T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3107
KARAR NO: 2024/2873
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/05/2024
NUMARASI: 2024/116 E - 2024/433 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle;davalı/borçlu ... Sanati Tic. Ltd. Şti.’nin "... Mah. ... Blok No:... Dük: ... Beylikdüzü Ada ... Parsel ... Beylikdüzü/İSTANBUL" adresine ait tahakkuk edilen enerji bedelini ödemediğini, davalı/borçlu tarafından enerji bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, IIK hükümleri çerçevesinde alacağı tahsile yönelik hukuki sürecin işletildiğini, söz konusu faturalara istinaden; 3.840,38 TL Enerji bedeli, 155,77 TL gecikmiş gün faizi ve 28,03 TL faizin KDV'si dahil 4.024,18 TL'nin tahsili amacıyla ... Esas sayılı ilamsız icra takip yapıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, icra takibine itiraz edilmesi neticesinde ise itirazın iptalini dava yoluyla sağlamak ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek gerektiğini, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının her ne kadar ödeme emrine itirazında, abonelik sözleşmesinin tarafı olmamakla icra takibine konu ve abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak tahakkuk edilen normal dönem fatura bedellerinden ötürü borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de ekte ibraz edeceğimiz abonelik sözleşmesi ile açıkça görüleceği üzere, davalı abonelik sözleşmesinin tarafı olup işbu abonelik sözleşmesine istinaden, davalı adına tahakkuk edilen normal dönem faturalarından muhtevi dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden alacaktan sorumlu olduğunu, borçlunun itirazı ile icra takibinindurdurulmasının akabinde iş bu dava konusunun ticari iş olması, itirazlarının iptali ve takibin devamı, ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talebiyle davalı aleyhine itirazın iptali davası açmadan önce 6102 sayılı TTK' nın 5/A mad gereğince zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; görüşme sağlanamadığından ilgili anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini, borçlunun itirazında, tüketici olmasından mütevellit değişen oranlarda avans faizi talebimizin yerinde olmadığını ileri sürmüşse de bir limited şirket olmakla tacir vasfını haiz olduğundan müvekkil şirket tarafından dava konusu icra takibi ile avans faiz talebinde bulunulmasında, usule, yasaya, içtihada ve somut olaya aykırılık bulunmadığını, borçlunun, borcunun gerçek miktarını elektrik faturası ile bilmekte olup belli ve net olan alacağa itiraz ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun kötü niyetli olmasının şart olarak aranmadığını, borçlu ödeme emrine iyi niyetli olarak itiraz etmiş olsa bile icra inkar tazminatına karar verilebileceğini, müvekkil şirketin alacağına zamanında kavuşamadığı için zarara uğradığını, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini davalının ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Yönetmelik'in 11/4 maddesinde; "..İtiraz, itirazın ... dosyasına yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır.." şeklinde düzenlenmiş olup, davanın yasal süre içerisinde açılmadığının sabit olduğunu, dosya içeriği incelendiğinde; müvekkil borçlunun takibe 27/07/2022 tarihinde itiraz ettiğini ve buna yönelik kendisine "İtiraz Alındı Belgesi" (İşbu belge dosya içinde mübrezdir) verildiğini, akabinde davacının 07/02/2024 tarihinde işbu davayı açtığı görülmekle, buna göre hem alacağın hem de davanın zamanaşımına uğraması sebebiyle zamanaşımı yönünden öncelikle davanın reddi gerektiğini, davaya konu ... E. Sayılı takibe yönelik yapılan yetki itirazımızda da belirttiğimiz üzere müvekkilin yerleşim yeri Esenyurt ilçe sınırlarında olup, yetkili yerin Büyükçekmece Adliyesi olduğunu, gerek icra takibi gerekse huzurda açılan davanın yetkisiz yerde ikame edildiğini,yetkisiz icra dairesinde yapılan takip geçersiz olduğundan, iş bu davanın mahkemenizde açılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davaya konu abonelik sözleşmesinde uyuşmazlıklara ilişkin "Yetkili yerin İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri" olarak belirtilmesinin baz alınması halinde; bu durumda da itirazın iptali davasının açılması için yetkili mahkeme sözleşme gereğince İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla her iki durumda da mahkemenin yetkisiz olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, alacaklı tarafça takibe dayanak olan belgelerdeki müvekkilin abonelik sözleşmesinin ve faturaların tarafı ve borçlusu olmadığını, takibe itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere, müvekkili tarafından daha önce vekil tayin edilmiş olan ... sözleşmenin tarafı olmakla birlikte, müvekkilin iş bu kişiyi 17/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile azlettiğini, buna rağmen söz konusu kişinin müvekkil adına işyeri açmış olup, 07/03/2021 tarihli sözleşmeyi imzaladığı kanaatinde olduklarını, müvekkilinin abonelik sözleşmesinin tarafı olmaya yönelik herhangi bir beyan yada iradesinin bulunmadığını, ... hakkında söz konusu eylem ve işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın 2019/37501 S. Sayılı dosyası kapsamında soruşturmanın yürütüldüğünü, sözleşmedeki imza ve borcun müvekkiline ait olmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın zamanaşımı ve yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, aksi kanaatin hasıl olması halinde, müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının müvekkilin borçlu olmaması nedeniyle esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince; " usulden reddine, " kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 4.024,18TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2024