T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1439
KARAR NO: 2024/2738
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/01/2024
NUMARASI: 2022/175 E - 2024/13 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapıla.n inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile /... ... cad.No:... Karaköy-Beyoğlu-İstanbul adresinde bulunan Kulübe Büfe'nin işletilmesi için 09.07.2019 tarihli bir adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ...'ın adi ortaklığa 95.000,00-TL nakit yatırarak kendisinden 95.000,00-TL bedelli teminat senedi aldığını, imzalanan sözleşmenin 8.maddesinde söz konusu senedin yalnızca ortaklık tesisi için alınmış olup başkaca herhangi bir ticari borç ve alacağa dayanmamaktadır ifadesiyle verdiğini, senedin teminat senedi olduğu ve herhangi bir borç ve alacak içermediği açıkça belirtildiğini, Beyoğlu ... Noterliğinden keşide ettiği 31/01/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının işyerinde yaptığı usulsüzlükleri, kasadan rızası dışında para aldığını, ciroyu eksik gösterdiği bu nedenle hukuki yollara başvuracağının ihtarı ile söz konusu teminat senedini tarafına iade etmesini ihtar ettiğini, 12/02/2022 tarihinde aynı nedenlerle Karaköy Polis Amirliğine yapılan şikayet üzerine ,senedi kendi ortağına ciro ederek takibe koymak üzere kambiyo senedi hükmünü haiz olmayan senet ile ilgili ihtiyati haciz kararı alarak tüm taşınmaz, araç ve banka hesaplarının haczedildiğini, davalının bedelsiz teminat senedini ... Ltd. Şti. yetkilisi olan şüphelinin gayri resmi ortağı olan diğer davalı takip alacaklısı görünen ...'ye ciro ederek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından aleyhine takip başlatıldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takibe esas 18/01/2022 vadeli 95.000,00-TL bedelli senedin teminat sebebi olması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili tarafından, davacı ... ve diğer borçlu ... aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/68 D.İş sayılı dsyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, ihtiyati haciz kararı uyarınca İstanbul ... İcra Dairesinin ..Esas no'lu dosyası ile her iki borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, davacı ile diğer borçlu arasında imzalanan ortaklık protokolünün tarafı olmadığını, diğer borçlu ...'a karşı ileri sürebileceği defilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkilinin taraf olmadığı bir sözleşmeden kaynaklı sorumlu tutulmasının, mücerretlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin takip konusu senedi diğer borçlu ...'dan alacağına mahsuben aldığını, davacının senedin vadeden sonra devir edildiğini ve alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiği beyanlarının da gerçek dışı olduğunu, alacaklı olduğu takip dosyasında, iki borçlu taraf arasındaki uyuşmazlık nedeniyle zarara uğrayan tarafın şu anda alacaklı olan müvekkili olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların muhatabının müvekkili olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyada yapılan icra takibin müvekkilinin de davacı gibi borçlu sıfatı ile yer aldığını, dolayısı ile icra dosyasında borçlu olan kişinin icra dosyasına karşı açılan menfi tespit davasında davalı olarak yer alması hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı taraf ortaklık tesisi aşamasında aralarında adi bir sözleşme akdetmiş olduğunu, işbu sözleşme gereği müvekkilinin ortaklığa 95.000 TL para koyduğu ve sözleşmenin 9. maddesinde hüküm altına alındığı üzere davalı müvekkilinin 08.07.2021 tarihinden sonraki tarihlerde ortaklıktan ayrılması halinde işleme konulacağı şeklinde olup, davacı taraf 17.01.2022 tarihinde sözlü olarak müvekkili ortaklıktan çıkarmış resmi olarak da Beyoğlu ... Noterliği 31.01.2022 yarih ... yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilini ortaklıktan çıkardığını, müvekkilinin senedi ciroladığını ve ticari hayata katıldığını, ortaklıktan çıkarma ve icra takibi tarihinin 08.07.2021 tarihi sonrası olduğuna göre davalı müvekkilinin senet üzerinde işlem yapma hakkının doğduğunu, müvekkilinin ... Sigortanın gayri resmi ortağı olduğu yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu senedin vadeden sonra ciro edildiği, bu sebeple alacağın temliki hükümlerinin devreye girdiği senedin teminat senedi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin iddia edildiğini, dava konusu senedin ortaklık ilişkisinden bağımsız olduğu, taraflar arasında yapılan para akışı ticari işler bağlamında tanzim edildiği keşide edilerek müvekkiline verildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, yapılan değerlendirmede ise; davalıların uzun zamandır birbirlerini yakınen tanıdıkları ve davacının sigorta poliçelerinin de davalı ...'ye ait olan sigorta acentesi tarafından yapıldığı tüm dosya kapsamından sabit olup, TTK 686 maddesine göre davalı takip alacaklısının senedin veriliş nedenini bilebilecek durumda olan üçüncü kişi konumunda olması sebebiyle senedi iktisapta iyi niyetli olmadığının kabulünün gerektiği dolayısı ile senet sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığı gerekçesi ile; "1-Davanın KABULÜ İLE, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu 18/01/2022 vadeli, 95.000,00-TL bedelli senet sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir. Kararı davalılardan ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalı ...'nin davacı ile diğer borçlu arasında imzalanan sözde ortaklık protokolünün tarafı olmadığını,bu nedenle diğer borçlu ...'a karşı ileri sürebileceği defilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini,müvekkilinin taraf olmadığı bir sözleşmeden kaynaklı sorumlu tutulmasının mücerretlik İlkesine aykırılık teşkil ettiğini, senedin devrinde hamil, cirantanın esas