T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1044
KARAR NO: 2024/2726
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/12/2023
NUMARASI: 2019/503 E - 2023/1129 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ticaret Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna kayıtlı kuruluşunu tamamladığını ve aktif bir şirket olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin İstanbul ili Güngören ilçesi ... Mah. ... Caddesi ... İş Merkezi ... no ... ve ... bloklarından oluşan taşınmazların kiralayan işletmeci olduğunu, müvekkilinin serbest tüketicilerin enerji alım-satım formuna uygun davalı kurum ile sözleşmesi olan dava dışı ... Satış A.Ş ile 01.04.2012 tarihli tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan tek terimli, tek zamanlı ticaret hanede tesisat, abone numarası ... ile bir yıllık 30.000.00.TL teminatlı iş ve güvence bedellerini yatırarak elektrik abonesi olduğunu, davalı şirketle yapılan 31.01.2014 tarihli ek protokolle taraflar arasındaki sözleşmenin 30.04.2016 tarihine kadar uzatıldığına dair anlaşma yapıldığını, bu şirkete sözleşmeden kaynaklı hiç bir borcunun olmadığına dair ödeme belgelerini dosyaya sunduklarını, tedarikçi dava dışı ... şirketinin 30.05.2018 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesini 01.07.2018 tarihinden itibaren sözleşmenin fesih edileceğine dair bildirimi yaptığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin davalı ... A.Ş. ye süresi içinde müracaat ettiğini, davalı şirketle 04.07.2018 tarih itibariyle davalıyla sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen kullanım yeri, sayaç ölçüm sistemleri bilgileri sözleşme kapsamında belirlendiğini, davalı şirket tarafından 08.08.2018 tarihinde yapılan kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit raporu tutulduğu anlaşıldığını, davalı kurum çalışanlarının" ilgili tesisatın sistemde ATO 15/5 (X1035) olarak kayıtlı fakat yerinde "...-...-..." seri nolu "..." marka "20/5 (X1380) akım trafolarının bağlı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde düzenledikleri tutanakla müvekkil şirkete açıkça hukuka ve maddi duruma aykırı şekilde kaçak kullanım cezası tahakkuk ettirildiğini , kaçak elektrik kullandırdığını iddia edilen dönemlerde dava dışı ancak davalıyla sözleşmesi olan ... şirketine müvekkilinin yapılan tüketim bedellerini ödediğini, davalı ile dava dışı ... şirketi arasındaki enerji satış ve kat sayı uygulamasının müvekkili şirketi bağlamadığını , sayaç tahakkukunu müvekkili şirketin düzenli olarak ödediğini, davalının 2015 yılı itibariyle kabul verdiği sisteme farklı bir tarife gerekçesiyle kaçak kullanım adı altında borç tahakkuku yapması açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı kurumla yapılan görüşmelerin ve 13.08.2018 tarihli itirazları neticesiz kalan faturayı ödeme zorunda bırakılan müvekkiline elektriğinin verilmesi akımın sağlanması uğruna 16.08.2017 tarihinde davalı kurumla kaçak tahakkuku ödeme zorunda kaldığını ve taksitlendirme protokolünü imzaladığını, davalının, dava dışı akit ... şirketiyle yapmış olduğu elektrik dağıtım sözleşmesi çerçevesinde ... şirketiyle müvekkilin yaptığı 01.04.2012 ve 31.01.2014 tarihli ek abonelik sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin kullanım enerjisinin 630 kVA dan 1250 kVA ya çıkarılması, sözleşme sonrası 15/5 A olan O.G ölçü akım trafoları yeni güce göre 20/5 A olarak tebdil edildiği, davalı şirket elemanlarının 20/5 A olarak değişikliği geçici kabul tutanağı ekinde 05.12.2015 günü tutanakla belirledikleri, haksız ödemeyle ceman 112.068.07 TL tutan ceza nedeniyle borçsuz olduklarının tespitine, yapılan 112.068.07 TL ödemenin istirdadına, 1.067.27 TL jeneratör yıpranması, 5.932.73 TL yakıt gideri toplam 7.000.00.TL maddi tazminatın, usulsüz ve merkezden elektrik akım kesintisi nedeniyle jeneratörün devreye geç girmesi aksaklıklar yaşanması