T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2990
KARAR NO: 2025/3072
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 02/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket yetkililerince 11.08.2020 tarihinde ...- İstanbul adresinde müvekkil kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "kayıtsız zati sayçtan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak H/326246 seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği,davalı/borçlu aleyhine, kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ...E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığın,davalının borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla , itirazın iptali ile takibin devamına , İ.İ.K. 257. ve devam eden maddeleri uyarınca dava takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 10.09.2025 tarihli tensip zaptının 11.maddesinde "İİK 257 vd. madde şartları gereği alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı belirli olmadığından davacı vekilinin davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacağının borca yeter tutardaki kısmına ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulmuş olup ihtiyati haciz yönünden haklılık tam olarak ispat edilmiş olduğu, alacağık muaccel olup; rehin ile de temin edilmediği, İcra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceği, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan takip dosyasında,davalı hakkında 135.754,08 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun borcun kendisi ile ilgisi olmadığından bahisle verdiği itiraz dilekçesi üzerine ilamsız takip durmuştur.
Dosyaya ihtiyati haciz talep eden vekilince ;11.08.2020 tarihli H/326246 seri numaralı (dava dışı ...hakkında düzenlenmiş olan) kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı , yerin fiilen davalı taarfından kullanıldığının tesbitine ilişkin tutanak, fotoğraf, kira sözleşmesi vs evrak, kaçak tahakkuk hesap bülteni ve faturalar,Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/520 Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararı sunulmuştur.
Tutanağın ticarethane cinsi yer için ,kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığından bahisle tutulduğu görülmüştür.
Davalının ,,Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/520 Esas sayılı dosyasında açtığı menfi tesbit davasında bu yeri kullandığını beyan ettiği görülmektedir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Buna göre yapılan değerlendirmede; dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin ara kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi, yaklaşık ispat gözetilerek faturalarla ilgili olarak ve %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davacı BEDAŞ'ın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf talebinin kabulü ile ,ara karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden ;
1-Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, icra takibine konu edilen faturalar yönünden 135.754,08 TL asıl alak ile sınırlı olarak ,bu miktar üzerinden %15 oranında teminatın davacı tarafça iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde yatırılması halinde, davalının menkul ve gayrımenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarını üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına,
Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına,
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/12/2025