T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/181
KARAR NO: 2025/3019
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/10/2024
NUMARASI: 2023/641 E - 2024/619 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;taraf şirketler arasında 26.05.2022 imza, 01.06.2022 tedarik tarihli 12 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, davalının tüketimlerine göre satış bedeli faturalarının davalı tarafından süresinde ödenmediğini, Merkezi Takip Sistemi 2023/348475 ve 2023/456750 E. sayılı dosyaları ile takibe geçildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5, 7.1 ve 7.3 maddelerine göre davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle cezai şart hesaplanıp davalı adına fatura edildiğini, 10.07.2023 vade tarihli fatura tutarının 827.567,34 TL olduğunu, fatura tutarının bir kısmı teminata mahsup edilip 524.854,86 TL sının , bu bedele ayrıca sözleşmenin 4.2 maddesi kapsamında hesaplanan 62.982,58 TL icra cezai şartının Merkezi Takip Sistemi(İstanbul) 2023/499473 E. Sayılı icra dosyasına konu edildiğini,borca itiraz edildiğini beyanla , yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı şirket ile davalı arasında 26/05/2022 yürürlük tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafça davalı için tahakkuk olunan fatura borçlarının vade tarihinde ödenmediğinden bahisle sözleşmenin 7.1. maddesine göre 827.567,34 TL bedelli ceza faturasının tahakkuk ettirildiği, eldeki dava ile bu faturadan kalan bakiye tutarın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptalinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporları ile davalının faturaları gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle portföyden çıkarıldığının anlaşıldığı, davacının davalıya, sözleşmenin 7.1 nolu maddesi gereğince, son 12 ayın an yüksek fatura bedeli olan 413.783,67 TL'nin iki katına isabet eden 827.567,34 TL ceza faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu, bu tutardan davalı tarafça yatırılan 302.712,48 TL teminat bedelinin mahsubu sonrası, davacının davalıdan 524.854,86 TL ceza tutarı, 1.749,52 TL gecikme zammı, 62.982,58 TL icra ceza bedelinin toplamı olan 589.586,96 TL talep edebileceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle ; 1-Davanın kabulü ile davalının Merkezi Takip Sistemi (İstanbul) 2023/499473 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin aynen devamına,2-Kabul edilen alacağın (589.586,96 TL) %20’si oranında 117.917,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; yargılamada alınan, 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin toplamda 589.586,96-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatine varılmış İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 23.10.2024 Tarih, 2023/641 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararında anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, ancak müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda tanzim edilmiş ve haksız ve hukuka aykırı bilirkişi raporu hükme esas alınmış olduğu, 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ve 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği, 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil şirketin toplamda 392.297,53 TL borçlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı,ancak 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin toplamda 589.586,96-TL borçlu olduğu belirtilmiş olup, her iki rapor arasında çelişkiler bulunduğu,bu hususa ilişkin olarak itirazları yerel mahkemeye sunulmuş ancak raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden haksız ve hukuka aykırı olarak hüküm kurulmuş olduğu, davacı vekilinin bilirkişinin tarafsızlığını etkilediği, ancak bu durumun yerel mahkeme tarafından görmezden gelindiği, davacı vekilinin 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporunun dava dilekçesindeki taleplerini karşılamaması üzerine anılan rapora karşı karşı yapmış olduğu itirazda, bila tarihli 05/04/2024 havale tarihli dilekçesinde bilirkişi hakkında yer alan İfadeleriyle bilirkişiyi etkisi altına almış, bilirkişiye reddiyat dahi yapılmamasını talep edecek kadar ileri gitmiş ve bir nevi göz dağı vermiş olduğu,davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazdan çok şikayet dilekçesini andıran dilekçesinden sonra aynı bilirkişi 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda tam olarak davacı tarafın talepleri doğrultusunda raporunu tanzim etmiş olduğu, Diğer yanan ;davaya konu cezai şartı hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla söz konusu cezai şartın fahiş olduğu, yargılamada davacının taleplerinin kabulü halinde, kararın müvekkil şirketin ekonomik olarak mahvına yol açacğı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2017 tarih, 15056/17040 E/K. sayılı kararında, cezai şartın borçlunun ekonomik olarak sarsılmasına, çöküntüye uğramasına sebep olacak ise, tacir de olsa indirim isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Yargıtay’ın bu görüşünden yola çıkarak tacir de olsa, cezai şartın ekonomik anlamda tacirin mahvına sebep olabilecek derecede fahiş olması durumunda mahkeme tarafından indirim yapılabileceği, ancak yerel mahkemenin bu hususa ilişkin itirazları değerlendirmediği ve cezai şartın müvekkillinin ekonomik olarak mahvına yol açacağı açık olmasına rağmen herhangi bir indirim yapmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davacı şirket ile davalı abone arasında 26.05.2022 imza, 01.06.2022 tedarik tarihli 12 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafça 03.07.2023 Tarihli, son ödeme tarihi 10.07.2023 olan 827.567,34 TL lık Cezai Şart faturası düzenlenmiş, bu fatura takip konusu yapılmıştır. Bu faturanın tahsili için davalı adına 12.07.2023 tarihinde MTS 2023/499473 E. sayılı dosyası ile 524.854,48 TL asıl alacak, 62.987,58 TL İcra Cezai Şart bedeli , 1.749,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 589.586,96 TL'nin tahsili bakımından ilamsız icra takibi yapıldığı görülmüştür.