T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/315
KARAR NO: 2025/2473
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/06/2024
NUMARASI: 2021/11 E - 2024/482 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin tüketici sıfatı ile davalı ... A.Ş.'den ... numaralı telefon hattı ile iletişim hizmeti aldığını, 01/02/2020 - 29/02/2020 döneminde ... no.lu fatura tutarının 30.785,90-TL olduğunu, bu tutarla ilgili davalı şirkete bildirim yapılarak şikayet kaydı düşüldüğünü, şirkete yapılan bildirime cevap verilmeyince Beyoğlu 36. Noterliği'nden 16/03/2020 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini ancak bu ihtara da cevap verilmediğini, fatura incelendiğinde bu bedelin yurt içi ve yurt dışı internet kullanımından kaynaklandığının görüldüğünü, ancak müvekkilinin yurt dışında bulunduğu süre boyunca internet kullanımı yapmadığını ve yapsa dahi 3 günlük kullanım sonucu 24.100,21-TL tutarında bir bedelin çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine yurt içi internet kullanım bedeli olarak 567,57-TL fatura bedeli yansıtıldığını, ancak müvekkilinin zaten kullanmış olduğu pakette yurt içi internet hizmetinin de yer aldığını, ayrıca müvekkilinin yurt dışında sehven internet kullanımını açık bıraktığı varsayılsa dahi, davalı şirketin faturanın bu noktaya ulaşana kadar müvekkiline bu durumu bildirme yükümlülüğü olduğunu ve bunu yerine getirmediğini iddia etmiştir. Bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile dava konusu faturanın iptalini, teminat karşılığında icra takibi var ise durdurulmasını, yok ise başlatılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, ayrıca müvekkiline ait ... no.lu hattın kısıtlanmaması veya hizmete kapatılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 04/09/2019 tarihinde hattını farklı bir operatörden müvekkili şirkete taşıdığını, davacı yanın bir şahıs şirket olduğunu ve düzenlenen faturanında şirket adına düzenlendiğini, davacı yanca da akdedilen abonelik sözleşmesinin de Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının kullanmış olduğu Dijital ... VIP tarifesinde HD ... ve ... ... opsiyonlarının yer aldığını, ...Hizmeti ile abonelerin söz konusu hizmetin geçerli olduğu ülkelerde yurt içinde kullanmakta oldukları haklarını yurt dışında da kullanabildiklerini, davacının 01 - 03 Şubat 2020 tarihlerinde Almanya'da kullanım yaptığını ve Almanya'nın HD ... opsiyonunun geçerli olduğu bir ülke olduğunu, ... Her Yerde İnternet Paketlerinin 200 MB’lık en üst paketinin tüketilmesi sonunda, kullanıma göre 200 MB’lık son paket maksimum 100 kez tekrar ettiğini, her paket geçişinde bilgilendirme mesajı gönderildiğini ve her paket için kullanımın %80 ve %100 oranına ulaştığına ilişkin bilgilendirme mesajlarının ayrıca gönderildiğini, bununla birlikte eğer tekrar eden 200 MB boyutundaki paketler de tükenirse, standart yurt dışı tarifesi olan ... tarifesinden ücretlendirmenin başladığını, davacının 02/02/2020 21:45 itibariyle tarifesinde yer alan 25 GB internet limitinin tamamını kullandığını ve limitin sona ermesi sonrasında ... ... internet opsiyonun devreye girdiğini, bu şekilde davacının hattına sırasıyla 30 MB, 50 MB ve 200 MB internet paketleri tanımlandığını ve tarife özelliği gereğince 200 MB’lık internet paketi 100 kez tekrarla davacının hattına tanımlandığını, davacı yanın hem tarifesinde yer alan internet limitlerini hem de ... ... opsiyonu kapsamında hattına tanımlaman 30 MB, 50 MB ve 200 MB boyutundaki internet paketlerinin tümünü kullandığından, devamında yaptığı kullanımların müvekkil şirket standart yurt dışı tarifesi (... tarifesi) üzerinden ücretlendiğini, somut olayda da davacının yurt dışında internet kullanımının 100,00-TL ve 250,00-TL sınırına ulaşması ile SMS yoluyla bilgilendirildiğini ve davacının kullanımı 250,00-TL’ye ulaştığında müvekkili şirket tarafından bilgi verilmek suretiyle internet bağlantısının kısıtlandığını, yurt içinde internet kullanım bedeli olarak yansıtılan 567,57-TL'nin ise; yurt dışında internet limitinin bitmesi nedeni ile Türkiye'ye döndükten sonra yapılan kullanımların sebep olduğunu, aşım ücretlendirmesinin günlük 16,9-TL ile sınırlı olduğunu ve günlük 16,9-TL sınırına ulaşıldıktan sonra abonenin gün sonuna kadar ücretsiz bir şekilde internet kullanımına devam ettiğini, nitekim davacının da bu hususta SMS yoluyla bilgilendirildiğini, buna ek olarak davacının yurt dışında yaptığı 30 dakikalık konuşma bedeli olarak da tarife uygun biçimde faturasına 49,00-TL yansıdığını savunarak davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Taraflar arasında 04.09.2019 tarihinde “... A.