T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/148
KARAR NO: 2025/126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/11/2024
NUMARASI: 2024/714 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'a ait ... plakalı 08.03.2024 tarihinde bir kazaya karıştığını ve 09.03.2024 tarihinde tamir işlemi yapılmak üzere ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait servise bırakıldığını, tamir işleminin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, söz konusu mal/hizmetin karşılığının öncelikli olarak davalının sigorta şirketi olan... Şirketi'nden tahsili, hasarın poliçe kapsamı dışında olması ya da başkaca bir yasal engel doğması halinde hasar onarım bedelinden müvekkil şirkete karşı borçlunun şahsen sorumlu olacağı ve bu bedeli müvekkili şirkete ödeyeceği, yine poliçede muafiyet uygulanması halinde de bakiyenin davalı tarafça ödeneceğinin yazılı olarak akit altına alındığını, bu kapsamda müvekkili şirketin fatura bedelinin öden- mesi için ... başvurduğunu ve sigorta şirketi tarafından kullanım şekli klozu gerekçe gösterilerek % 80 oranında muafiyet uygulandığını, davalının da borcu ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itiraz ederek takibi durduğunu, ticari dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını , alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile teminat altına alınmadığını, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer koşulların da oluştuğunu, beyanla; öncelikle teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise münasip bir teminat karşı- lığında borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczine, yargılama sonunda borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin aynen devamına, borçlunun %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile mahku- miyetine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 08.03. 2024 tarihinde, davalının sigortalı çalışanı X'in sevk ve idaresinde iken maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını , müvekkilinin işbu kazaya binaen 15.03.2023 tarihinde ... Sigorta ... Sigorta Şirketi ile tanzim etmiş olduğu ... poliçe numaralı kasko poliçesi gereğince, ... Sigorta Şirketi'ne başvurduğunu, ilgili sigorta şirketince müvekkilinin davalı yanın servisine yönlendirildiğini, araçta oluşan hasar bedelinin taraflarınca karşılanacağı, aracın tamirinin davacının servisinde yapılması gerektiğini belirttiklerini, müvekkilinin aracının kaskolu olması,ayrıca sigorta şirketinin direktif ve yönlendirmeleri ile aracını davacının servisine bıraktığını, Davacı ... Sigorta ... Sigorta Şirketi ile anlaşmalı bir servis olup ara- cın tamiratını kasko sigortası kapsamında yaptığını ve çıkan faturayı sigorta şirketine gönderdiğini, davacının sigorta şirketi görüşmeleri sırasında aracın yapım işleminin tamamlandığını ve aracın davacı tarafça müvekkiline teslim edildiğini,araç teslim edilirken müvekkilinden hiçbir talepte bulunul- madığını , hasar bedelinin ... Sigorta Şirketi'nce karşılanacağının belirtildiğini, Ancak Davacı yanca, ... Sigorta ... Sigorta Şirketi ile yapılan görüş- meler sonucunda, sigorta şirketinin 23.05.2024 tarihli mail ile;" İşbu poliçede sigortalı araç, hiçbir şekilde kiralık araç (rent a car), uzun süreli kiralık araç, servislerin müşterilerinin kullanımına tahsis ettikleri ikame araç veya test sürüşü aracı, taksi / dolmuş olarak, kargo / kurye taşımacılığında, mobil uygulamalar / internet aracılığı ile yolcu/yük taşımacılığında veya bunların dışında kalan taşımacılıklarda kullanılamaz. Sigortalı aracın kısa veya uzun süreli araç kiralama hizmetlerinde kullanılıyor olduğunun veya sigorta ettiren/ sigortalı/ruhsat sahibinin bu işlerle iştigal ettiğinin veya servislerin müşterilerine ikame araç veya test sürüşü aracı olarak tahsis ettiğinin, aracın taksi/dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen taşımacılıkta, kargo / kurye taşımacılığında, mobil uygulamalar / internet aracılığı ile yolcu/yük taşımacılığında kullanıldığının tespit edilmesi durumunda, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.2. ve C.3. maddelerinde yer alan hükümlerin uygu- lanması hakkı saklı kalmak üzere, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazmi- nat