( Takip dayanağı belgelerin tarih, numarası ile alacağın son ödeme tarihi : Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :03/07/2023, Son Ödeme Tarihi :10/07/2023, Tutar :524.854,86 TL, 827.567,34 TLlık 10.07.2023 vade tarihli ... nolu Faturanın 524.854,86 TL bakiye bedeli)Uyuşmazlığın çözümü yönünden ,davacı ile davalı arasında akdedilmiş Elektrik Satış Sözleşmesi hükümlerinin incelenmesi gereklidir.Sözleşmenin madde 7.2'de edimlerin ifa edilmemesinin ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde sözleşme madde 7.1 de ne şekilde uygulama yapılacağı akdedilmiştir. Madde 7.2 “Abonenin, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya mevzuat hükümlerine uymaması, sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tamamen ödememiş olması veya madde 4.3, 4.5, 4.6, veya madde 6.3, 6.7, ve 6.8'de belirtilen koşulların sağlanmamış olması halinde, tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarma hakkı bulunduğu, tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarması halinde sözleşmeyi sözleşmeden doğan her türlü sair hakkı saklı kalmak üzere, fatura alacakları ile birlikte sözleşme madde 7.1 de anılan cezai şartı ve madde 6.7 de anılan tüm indirimlerin iade edilmesini talep etme ve bütün bu borçlara ait gecikme zammını madde 4.2 'deki belirtilen oranda uygulama hakkı bulunduğu, tedarikçinin , böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kar kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahip olduğu hususları düzenlenmiştir. Ayrıca yine sözleşmenin 4.5 maddesinde “Abonenin sözleşmenin herhangi bir maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, Tedarikçinin fesih ve yazılı bildirime gerek olmaksızın madde 7.1. 'deki ceza bedellerini ve madde 7.3'deki kar kaybını talep etme hakkı vardır.” hükmü , sözleşmenin 7.1. maddesi “Abone her bir sayaç için ayrı ayrı hesaplanmak üzere aktif tüketimi olan son on iki faturanın iki katı kadar cezai şartı Tedarikçiye ödemeyi kabul eder. eğer abonenin mevcut ya da önceki tedarikçilerinde geçmişe dönük aktif tüketimi içeren on iki faturası yoksa, faturası olan tek dönem veya faturası olan dönemler bu hesaplamada dikkate alınır. Var olan faturalarının içerisinden aylık en yüksek tüketim üzerinden hesaplama yapılacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece yargılamada alınan kök bilirkişi raporunda özetle; raporun B bölümünde sözleşme koşullarına göre davalının geç ödemeleri nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu cezai şart bedeli takip tarihi itibariyle; asıl alacak /cayma bedelinin 349.226,29 TL, gecikme faizinin 1.164,09 TL, icra ceza bedelinin 349.226,29 X 12% 41.907,15 TL olmak üzere toplam 392.297,53 TL olduğu görüşü belirtilmiştir.İtiraz üzerine alınan ek raporda; Davacı şirket tarafından davanın açılışı sırasında sunulmayıp kök raporun sunulmasından sonra dosyaya gönderilen yazı ekindeki, davalının ödemelerini de kapsayan kayıtlar incelendiğinde; davalının bir kısım fatura bedellerini fatura son ödeme tarihlerinde ödemediği, kısmen ödemelerinin bulunduğu görülmüş olduğu, buna göre dosyaya sunulan cari hesap listesine göre davalının ödemeleri de dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamalara göre, davalının davacı şirkete takip tarihi itibariyle ödeme yükümlülüğünün; asıl alacak /cayma bedelinin 524.854,86 TL, gecikme faizinin 1.749,52 TL, icra ceza bedelinin 524.854,86 X 12% 62.982,58 TL olmak üzere toplam 589.586,96 TL olduğunu belirtmiştir.Cezai şart faturasının düzenlenme sebebi,davalının tüketim faturalarını süresinde ödememesi sebebiyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği iddiası ile cezai şart alacağı talep koşullarının doğduğu hususudur.Yargılamada kök ve ek rapor düzenleyen bilirkişi elektrik mühendisi olup,ek raporunda davalının bir kısım fatura bedellerini fatura son ödeme tarihlerinde ödemediği, kısmen ödemelerinin bulunduğunun görülmüş olduğu belirtilmiş ise de, ödenmeyen faturaların hangi aylara ait olduğu, son ödeme tarihleri,varsa kısmi ödeme tarihleri tesbit edilmemiştir. Takip konusu edilen fatura , teminat düşüldükten sonra kalan cezai şart faturası bakiyesidir. Bu sebeplerle ,bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli değildir.Bu durumda ,sözleşme Madde 7.2 “Abonenin, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya mevzuat hükümlerine uymaması, sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tamamen ödememiş olması " şeklindeki düzenleme uyarınca yukarıda açıklandığı üzere ödenmemiş faturaların tesbiti gereklidir. Davacı vekilince ,dava dışı Merkezi Takip Sistemi 2023/348475 ve 2023/456750 E. Sayılı dosyaları ile abonenin sözleşme ihlali gerçekleştirdiği, bu takiplerin tüketim faturalarının vade tarihlerinde ödenmemesi sebebiyle açılmış olduğunu belirtmiştir.Söz konusu dosyalar uyap sisteminden celp edilmiş ise de ,Mahkemece takip dosyaları değerlendirilmemiş ,bilirkişi raporunda da bu yönde bir tesbit yapılmamıştır.O halde ,mahkemece celp edilen takip dosyalarına konu faturaların tarihleri ,ödenip ödenmediği , cari hesap ekstreleri veya ticari defterler incelenmek suretiyle ,davalı tarafça ödenmeyen faturalar , son ödeme tarihleri de tesbit edilerek ve sözleşme hükümleri de incelenmek suretiyle cezai şart alacağı talep koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında mali müşavir ve 2 elektrik bilirkişisinden oluşturulacak heyetten itirazları da karşılar şekilde rapor alınması gerekmektedir.Tesbit edilen bu eksiklik yeniden yargılama gerektirdiğinden,davalı istinafının kabulü ile ,kararın bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/11/2025