borç ilişkisinden kaynaklanan haklarını değil, senette yazılı olan hakları devraldığını,bunun sonucu olarak, temel işlem sakat veya geçersiz olsa bile soyut kambiyo senedinin geçerliliğine zarar gelmediğini,takibe konu senet incelendiğinde senedin üzerinde teminat senedi olduğuna dair en ufak bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin takip konusu senedi diğer borçlu ...'dan alacağına mahsuben aldığını,davanın haksız ve yersiz olduğunu,. davacı borçlunun , senedin ne zaman ciro edildiği bilgisine sahip olmadığı gibi, böyle bir bilgiye sahip olmasının da mümkün olmadığını,davacı borçlunun 31.01.2022 tarihinde diğer borçluya ihtarname keşide etmesinin senedin bu tarihten sonra ciro edildiğine karine teşkil etmeyeceğini, bu nedenle alacağın temliki hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, Türk Ticaret Kanunu madde 690:"(1) Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur. (2) Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır."maddesinden anlaşılacağı üzere tarihi olmayan cironun gecikmiş ciro olacağı ve alacağın temliki hükmünü doğuracağı yönünde hiç bir hüküm bulunmadığını, davacı tarafça bu yönde hiç bir delil sunulmamış olup, nerden alındığı ve nasıl oluşturulduğu belli olmayan bir takım mail adı ve fotoğraf sunulduğunu,davacı yanın sunmuş olduğu delillerin hiç bir karşılığı olmayıp hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu,ancak yerel mahkeme tarafından yerinde olmayarak işbu delillerle usul ve yasaya aykırı olarak değerlendirildiğini,Yargıtay kararında da görüleceği üzere tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılacak olup bu karinenin aksini iddia eden borçlunun iddiasını İİK'nun 169/a maddesinde yazılı belgelerle ispatlaması gerekeceği kuralı bulunduğunu,davacının bu hususa ilişkin tek bir somut delil sunmadığını,davacı yan tarafından bu hususun tanık beyanları ile de ispatlanmasının mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla ,davacının borçlu olarak göründüğü 95.000,00 TLlık senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yöneliktir. Dava konusu 08/07/2019 tanzim, 18/01/2022 vade tarihli, 95.000,00 TL bedelli senedin, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ...'ın lehtar, cirantasının ise, takip alacaklısı davalı ... olduğu, davalı ... tarafından davacı ve diğer davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, ayrıca, olaya ilişkin İstanbul CBS nın 2022/44889 soruşturma sayılı dosyanın 2022/35597 soruşturma sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi sonrası, bedelsiz senedi kullanma, huzur ve sükunu bozma suçlarından dosya davalısı ...'ın şüpheli sıfatıyla hakkında yapılan soruşturma sonunda soruşturma konusunun hukuki itilaf olduğu belirtilerek takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/164 Esas sayılı dava dosyası ile ,davacı tarafından davalılardan ... aleyhine adi ortaklığı tasfiyesi ve alacak istemine ilişkin dava açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi müzekkeresinde, dava dışı ... Ltd Şti'nin sicil kaydında, davalılardan ... şirket ortağı ve yetkilisi olduğu bildirilmiştir. Yargılama sırasında davalı takip alacaklısı ...'nin takip konusu senedi iktisapta kötü niyetli olduğu hususunda davacı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava ,davacı ile davalılardan ... arasındaki adi ortaklık sözleşmesi kapsamında davalı ...'a ortaklığa koyduğu 95.000,00 TLyı teminen 95.000,00 TLlık bononun teminat senedi olarak verildiği,hatta bu hususun ve başka amaçla bu senedin kullanılamayacağının hakkında ciro yasağı bulunan 95.000,00 TL bedelli bononun ciro yasağına aykırı olarak diğer davalı ...'ye ciro edildiği ve bu davalı tarafından da bedelsiz olduğu bilindiği halde davacının zararına hareket edilerek ciro yoluyla temlik alınmak suretiyle takibe konu edildiği iddiasıyla takibe konu edilen bu senetten dolayı davacının davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ve davalı ... arasında büfe işletilmesi için adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı, bu ortaklık için ... tarafından 95.000,00 TL konulduğu,buna karşılık teminat olarak davacının davalı ...'a 95.000,00 TLlık teminat senedi verdiği ve bu senedin adi ortaklık tesisi için verildiği ,başka herhangi bir ticari borç ve alacağa dayanmadığının ,ayrıca bu senedin ...'ın ortaklıktan ayrılması aşamasındaki uyuşmazlıkta işleme konulacağının belirtildiği görülmüştür. TTK 825/2.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı kim ise ona karşı şahsen haiz bulunduğu def’ileri ileri sürebilir. (2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." hükümleri mevcuttur. Davacı tarafça sunulan işyeri sigorta poliçesinin incelenmesinde;sigorta ettirenin davacı , acentanın ise dava dışı ... Hizmetleri Ltd Şti olduğu,bu sigorta şirketinin ortağının ise davalı ... olduğunun ticaret sicil kayıtlarından belirlendiği,davacı ile davalı ...'nin aralarında daha önceden bir tanışıklık olduğunun bu şekilde ortaya çıktığı,dolayısıyla adi ortaklık sözleşmesinde teminat olarak belirtilen dava konusu 95.000,00 TLlık senedin davalı ... tarafından diğer davalı ...'ye ciro edilmesinde ciro ile senedi devralan ...'nin bu senedi kötüniyetli aldığının dosya kapsamı itibarıyla ispatlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı ...'nin TTK 825/2 maddesinde belirtildiği şekilde bilerek borçlunun zararına hareket ettiği kabul edilerek, tüm davalılar hakkında bu teminat senedi nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığına hükmedilmesinde aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 6.489,45 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.622,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.867,08 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/10/2024