Ş. ...Abonelik Sözleşmesi” ve “Kurumsal Aboneler İçin Numara Taşıma Talep Formu” imzalandığı, sözleşme üzerinde uluslararası dolaşımla ilgili kutucuğun davacı tarafından işaretlenmediği, sözleşmenin 4.10 maddesinde uluslararası dolaşım için müşterinin müracaat etmesi gerektiğinin yazdığı, davacının dijital ya da fiziksel olarak hattının yurtdışı dolaşıma açılmasına rıza vermediği; Davacının tarifesinin özelliği olarak, yurtdışına çıkıldığında uluslararası dolaşımın otomatik olarak açıldığı, yurtiçindeki paketindeki haklarını kullanabildiği ... tarifesinin otomatik olarak başladığı, ana tarifesindeki hakların tamamlanması ile 103 adet ... paketinin otomatik olarak devreye girdiği; Tarife ile ilgili Davacının dijital ya da fiziksel bir onayının olduğuna dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı; Taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olup, içeriğinin önceden davalı tarafça hazırlandığı, sözleşmede uluslararası dolaşım için müşterinin müracaat etmesi gerektiği düzenlendikten sonra akabinde yurtdışına çıkınca uluslararası dolaşımın otomatik açılacağının düzenlenmesinin, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve Türk Medeni Kanunun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu kapsamda davacının uluslararası dolaşım için bir rızası ve müracaatı olmadığı halde, yurtdışına çıkınca uluslararası dolaşımın otomatik açılmasının hukuka uygun olmadığı; Davalının, davacının paketindeki hakları tamamlanınca, BTK’nın “Abonelerin yüksek faturalarla karşılaşmalarının önlenmesi ve fatura tutarlarının kontrol edilebilmesi imkânının sağlanması ile abone bilgilendirmelerinin etkin bir şekilde yapılabilmesini temin amacıyla oluşturduğu Uluslararası Veri Dolaşımına ilişkin Fatura Üst Sınırı uygulaması yerine öncelikle toplam bedeli 25.851,89 TL olan 30 ile 200 MB’lık 103 adet paketi yine tarifenin bir özelliği olarak otomatik olarak başlatması BTK’nın kararına uygun olmadığı, BTK kararlarının davalı tarafı da bağlayacağı; Ayrıca, tarifenin müşteriyi 25.851,89 TL’lik bir borca sokma ihtimali olan esaslı unsurunun abonelik sözleşmesi ile kampanya taahhütnamesinde yer almadığı, web sayfasında da detaylar altında yer aldığı, bu nedenle ortalama bir tüketici ya da tacirin tarifenin web sayfasındaki detaylarına girip hesap makinesi ile hesaplama yaparak ancak bu tutarın oluşabileceğini fark etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı; Davacı yurtdışında interneti kullanmadığını iddia etse de, davalı tarafından sunulan CDR verilerinden internet kullanımı olduğu, kullanım paterni incelendiğinde yurtdışındaki yüksek kullanımın sebebine dair kuvvetli bir kanaatte bulunulamadığı ancak virüs ya da dolandırıcılık kaynaklı bir yüksek kullanım olabileceği; Davalının gerekli bilgilendirme mesajlarını gönderdiği ancak geç ve toplu gönderdiği, gönderdiği zamanlarda davacının 1 ila 7 paket ilerisini kullanmış olduğu, otomatik paketler içerisinden davacının kullanmadıkları için de bilgilendirmeler gönderdiği, davacının doğru zamanda ve doğru içerikte bilgilendirilmediği " gerekçeleriyle 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, dava konusu ... numaralı 29.02.2020 tarihli 30.785,90 TL bedelli faturadan dolayı 30.132,06 TL borçlu olmadığının tespitine, 30.132,06 TL'lik kısım yönünden faturanın iptaline, Fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, 31.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği isabetli olarak tespit edilmişse de, bu durumun yerel mahkeme tarafından dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı yanın tarifesi dışında yapmış olduğu yurt dışı internet kullanımlarına ilişkin olarak mevzuat kapsamında eksiksiz şekilde bilgilendirildiğini, müvekkili şirketin Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu’nun 10.08.2016 tarih ve ... sayılı “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınır Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı kararının “Uluslararası Veri Dolaşım Hizmeti” başlıklı 7. Maddesinden ve seçmiş olduğu tarifeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiği söz konusu bilirkişi raporunda da isabetli olarak tespit edildiğini, yurt dışı ücretlendirmesi Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu kararına uygun şekilde gerçekleştirilmesine rağmen 21.