T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/168
KARAR NO: 2024/475
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2023
NUMARASI: 2023/609 E - 2023/695 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ...'ın aslen ... isimli İran vatandaşı olduğunu, icra takibi açıldığı aşamada geçici kimlik numarasının ve Türkiye'de oturma izninin bulunduğunu, müvekkili Türkiye'de yatırımları olan , vatandaş olmak için bekleyen, kanunlara ve yasalara saygılı biri olup hali hazırda TC vatandaşlığını kazandığını,Davacının ilk olarak -amacı doğrultusunda- mülk alarak vatandaşlık başvurusu yap- maya çalıştığını, dava dışı ...'ın " benim Van'da bir yerim var, onu sana satarım, şirke- tim ...'ya parayı gönder, tapuyu üzerine geçiririz, sen de rahatça vatandaş olursun, hem Van İran'a da yakın" diyerek davacıyı kandırdığını, karşı yanın telkinlerine aldanan davacının gayrimenkulün kendisine devri için davalının şirketi olan ... Ticaret Limited Şirketi (Beşiktaş Vd -...) hesabına; *10/12/2021 tarihinde Belge no:... olan dekontla 100.000,00 Euro*15/12/2021 tarihinde Belge no:... olan dekontla 65.000,00 Euro *15/12/2021 tarihinde Belge no:... olan dekontla 85.000,00 Dolar para gönderdiğini, gönderilen paraların hepsine "VAN İLİ TUŞBA İLÇESİ ... MAH. ... ADA VE ... PARSEL FABRİKA VE ARSA HİSSE ÖDEMESİ (VATANDAŞLIK)" açıklamasının yazıldığını , Para transferinin yapıldığı 10/12/2021 tarihinden bu yana dava dışı ... tarafından gayrimenkul devri sağlanmadığı gibi yapılan ödemelerin de iade edilmediğini, Davalının ,müvekkilini " vatandaş yapacağım" diyerek kandırması sonucu dövizlerini aldığını, bu olay aynı zamanda dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...-Haz. Numaralı dosyası üzerinden şikayette bulunduklarını,Bundan sonra dışı ...'ın (... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi yetkilisi) ... ile birlikte gelerek davacıya "ekonomik sıkıntı içindeyim, Korona nedeniyle işler çok bozuldu. Sana paranı iade edemiyorum. Sen bu paraya karşılık gel şirkete ortak ol, vatandaş olunca sana hisselerini veririm" teklifinde bulunduğunu, davacının bu teklifi ilk başta kabul etmemiş ise de , daha sonra parasını kurtarabilme umuduyla kabul ettiğini, bu tarihten sonra -yani 01/11/2022 sonrasında- 2023 yılı itibariyle tarafların ilişkilerinin çok daha grift bir hal aldığını,... ve davalı şirket yetkilisi ...'ın bu tarihten sonra şirketlerin ne ödemesi olsa davacı ...'dan para istediklerini "artık ortağız bunu senin ödemen lazım", "şirketler zaten senin olacak maaşları senin ödemen lazım", "gümrükçüye para ödenecek, sen öde yoksa malları çekemeyeceğiz" gibi sözlerle davacıyı kandırdıklarını ve para öde- mesini sağladıklarını, bu beyanlara aldanan davacının ;-... Makina Sanayi Ve Dış Tic. Limited Şirketi'nin şirket hesaplarına para gönderdiğini, -... Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin üçüncü kişilere olan borçlarını ödediğini,-... Sis. Anonim Şirketi'nin üçüncü kişilere borçlarını ödediğini -... Sis. Anonim Şirketi'nin şirket hesaplarına para gönderdiğini ,-...'nin üçüncü kişilere borçlarını ödediğini,-Davalı ...'ın şahsi hesaplarına TL ve döviz olarak para gönderdiğini,-Davalı ...'ın üçüncü kişilere borçlarını ödediğini, -Davalının oğlu ...'ın şahsi hesaplarına para gönderdiğini, Gün geçtikçe bir sarmalın içinde kalan davacının durmadan adı geçen kişilere ve şirketlerine para gönderir duruma geldiğini, ... ve davalı şirket yetkilisi ...'ın müvekkilimden kendi şahsi hesaplarına da para göndermesini istediklerini, her defasında "merak etme bunların kat kat fazlasını vatandaş olur olmaz şirket hissesi olarak alacaksın" diyerek davacıyı kandırdıklarını,Neticede davacının karşı tarafa toplam 13.647.955,43 TL-195.000,00 USD - 165.000,00 Euro (bugünkü güncel kurla toplam yaklaşık 24.000.000,00 TL [yirmidört milyon Türk Lirası]) göndermdiğini ,Eldeki davaya dayanak İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinde, davacının ...'nin üçüncü kişilere olan borç- larına karşılık kendi hesabından yaptığı ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini talep ettiğini, davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; İtirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın asıl alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce " Davacının davalı şirket ortağı olduğuna ve alacak tale- binin ortaklıktan kaynaklandığına dair bir iddiasının bulunmadığı, davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığı, davacının tacir olduğuna dair bir delil ve iddia da bulunmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin TTK'da değil TBK'da düzenlendiği, davanın 6102 sayılı kanunun4. Mad- desinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5. maddesinde belirtilen nisbi ticari davalardan da olmadığı, ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu" belirtilerek göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Her ne kadar hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiş ise de, davacı tarafından maktu istinaf karar harcının ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 344/1. maddesinde "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. hükmü kıyas yoluyla uygulanır" hükmü getirilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece öncelikle kararın niteliğine göre yatırılması gereken, maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile maktu istinaf karar harcını mahkeme veznesine yatırması için davacı vekiline muhtıra çıkarılarak harçların 1 haftalık kesin süre içinde yatırılmasının sağlanması, süresi içinde harç yatırıldığı takdirde taraf vekilleri yönünden istinaf incelemesi yapılabilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesini teminen, dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekili, katılma yoluyla kararı istinaf etmesine karşın, maktu istinaf karar harcını ve maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırmadığı, öncelikle kararın niteliğine göre yatırılması gereken ,maktu istinaf karar harcını ve maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırılması gerektiğinden, Harçlar Kanunu HMK 352/1-ç , 344 ve 346. maddeleri uyarınca bu eksikliğin ikmalini sağlamak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024