T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/518
KARAR NO: 2025/529
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2025
NUMARASI: 2024/580 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket görevlilerince 06.02.2023 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(B) bendi uyarınca, ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilmekle, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden tahakkuk edilen faturalar ödenmedi- ğinden davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla , öncelikle borçluların takip ve dava konusu borca yeter miktardaki malvarlıklarının ihtiyaten haczine, yargılama sonunda borçluların İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın % 20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde;Takip konusu borca dayanak sözde kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen caminin 1958 yılında kullanıma açılmış tarihi bir yapı olduğunu, 1958 yılın- dan 2008 yılına kadarki tüm giderlerin Müftülük tarafından karşılandığını, 2008 sonrası dönemden itibaren halen birtakım gider kalemlerinin Müftülük tarafından ödendiğini, bir kısım gider kalem lerinin müvekkili dernek tarafından cemaatten toplanan paralar ile ifa edildiğini, dilekçe ekinde yer alan dekontlar incelendiğinde; davacının iddia ettiği gibi bir kaçak elektrik kullanımı mevzu bahis olmadığını, Takipte dayanak gösterilen 06.02.2024 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında; müvekkili veya müvekkil dernek yetkililerinin imzasının bulunma- dığını, davacının kendi kendine bir tutanak düzenleyip bunun üzerine takip başlattığını, Bu tutanakta toplam 60.000-watt kaçak kullanım bahsi ile dört (4) ayrı kalemde kaçak elektrik bedeli yükletilmiş ise de işbu tespitlerin neye göre yapıldığının dahi belirsiz olduğunu, Davacı taraf müvekkilinin UFO kullandığını belirtmiş isa de, söz konusu camii uzun yıllardır doğalgaz ile ısındığını, içinde UFO dahi bulunmadığını, Hidroforun yalnızca şebeke sularının kesildiği dönemlerde çalıştığını, dava konusu camiinin bulunduğu bölgede yıllardır suların kesilmediğini, binada hidroforun bulunmasının hidro- forun kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, Davacı her ne kadar 7500 wattlık bir termosifon kullanımı iddiasında ise de; Camiinin şadırvanlarında bulunan termosifonların yalnızca soğuk kış günlerinde ve cuma namazı öncesi kulla- nıldığını, 10.08.2022-06.02.2023 tarihleri arasında yalnızca cuma günleri kullanılan termosifonun harcadığı elektriğin 7500 watt seviyesinde olamayacağını, Müvekkili Sadrettin tarafından 21656 sayılı ve 30.03.2023 tarihli dilekçe ile davalı yana yapılan keşfin yetersiz olduğu memurun kabloların nereden geçtiğini tam olarak belirleyeme- diğinin alenen bildirildiğini, Takip dayanağı tutanağın gerçeğe aykırı tespitler ihtiva ettiğini ve müvekkillerinin imzasını taşımadığını , dava konusu camide yapılacak yerinde inceleme ve keşif doğrultusunda hazır- lanacak olan bilirkişi raporuyla savunmalarının sabit hale geleceğini beyanla davanın reddini savunmuştur, İlk Derece Mahkemesi'nce 08.10.2024 tarihinde, "Davacı vekilinin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜ ile;Dava konusu 997.622,61 TL'nin %30 miktarı olan 299.286,78 TL'nin % 15'i üzerinden 44.893,01-TL tutarında teminat mektubu sunulması veya aynı miktarda nakti teminatın yatırılması halinde, adı geçen davalının borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi gösterilen malları ile alacaklarının; İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, " karar verilmiştir. Borçlu tarafça ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş, mahkemece itiraz üzerine duruşma açılarak 08.01.2025 tarihli ara karar ile " İTİRAZIN REDDİNE " karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :08.01.2025 tarihli ara karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde: Somut olayda davalılardan ...'in dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, cevap dilekçesinde öne sürülen usul ve esas itirazlardan feragat anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin ailesinin geçimini sağladığını ve dernek faaliyetlerini yürüttüğünü, malvarlığı üzerindeki hacizin geri dönüşü olmayan zarar yaratabileceğini beyanla itirazın reddine dair ara kararın ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı vekili alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Takip ve dava konusu borç kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Esas hakkındaki davanın açılmasından sonra, ihtiyati hacze yönelik talep ve itirazlar esas hakkındaki davayı gören mahkemece incelenecektir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12.12.2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda; 1.Davacı ... görevlilerince; 06.02.2023 tarihinde Gültepe Merkez Camii'nde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüket- mek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yapıldığı, harici hattın yer altı ısıtma sistemini ve şadırvanda kullanıldığı tespit edilmekle dernek adına ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tes- pit anında davalı tarafın hazır bulunduğu, ancak imzadan imtina ettiği,harici hatta cihazların dökümünün yapıldığı, 2. İş bu tutanağa istinaden 20.02.2023 son ödeme tarihli 558.794,26 TL tutarlı kaçak tüketim bedeli ve 269.224,01 TL tutarlı ek tüketim bedeli tahakkuk edildiği, 3. Faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davacı ... tarafından davalılar aleyhine , 606.089,07 asıl alacak + 326.277,95 TL gecikmiş gün faizi + 65.255,59 TL faizin KDV' sinden ibaret toplam 997.622,61 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, 4. Borçluları temsilen vekillerinin İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği dilekçe ile "Müvekkillerin alacaklı görünene borcu bulunmaması nedeniyle, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, takibe konu borcun tamamına itirazlarımızı bildirir; müvekkiller aleyhinde yapılan iş bu icra takibinin durdurulmasını arz ve talep ederiz" şeklinde itirazda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, 4. İtirazın iptali talebiyle açılan iş bu davada, davacı vekilinin tensiben alacağı teminen ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece talebin kısmen kabul edildiği, dava konusu alacağın % 30 'u oranında her iki borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verildiği, Bu ara kararın ... tarafından, red olunan kısım yönünden istinafa getirildiği, dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/3719 E., 2024/3638 K. Nolu 30.12.2024 tarihli ilam ile " istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince esastan reddine " karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olay aboneli ve harici hat ile elektrik kullanımı şeklindedir. İhtiyati hacze itirazın reddi ile ilgili istinafa gelen davalı dernek, tespit anında mahalde hazır olup savunmalarında,tutanak tarihinde abone veya fiili kullanıcı olmadığı veya harici hat çekmedikleri yönünde bir beyan yoktur. Bu kapsamda davalı dernek yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak diğer davalı Sadrettin Kıran'ın borçtan sorumlu olup olmadığı yargılama gerektirdiğinden bahsedilen borçlu yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca borçlu ... yönünden itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, diğer borçlu durumundaki dernek yönünden itirazın reddine karar verilmesi gerekirken her iki borçlu yönünden itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince verilen "İTİRAZIN REDDİNE " dair 08.01.2025 tarihli ara kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle , davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıların 08.01.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Sadrettin Kıran yönünden İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN KABULÜ ile 08.10.2024 tarihli ihtiyati haciz kararın kararının kaldırılmasına 2- Davalı Gültepe Merkez Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nin İHTİYATİ HACZE İTİRAZININ REDDİNE, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/02/2025