onlarca saygın kiracıların bundan zarar görmesi ve etkilenmiş olması nedeniyle müvekkili şirkete karşı şikayetler nedeniyle müvekkili şirketin prestij ve itibar kaybı nedeniyle uğranılan 100.000.00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini dava ve talep ettiklerini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, sayaç ve mühür üzerinde hiçbir işlem yapmadıklarını, bu konuda müvekkile tahakkuk eden ve gerçek tüketimin bedelini süresi içinde akit şirkete ödediğini, tüketim dışı ve katsayı çarpanına endeksli olarak faizi ve cezasıyla birlikte 112.068.07 TL borçtan dolayı müvekkilinin borçsuz olduğunun açık olduğunu, borçsuz olduğuklarının tespitini, haksız, maddi gerçeğe ve hukuka aykırı tahakkuk ettirilerek tahsil edilen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak, müvekkiline ödenmesine, (istirdadına) maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede ... nolu tesisatta 08.08.2018 tarihinde yapılan kontrolde tesisatta akım trafolarının oranının (ATO) 15/5 ve tahakkuk çarpanı 1035 olarak sistemde kayıtlı iken yerinde akım trafo oranının 20/5 ve sayacın tahakkuk çarpanının 1380 olduğu görülerek ... nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, sayacın 14.08.2017-08.08.2018 tarihleri arasında sayaç tahakkuk çarpan oranındaki değişiklik nedeniyle (1850,24-1091) X 345 = 261937 kWh karşılığı eksik tahakkuk yapıldığı görülerek kaçak ceza bedeli alınmadan ek tahakkuk olarak fatura edildiği tespit edildiğini, yapılan işlemlerde hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunu davacı tarafın maddi tazminat talepleri de yerinde olmadığını, davacının manevi tazminat isteyebilmesinin hukuki şartlarının davada hiçbir suretle gerçekleşmediğini, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat istemi ve manevi bir zararın doğmuş olduğunun ispatlanamadığını, manevi tazminat talebine dayanak gösterilen tüm iddiaların somut gerçeklere uyarlı olmadığını ve davacı tarafından da ispatlanamadığını, davacının ödeme yaptığı ve fazla ödediği iddiasına ilişkin olarak, bu iddiayı kabul etmediklerini, bir an için haklı olduğunun kabulü halinde dahi, davacının ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını da ispatlaması gerektiğini, Borçlar Yasasının 62. maddesine göre ihtiyariyle yapılan bir ödeme olduğundan onu geri istenemeyeceğini,davacının ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmeden ödediğini, serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedel geri istenemeyeceğini, BAM ve Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu, sonuç olarak davacıların haksız ve mesnetsiz davasının reddini talep etmiştir. Mahkeme,alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; dosya kapsamında yer alan 25.12.2015 tarihli geçici kabul tutanak bilgilerinden, davacı şirketçe talep edilen güç artışı nedeniyle akım trafolarının 15/5 orandan 20/5 oranına yükseltilmiş olduğu ve bu durumun davalı ... görevlilerinin imzalarının bulunduğu tutanaklar ile sabit olduğu, yani akım trafo değişikliğinden davalı kurumun haberdar olduğu, bu duruma rağmen davalı kurumca davacı şirkete eski akım trafo oranları dikkate alınarak fatura düzenlenmesine devam edildiği, dolayısıyla davacı şirketin tüketmiş olduğu elektrik miktarından daha az bir tüketim ile faturalandırıldığı, durumun davalı kurumca farkına varılması ile 08.08.2018 tarihinde kaçak/usulsüz elektrik kullanımına ilişkin tutanak düzenlendiği, tutanağa binaen davacı şirketin 14.08.2017- 08.08.2018 tarihleri arasındaki dönem için takılı sayacı tarafından kayıt altına alınan 1850,24 kwh-1091 kwh= 759,24 kwh X 345 (akım trafo oran farkından kaynaklanan değer) = 261.937,00 kwh üzerinden 110.197,00 TL tutarında tahakkuk çıkartıldığı, söz konusu tahakkukun aslında zaten davacı tarafından tüketilmiş ancak ödemesi yapılmayan tahakkuk olduğunun belirlendiği,bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı