(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 63) (3713 S. K. m. 5) (16. CD. 26.10.2017 T. 2017/1809 E. 2017/5155 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2017 tarihli, 2017/3102 esas ve 2017/100214 sayılı iddianamesiyle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla sanığın TCK'nın 314/2, 53/1, 54/1-4, 63/1 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli hükmü ile; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca neticeten 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Örgüt üyesi örgüt amacını benimseyen örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine ter eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayır edici fark örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Örgüte sadece sempati duymak, ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini, benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı filleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "Suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266 Alacakaptan Cürüm işlemek için Örgüt syf. 28, Özgenç Genel hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar doğrultusunda yapılan incelemede;
1-) Sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçen " 1 adet siyah renkli Sony Ericson marka imei numarası tespit edilemeyen cep telefonu, 1 adet arka kapağı beyaz renkli general mobile marka Kocaeli Büyük Şehir Belediye yazılı (16GB CE 1622) ibareli tablet, 1-128'e kadar numaralandırılmış çok sayıda CD ve DVD, 1 adet Samsung marka …………. imei numaralı telefon, 1 adet 8990029300508955304N181179 64KB sim kart, 1 adet mini kamera kaseti, 129-161'e kadar numaralandırılmış çok sayıda CD ve DVD, 1adet Samsung marka …………….. imei numaralı telefon, 1 adet Nokia 311 marka ……………. imei numaralı telefon ve bu telefonun için de avea 128KB sim kart ve micro sd kart, 1 adet bilgisayar kasası içerisinde Samsung marka HD 161HJ model 160GB'lık harddisk'e" el konulduğu ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce incelemenin devam ettiği bildirildiği halde bu inceleme sonucu beklenmeden eksik inceleme ile karar verildiği,
2-) Sanık hakkında soruşturma aşamasında beyanda bulunan ancak yargılama aşamasında dinlenmeyen B. Ç. ve T. Ç. isimli şahıslarla ilgili varsa soruşturma evrakı ya da dava dosyalarının getirilerek sanıkla ilgili beyanda bulunup bulunmadığı belirlenmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmiş olması,
3-) Mahkemenin gerekçesinde " Sanık M. S.' ın liseyi Kocaeli ilinde okuduğu, lise son sınıfta üniversite sınavlarına hazırlık kapsamında Kocaeli ilinde bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı M. I. Dershanesine gittiği, 1999 yılında İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandığı, Darende ilçesinde bulunan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Fatih Erkek Öğrenci Yurdunda birinci sınıfın ilk dönemi boyunca kaldığı, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesine yatay geçiş yapması nedeniyle bu yurttan ayrıldığı, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki öğrenimi sırasında ise kendi beyanına göre arkadaşlarının daveti üzerine zaman zaman örgütün evlerindeki sohbet toplantılarına katıldığı, üniversiteden mezun olduktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı camilerde imam-hatip olarak çalıştığı, bu dönemde de terör örgütünün sohbet toplantılarına katıldığı, sanık M. S.'ın 2012-2014 yıllarında Diyanet İşleri Başkanlığının görevlendirmesi ile Kırım'da çalıştığı, burada çalıştığı süre boyunca da örgüt mensuplarıyla irtibat halinde olduğu, tanık beyanlarına göre davetlere çoğunlukla örgüt ile iltisakı bulunan kişilerin davet edildiği, bu yöndeki şikayetler nedeniyle sanık hakkında idari soruşturma yürütüldüğü, Diyanet İşleri Başkanlığınca görevlendirmesi sona erdirilerek tekrar Türkiye' ye döndüğü, kurumlar arası geçiş yaparak öğretmen olarak çalışmaya devam ettiği, Hendek ilçesinde bulunan ve silahlı terör örgütü ile iltisaklı Tepecek ve Ümran Erkek Öğrenci Yurtlarında sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, sohbet abiliği yaptığı, katılımcılara yönelik terör örgütünün faaliyetlerinden bahsettiği, örgüte bağlılığını bildirme adına önceliğinin örgüte hizmet olduğunu, imam-hatiplik görevinin ikincil konumda olduğuna dair söylemlerde bulunduğu, örgüte eleman kazandırmak amacıyla Tepecek Yurdunda toplantı icra edildiği, bu toplantıya bir kısım okul müdürlerinin de katıldığı hususunun bir kısım tanık beyanı ile anlaşıldığı, bunun yanında sanığın silahlı terör örgütüne mezahir Zaman Gazetesine bir süre abone olduğu, Kırım'da görevli olarak çalıştığı dönemde de çocuğunu aynı örgütle iltisaklı Sis Okullarına gönderdiği, Asya Katılım Bankasında hesap açtırarak bir müddet bu hesabını kullandığı, silahlı terör örgütü ile iltisaklı Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunduğu, sanığın bu şekilde silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında faaliyetlerde bulunduğu, örgütle organik bağ kurduğu, sanığın eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı, dolayısıyla suçun maddi manevi unsurlarının irtibatlı oluştuğu" şeklindeki gerekçeye dayanılarak hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 esas ve 2017/5155 karar sayılı ilamında belirtilen bozma gerekçesi ve FETÖ/PDY örgüt üyeliğinin niteliği ve benzer eylemlerin değerlendirilmesine dair içtihadı gözetilerek sanığa atılı eylemlerin sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında olup olmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
4- Kabule göre de;
Hüküm, duruşmaya getirilip tartışma konusu yapılan delillere dayanır, ilkesi doğrultusunda, yerel mahkemenin kararından önce mevcut olan, ancak dosya kapsamında bulunmayan ve haklarında soruşturma yürütülen tanıklar B. Ç. ve T. Ç.'ın beyanları duruşmaya getirtilip tartışılmadan, gerektiği takdirde tanık olarak dinlenmeden hüküm verilmek suretiyle CMK'nın 217/1 maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nun CMK'nın 289/1-h,g 280/1-b maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK .nun 284 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)