T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2282
KARAR NO: 2025/2257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2025
NUMARASI: 2025/615 E -
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;"Müvekkil şirket yetkililerince 17.02.2021 tarihinde borçluya ait mahalde müvekkil kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği"EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/a bendine göre müvekkil şirketle sözleşme yapmaksızın mevzauat aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak davalı hakkında ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilmiştir. Davalı/borçlu aleyhine, kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için İStanbul Anadolu 20. İcra Dairesi'nin ...Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Borçlular ise iş bu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Dolayısı ile itirazın iptali ile takibin devamına yönelik tarafımızca dava açma zarureti mevcut olmuştur... yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden asıl alacağa uygulanacak 6183 sayılı yasa gereği değişecek yıllık oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına,Takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine " şeklindeki iddia ve talepler ile dava açılmıştır.Dava dilekçesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir.Mahkemece18/07/2025 tarihli ara karar ile ; alacağın yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartının sağlanmamış olması nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi ve devamı maddelerinde öngörülen şartların da oluşmadığı gerekçesiyle ; Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haczin tüm şartları mevcut olup, yerel mahkeme tarafından verilen red kararı yerinde değildir.Bilindiği üzere İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, muaccel ve rehinle temin edilmemiş para borçlarında alacaklının haklarının korunması için öngörülmüş geçici bir hukuki koruma tedbiridir. İhtiyati haciz talebinde, alacağın kesin ispatı değil; alacağın varlığına dair kuvvetli emarelerin mahkeme önüne sunulması yeterlidir.Somut uyuşmazlıkta;Müvekkil şirketin 11.06.2021 tarihli kaçak elektrik kullanımına ilişkin resmi tespit tutanağı,Video kayıtları,Enerji tüketim raporları ve Tahakkuk fişi ile fatura örnekleri gibi somut ve ciddi deliller, alacağın hem varlığını hem muacceliyetini kuvvetli şekilde ortaya koymaktadır.Yerel mahkemece, kaçak elektrik kullanım tutanağının HMK m.204/2 kapsamında geçerli belge olmadığı, faturalara ilişkin evrakların ise tek taraflı düzenlenmiş belgeler olduğu gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı değerlendirilmiştir. Oysa İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz aşamasında kesin ispat değil; güçlü delil ve emarelerin varlığı yeterlidir. Mahkemenin, alacağın varlığı ve tahsilinin tehlikeye düşüp düşmediği somut olguları değerlendirmeden, yalnızca belge türüne dayanarak reddettiği karar, yasal düzenleme ve içtihatlarla bağdaşmamaktadır. ... davalının kötü niyetli davranışları, müvekkilin alacağının tahsilini güvence altına almak için ihtiyati haczin uygulanmasının zorunlu olduğunu açıkça göstermektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı ...hakkında "sözleşmesiz elektrik kullanmak" gerekçesiyle tutanak tutulduğu, sözleşme altında isim ve imza bulunmadığı görülmektedir.Takip dosyasında ,borçlular vekilince verilen itiraz dilekçesinde "Alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcumuz yoktur, alacaklıyla aramda herhangi bir hukuki ilişki olmamış, kendisiyle aramda bir sözleşme de imzalanmamıştır. Sözleşmeye ve imzaya itiraz ediyoruz " şeklinde itiraz edildiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Buna göre yapılan değerlendirmede; davanın bulunduğu aşama,henüz bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olduğu ,tutanağın altında hakkında tutanak tutulanın isim ve imzasının bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamada tesbit edileceği, mevcut dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ,bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/09/2025