tarafından hatalı çarpan uygulanmak suretiyle davacının kullandığı elektrik enerjisi eksik hesaplandığı, belirtilen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi her ne kadar davalının hatalı tarife uygulaması müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukuki sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmeyeceği, olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlayacağı,bu nedenle davacının fatura ana para borcuna yönelik menfi tespit davasının reddi gerektiği,davacı tarafından her ne kadar elektrik enerjisinin kesildiği dönemde jeneratör kullanmak zorunda kaldığı bu nedenle maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de jeneratör için satın alındığı iddia edilen mazot faturalarının 1250 kw'lık sözleşme gücü için oldukça az olması, faturaların 1,5 aylık dönemi kapsaması ve davacı tanıkları tarafından kısa bir süreliğine elektrik enerjisinin kesildiğinin belirtilmiş olması nedenleriyle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiği,davalı kurumun dava konusu olayda müterafik kusurunun bulunması nedeniyle davacı tarafından davalıya ödenen faizin %50'sine denk gelen 403,84 TL bakımından açılan menfi tespit talebinin kabulü ile 403,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği,her ne kadar davacı vekili tarafından manevi tazminat talebinde de bulunulmuş ise de davacının tüzel kişi olması ve davalı tarafından tahakkuk ettirilen elektrik bedellerinin ilgili yasal mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davacının şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle ; "1-Açılan maddi tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 403,84 TL borçlu olmadığının tespiti ile bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Açılan manevi tazminat davasının reddine" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tesisatta akım trafoları hakkında yapılan incelemede abonenin kusurunun olmadığının bildirildiğini,buna rağmen tahakkuk eden kaçak tahakkuklarının icra baskısı ile ödendiğini, bu haksız ödemelere binaen 112.068.07 TL tutan ceza nedeniyle borçsuz olduklarının tespiti ve yapılan 112.068.07 TL ödemenin istirdadının gerektiğini, ... tarafından düzenlenen geçici kabul tutanağında davacı şirketin kaçak tüketiminin bulunmadığı ve çarpan hatasından kaynaklanan bir hesaplama bulunduğunun anlaşılacağını,kök ve ek bilirkişi raporunun çelişki ve hükme esas alınamayacak olduğunu,maddi ve manevi zararlarının irdelenmediğini belirterek ,davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davalı hakkında hükmedilen tutar yönünden de davanın reddini gerektiğini,davacının ihtirazi kayıt yapmadan ödeme yaptığını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuk nedeniyle menfi tespit ve istirdat ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Yargılama sırasında alınan 14/12/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı tarafın dava konusu döneme ait 2018 ve 2019 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı, faturalar, ödemeler ve kayıtları ile uyumlu tutulduğu, onaylarının yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 uyarınca davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın dava konusu döneme ait 2018 ve 2019 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun berat ve mali mühürlerinin alındığı, onaylarının yapıldığı,sahibi lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu faturaların ve iş bu faturaya ilişkin ödemelerinin davacı şirketin yasal ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davacı tarafın faturaya itirazının bulunmadığı, kayıtlarına göre iş bu faturayı taksitler halinde ödediği, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak; Davacı tarafın haksız tahsilat iddiası kapsamında ödenen 112.068,07 TI nin istirdadını talep ettikleri, dava konusu edilen 110.197.00 TL. tutarındaki tahakkukun aslında zaten davacı