TL vekalet ücretinin Hazineden alınıp sanık S. B.'a verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine 05.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan TCK'nın 314/3,220/7 delaletiyle, 314/2 , 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesi sanığın eyleminin 6415 sayılı Kanunun 4.maddesi kapsamında kaldığından bahisle 6415 sayılı Kanunun 4,TCK'nın 35/2,53 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
Karar sanık müdafii ve cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilerek dairemize gönderilmiştir.
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın terör örgütü üyesi olan kardeşine sağladığı yiyecek malzemesinin terörizmin finansmanı mı yoksa terör örgütüne yardım fiili mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Terör örgütüne yardım fiili,
5237 s. TCK’nın 314/3, 220/7, 314/2 maddelerinde düzenlenen şekliyle genel nitelikte silahlı terör örgütüne yardım suçu, 5237 s. TCK’nın 315. Maddesinde düzenlendiği şekliyle silahlı terör örgütüne silah temin etme suçu ve 18.07.2006 Tarihinde yürürlüğe giren 5532 s. Kanun ile yeniden düzenlenen, 16.02.2013 tarihinde yürürlükten kalkan 3713 s. Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. Maddesinde yer alan ve 16.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6415 s. Terörizmin finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’un 4. Maddesinde düzenlenen Terörizmin finansmanını sağlama suçu şeklinde gerçekleşmektedir.
TCK.nun 220/7 maddesi; "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir" hükmünü,
TCK.nun 314/2 maddesi; "Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir" hükmünü
TCK.nun 315. Maddesi; "Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silâh temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü,
3713 s. Terörle Mücadele Kanunu'nun mülga 8. maddesi; "Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılır.
Bu maddenin birinci fıkrasında geçen fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder" hükmünü,
6415 s. Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun'un 2. maddesi; "(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Başkanlık: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığını,
b) Değerlendirme Komisyonu: Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunu,
c) Fon: Para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belgeyi,
ç) Malvarlığı: Bir gerçek veya tüzel kişinin mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan ya da doğrudan veya dolaylı olarak kontrolünde olan fon ve gelir ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri,
d) Malvarlığının dondurulması: Malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması veya kısıtlanmasını, ifade eder." hükmünü,
Aynı yasanın 3. maddesi; "(1) Aşağıda sayılan fiillerin gerçekleştirilmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması yasaktır:
a) Bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükûmeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla, kasten öldürme veya ağır yaralama fiilleri.
b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör suçu olarak kabul edilen fiiller.
c) Türkiye’nin taraf olduğu;
1) Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi Hakkında Sözleşmede,
2) Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmede,
3) Diplomasi Ajanları da Dahil Olmak Üzere Uluslararası Korunmaya Sahip Kişilere Karşı İşlenen Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmede,
4) Rehine Alınmasına Karşı Uluslararası Sözleşmede,
5) Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Hakkında Sözleşmede,
6) Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmeye Munzam, Uluslararası Sivil Havacılığa Hizmet Veren Havaalanlarında Kanun Dışı Şiddet Olaylarının Önlenmesine İlişkin Protokolde
7) Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşmede,
8) Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Protokolde,
9) Terörist Bombalamalarının Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmede, yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller." hükmünü,
6415 s. Y.nın 4/1 maddesi; "3 üncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmünü içermektedir.
Fon, 3713 sayılı Kanunun 8/2. maddesinde "para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değer" olarak, 6415 sayılı Kanunun 2/c maddesinde ise "para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belge" olarak tanımlanmıştır. "Yiyecek ve yaşam malzemesinin" kanuni tanımlardaki "değeri para ile temsil edilebilen taşınır mal", "maddi her türlü mal" olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Yiyecek ve yaşam malzemelerinin bu anlamda fon sayılması gerektiği açıktır.
Terör örgütü mensuplarına yiyecek ve yaşam malzemesi temin etmek suretiyle sağlanan fonun, 3713 sayılı Kanunun 8/1. maddesi kapsamında "terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağı" veya 6415 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında "3. madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde kullanılacağı" değerlendirilebilecek midir?
6415 sayılı Kanunun 3. Maddesi uyarınca 3713 sayılı yasa gereğince terör suçu sayılan fiilerin gerçekleştirilmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması yasaktır. 3713 sayılı Kanunda terör suçları, doğrudan terör suçları olarak 3. maddede, dolayısıyla terör suçları olarak da 4. maddede düzenlenmektedir. Kabul edilen eylem, Kanunun 3. ve 4. maddelerinde düzenlenen örgütün amaçladığı suçlar ile amaç suç doğrultusundaki eylem ve faaliyetler bağlamında işlenen terör suçlarının işlenmesini sağlayıcı ve kolaylaştırıcı nitelikte bir eylem olduğunda kuşku yoktur. Ancak, Türk Ceza Kanunun genel sistematiği içerisinde düşünüldüğünde; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığında yardım suçu düzenlendikten sonra bu çerçeve içerisinde, terör örgütlerine silah sağlamak veya finansman sağlamak suretiyle yardım suçunun, terör örgütlerine yardım suçunun özel bir düzenleniş şekli olduğu ve bu düzenlemenin ayrıca getirilmesinin de bir gerekçesi ve amacı olduğu anlaşılmaktadır. Özel bir kanun ile 6415 sayılı Kanunun örgüte fon sağlamak suretiyle yardımı düzenlenme amacı, kanunun gerekçesinde açıklanmaktadır. Kanuni düzenleme yapılmasının başlıca nedeni, terör örgütlerinin değişik finansman kaynaklar ve metodları ile gerek ulusal gerek uluslararası boyutta mücadelenin etkinleştirilmesidir. Finansman kaynakları ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu, silah kaçakçılığı, ulusal boyutta vatandaştan haraç alma faaliyetleri, yerel yönetimlerin insan ve malzeme gücünün örgütlerin faaliyetlerinin finansmanına seferber edilmesi gibi faaliyetlerin engellenmesidir. TCK'nın 314/3, 220/7 delaletiyle 314/2 maddesi kapsamındaki yardımdan farklı daha organize, düzenli, süreklilik ve çeşitlilik arz edecek şekilde örgüt ile hiyararşik bir bağ kurulmadan, belli bir organizasyon dahilinde ulusal ve uluslararası boyutta yapılan yardım eylemlerinin cezalandırılması olduğu açıktır.
(Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2017 tarih ve 9-2013/354004 sayılı itiraz)
Somut olayda olduğu gibi sanığın kırsalda faaliyet gösteren silahlı terör örgütü PKK mensubu kardeşine ve bu örgüte verilmek üzere değeri para ile temsil edilebilen yiyecek gibi yaşam malzemesi vermek ve temin etmek şeklinde gerçekleşen eyleminin 6415 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden sanığın eyleminin 5237 s. TCK’nın 314/3, 220/7, 314/2 maddelerinde düzenlenen şekliyle genel nitelikte silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık müdafii'nin istinaf itirazları yerinde olduğu hükmün öncelikle bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekirken esastan reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. (¤¤)