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen ve maksadını aşan kanaatlerin kabulü ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davaya konu olayda davacı abone yurt dışında kullanım yapmaya başladığında önce HD ... paketi, tarifede yer alan internet limiti sona erdiğinde bu kez de ... ... paketinin devreye girdiğini, davacının tarife özelliği gereği tanımlanan paketlerinin tümümü kullandıktan sonra paket dışı/paket aşımı kullanıma başladığını ve bu kullanımların da yurt dışı ücretlendirme tarifesi gereğince ücretlendirilmeye başlandığını, ücretlendirmede bir hata bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, GSM aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.Mahkemece sunulan abonelik sözleşmesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilgisayar mühendisi bilirkişi ... 31/05/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; davalı şirketin internet kullanımı konusunda davacıya anlık bildirimler göndermiş olduğu, davacı tarafça, hattın sahibine kullandığı paketin durumu ile ilgili bildirim sms’leri gönderildiği; SMS’lerin davacı tarafa ulaşmış olduğu, " yönünde görüş bildirmiştir.Bilgisayar mühendisi bilirkişi ...l'in yanına telekomünikasyon konusunda uzman bilgisayar mühendisi ...'in ilavesi ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişiler ek raporlarında; taraflar arasında 04.09.2019 tarihinde “... A.Ş. ...Abonelik Sözleşmesi” ve “Kurumsal Aboneler İçin Numara Taşıma Talep Formu" imzalandığı, sözleşme üzerinde uluslararası dolaşımla ilgili kutucuğun Davacı tarafından işaretlenmediği, sözleşmenin 4.10 maddesinde uluslararası dolaşım için müşterinin müracaat etmesi gerektiğinin yazdığı, Davacının dijital ya da fiziksel olarak hattının yurtdışı dolaşıma açılmasına rıza vermediği, bu hususun dava dilekçesinde yer alması ve dava konusunun esası olan borçla ilgisi olması nedenleriyle davayla doğrudan ilgili olduğu, Fatura Üst Sınırı uygulamasına hukuken aykırı bulunmaması ve Davacı rızasının uygun şekilde alındığına kanaat getirilmesi halinde 9.748,33 TL Fatura Üst Sınırı uygulamasına hukuken aykırı bulunması ve Davacı rızasının uygun şekilde alınmadığına kanaat getirilmesi ve yok sayılması halinde 653,84 TL olarak hesaplandığı,Davalının gerekli bilgilendirme mesajlarını gönderdiği ancak geç ve toplu gönderdiği; gönderdiği zamanlarda Davacının 1 ila 7 paket ilerisini kullanmış olduğu, otomatik paketler içerisinden Davacının kullanmadıkları için de bilgilendirmeler gönderdiği, Davacının doğru zamanda ve doğru içerikte bilgilendirilmediği" yönünde görüş bildirmişlerdir.Bilirkişiler ek raporlarında ise, " Nihai faturada yer alan davaya konu olmayan diğer tutar ve indirimler de hesaplanan tutarların vergiler düşülmüş haline eklenip en sonunda vergiler yeniden hesaplanınca, nihai fatura tutarı 17. sayfadaki şekli ile hesaplandığını, nihai fatura tutarı, tarife özelliği olarak devreye giren otomatik 103 paketin, • Fatura Üst Sınırı uygulamasına hukuken aykırı bulunmaması ve Davacı rızasının uygun şekilde alındığına kanaat getirilmesi halinde 9.748,33 TL olduğunu, • Fatura Üst Sınırı uygulamasına hukuken aykırı bulunması ve davacı rızasının uygun şekilde alınmadığına kanaat getirilmesi ve yok sayılması halinde 653,84 TL olduğunu, hesaplamalar Mahkemenin ve tarafların denetleyebilir olması için CD içerisinde yer alan excel dosyasında formüllü olarak yer almakta olduğunu," belirtmişlerdir.Buna göre, taraflar arasında 04.09.2019 tarihinde “... A.Ş. ...Abonelik Sözleşmesi” ve “Kurumsal Aboneler İçin Numara Taşıma Talep Formu" imzalandığı, sözleşme üzerinde uluslararası dolaşımla ilgili kutucuğun davacı tarafından işaretlenmediği, sözleşmenin 4.10 maddesinde uluslararası dolaşım için müşterinin müracaat etmesi gerektiğinin belirtildiği, bu müracaatın davalı tarafça kanıtlanamadığı, davalı tarafça davacının doğru zamanda bilgilendirilmemiş olduğu tespit edildiğine göre mahkemece verilen kurur usul ve yasaya uygundur.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.058,32 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.442,92 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025