tarafından tüketilmiş ancak ödemesi yapılmayan tahakkuk olduğu, davacının bu bedeli ödemekle yükümlü olacağı, davalı şirketin endeks okumalarında çarpan farkını yanlış uygulaması nedeniyle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu,akım trafosunun dönüştürme oranının hatalı olması nedeniyle (20çarpan sayısı yerine 15) eksik tüketim faturalandırılmasında, davalı tarafından yapılması gereken dikkat ve ihtimamın başta ve sonraki sürede yapılmaması, yapılmış ise eksik veya hatalı yapılması yada sayaç okumalarında fark edilmemesi gibi sebeplerden dolayı davalının da kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,davalının müterafik kusurunun, işlemiş faiz bakımından indirim gerektireceği kanaatine varıldığı,bu nedenle davacı tarafça yapılan faiz ödeme tutarının %50 oranına tekabül eden 403,84 TL. tutarın davacı şirketçe davalı kurumdan talep edilebileceği,jeneratör faturaları bakımından; davalı kurumca davacının elektriğinin kesildiğine ilişkin belge görülemediği,jeneratörler için satın alındığı iddia edilen mazot faturalarının davacının 1250 kw lık sözleşme gücü için oldukça az tutarlar oldukları anlaşılmakla jeneratörün nereye hizmet ettiği hususunda belirsizlik mevcut olduğu, faturaların 1,5 aylık süreci ihtiva ettiği, 1,5 ay elektriğin kesik mi kaldığı, tutanak 08.08.2018 tarihli olup bu tarih öncesindeki jeneratör mazot faturalarının hangi gerekçe ile sunulduğu ve bedellerinin neden talep edildiğinin anlaşılamadığı, davacı şirketin jeneratör mazot ve yıpranma bedel talep edemeyeceği davacı şirketin manevi tazminat bedel talebinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiş,ek raporda aynı görüşün bildirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen tahakkuk bedellerinin incelenmesinde,bilirkişi raporunda geçici kabul tutanaklarında davalının güç yükseltilemesine dair husustan haberdar olmasına rağmen eski güç oranı üzerinden faturalandırmaya devam ettiği,bu durumun farkına varılması sonrası 14/08/2017 08/08/2018 tarihleri arasında takılı sayaçla kayıt altına alınan 1850,24-1091=759,24 kvhx345(akım trafo oran farkından kaynaklanan)=261,937,00 kwh üzerinden 110.197,00 TL tutarında fark çıkartıldığı,tahakkuk içeriğinde kaçak kullanım gerekçeli herhangi bir ceza bedeli yansıtılmadığının anlaşıldığı,110.197,00 TLnın davacının zaten ödemesi gerekin trafo oran bedeli olduğu,kısaca davacının trafo oran farkına göre tükettiği elektrik tüketimi karşılığı bulunduğu belirlenmiştir. Davacı tarafça toplamda 11.004,67 TLlık ödeme yapıldığı,bunun 807,67 TL sının gecikme zammına ilişkin olduğu,davalının %50 müterafık kusurlu olduğu gözetilerek ödenen gecikme zammı tutarı olan 807.67 TLnın yarısından davacının sorumlu olacağı gerekçesi ile davacının asıl ödemesi gereken normal tüketim bedelini ödemekle,bu tutardan dolayı istirdata konu alacağının bulunmadığı,ancak davacının gecikme zammından sadece %50 davalı müterafık kusuru nedeniyle 403,84 TL alacaklı olduğu belirlenmekle,buna dair alınan bilirkişi kök ve ek heyet raporundaki hesaplama ve tespitlerde aykırılık bulunmamaktadır. Davacının ödediği fatura bedeli asıllarının kaçak tahakkuk hesabını içermediği ,trafo oran bedeli olarak tahsil edildiği açıklığa kavuşmuştur. Ayrıca davacının elektriğinin kesildiğine dair kayıt ve bilgiye rastlanmadığından,davacının jeneratör kullanımı ve mazot giderini isteme gerekçesinin de ispatlanamadığı görülmüştür. Söz konusu trafo oran farkı faturasının ceza bedelini içermediği,yapılan tüketim farkına ilişkin olması ve tahsili nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin kabulüne imkan bulunmamaktadır.Davada davacı yönünden manevi tazminat koşulları oluşmamıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının ve katılma yoluyla davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve katılma yoluyla davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/10/2024