T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1707
KARAR NO: 2025/1821
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2024
NUMARASI: 2024/804 E
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet nolu kullanımın yeri için dava dışı ... Satış A.Ş ile abo- nelik sözleşmesi akdettiğini,elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından söz konusu işyerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanak gereğince , 21.11.2024 son ödeme tarihli 24.876,54 TL kaçak tüketim ve 313.230,14-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası olmak üzere toplam 338.106,68 TL borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını,kaçak elektrik kullanım iddiasının haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yok- sun olduğunu, huzurdaki davadan önce, başvuruları üzerine İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2024 tarihli ve 2024/564 D.İş sayılı ilamı ile " davaya konu fatura borçları nedeniyle elektrik ener- jisinin kesilmemesi" yönünde tedbir kararı verildiğini beyanla; HMK md. 109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen 21.11.2024 son ödeme tarihli ... nolu ve 24.876,54-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve 11.11.2024 tarihli ... nolu ve 313.230,14-TL bedelli kaçak ek tüketim faturasından ibaret toplam 338.106,68 TL'lik borcun şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, HMK md.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2024 tarihli ve 2024/564 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dahil olmak üzere yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin saha personeli tarafından davacının kullanımında bulunan "... Mah. ... Cad. ... SK. Dükkan ... Avcılar/İstanbul" adresinde, 08.11.2024 tarihinde yapılan dene- timler sonucu ,davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42/1-c bendi uya- rınca sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek sure- tiyle kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiği tespit edilmekle davacı adına ... Numaralı ve 08.11.2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanak gereğince 21.11.2024 son ödeme tarihli ... nolu ve 24.876,54-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve 11.11.2024 tarihli ... nolu ve 313.230,14-TL bedelli kaçak ek tüketim faturasının düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işleminde her hangi bir hata bulunmadığını , davacının kaçak kullanımının tüm dosya içeriği ile ispatlandığını, davacı tarafça aksi yönde delil sunulmadığını, somut olayda tedbir koşullarının oluşmadığını beyanla; Öncelikle tedbirin kaldırılmasını, aksi görüş halinde Elektrik Piyasası Tüketici Hiz- metleri Yönetmeliği md. 47/3 uyarınca %100 oranında teminat alınmasını, Davanın reddi ile davacı aleyhine 2004 Sayılı İİK m.72/4 hükmü gereği asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 07.05.2024 tarihinde;" İhtiyati tedbir talep edenin günlük ihtiyaçlarını ve ticari işletmesinin devamını sürdürmek için elektriğin olmazsa olmaz koşul olduğu, yargılama süresince ihtiyati tedbir talep edenin hukuki menfaati gözetilerek ticari işletmesine kesilen enerjinin yeniden verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğu " gerekçesi ile "TEDBİRE İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: 07.05.2025 tarihli ara karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının kaçak elektrik tüketiminin dosya içeriği ile sabit olduğunu, kaçak elektrik tüketimine rağmen elektrik almaya devam ettiğini, EPTHY'nin 36. Md gereğince %100 oranında teminat alınmasının gerektiğini, mahkemece davacının “ticari faaliyetinin aksamaması” gibi genel ve belirsiz bir gerekçeyle elektrik kesintisinin önlenmesine karar verildiğini, oysa gözetilmesi gereken asıl menfaatin kamuya ait enerji kaynağının hukuka uygun dağıtımı oldu- ğunu, kaçak elektrik kullanıcılarının, bu tip kararlar sayesinde hiçbir bedel ödemeden enerji temin etmeye devam ettiğini, bu durumun dürüst abonelerin zararına, kamu kaynaklarının israfına sebebiyet verdiğini, yargı kararlarının önleyici, caydırıcı ve düzenleyici rolünün göz ardı edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç, abonelik mevcut iken sayaca müdahale suretiyle kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi,"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati ted- bir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aran- mayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.Bundan başka, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memur- ların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacaklının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu açıktır. İş bu davadan önce davacı İstanbul 19. ATM'nin 2024/564 D.İş sayılı dosyası üze- rinden tedbir talebinde bulunmuş mahkemece % 20 teminat karşılığında ve dava konusu faturalar ile sınırlı olarak tedbir kararı verildiği ve teminatın süresi içinde yatırıldığı anlaşılmıştır. Takdir olunan teminat dosya kapsamına uygun olup değişen durumlara göre teminat oranının her zaman değerlendirilmesi mümkündür.Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalı ...'ın ihtiyati tedbire itirazının reddi yönündeki 07.05.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/07/2025