bedelinden indirilir. Unvanında kiralama geçen şirketlere veya şahıs şirketi olduğu halde kiralama faali- yetinde bulunanlara ait araçlar sadece sigortalı, eşi, annesi, babası, çocukları, şirket ortağı ve bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabilir. Sigortalı araç bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." denildiğini ,bu kapsamda ... Sigorta ... Sigorta Şirketi'nce davacı yanca fatura edilen 152.387,53-TL tamirat bedelinin % 20'si olan 30.477,51 TL'nin davacıya ödendiğini, davacı sigorta şirketinin ödemesini yapmadığı kısım için müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış ise de ; işbu borcun müvekkilin önce ... Sigorta Şirketi'nden tahsilinin gerek- tiğini, sigorta şirketinin müvekkiline ve anlaşmalı olduğu davacı yana karşı hukuka aykırı olarak borçlarını yerine getirmekten kaçındığını, müvekkilinin işbu borçtan sorumlu olmadığını , Müvekkilinin aracını ticari olarak kullandığını,aracın arkasında buzdolabı bulundu- ğunu, bu durumun aracın ruhsatında da belirtildiğini, ... Sigorta Şirketi, poliçe de bulu- nan Kullanma Şekli Klozu'na dayanarak davacı yana hasar bedelinin %20'lik kısımını ödemiş geriye kalan kısmını ise ödemeyeceğini bildirmiş ise de, Kullanma Şekli Klozu'nun son kısmının "Unvanında kiralama geçen şirketlere veya şahıs şirketi olduğu halde kiralama faaliyetinde bulunanlara ait araçlar sadece sigortalı, eşi, annesi, babası, çocukları, şirket ortağı ve bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabilir. Sigortalı araç bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." şeklinde olduğunu, şahıs şirketi olduğu halde kiralama faaliyetinde bulunanlara ait araçların bu şirkette bordrolu çalışan personel tarafından kullanılabileceğini, sigortalı araçlar bu kişiler dışında üçüncü şahıslar tarafından kullanılırken hasar oluşursa, her hasarın %80'i sigortalının kendisi tarafından karşı- lanacağını, işbu kaza gerçekleşirken aracın müvekkilinin sigortalı çalışanı olan İlyas ...'un kontrol sevk ve idaresinde iken kazaya uğradığını, müvekkilinin aracına kaskosunu yaptığını ve bu bedeli de ödediğini, hal böyle olunca davacının muhatabının müvekkili değil dava dışı sigorta şirketi olduğunu , Müvekkilinin aracının ... marka, 2022 Model Van Kamyonet ve kullanım amacının yük nakli-ticari olduğunu, müvekkilinin ticari bir faaliyet yürüttüğünü gizlemediğini, zaten aracın ruhsatında da kullanım amacının açıkça görüldüğünü; ... Sigorta Şirketi'nin bu hususu bilmediği hususunun gerçek durumu yansıtmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla , kazayı gerçekleştiren İlyas ...'un da kaza sonucu oluşan maddi hasar bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olup tarafların arasındaki rücu ilişkisi gereği şirket çalışanı İlyas ...'un da davaya davalı olarak eklenmesi ve davanın kendisine ihbar edilmesinin gerektiğini, Diğer yandan davacı yanca araçta oluşan hasar nedeniyle yapılan işçilik, parça ve deği şim bedelleri piyasanın çok üzerinde olup adeta şişirilme bir tutar olduğunu, sadece kaldırıma çıkmış bir araçta 152.387,53-TL maddi hasar oluştuğunun kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce 14.11.2024 tarihli ara karar ile " ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: ...'a ait ... plakalı aracın 08.03.2024 tarihinde bir kazaya karıştığını, 09.03.2024 tarihinde de ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait servise bırakıldığını ve aracın tamir işleminin eksiksiz şekilde tamam- landığını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmete dair 152.387,53 TL tutarında fatura düzenlediğini, bu faturanın ... Sigorta'ya iletildiğini ve ... Sigorta tarafından uygun bulunduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından "Kullanım Şekli Klozu" gerekçe gösterilerek %80 oranında muafiyet uygu- landığını, bakiyesinin eksiksiz şekilde ödendiğini, huzurdaki davanın %80'lik muafiyet uygulanan kısım için ikame edildiğini, müvekkilinin davalını aracına tamir hizmeti sunduğunun dosya kapsamı ile ispatlandığını, ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat "ın sağlandığını ve diğer koşulların oluştu- ğunu beyanla beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir, Davacı taraf dava konusu alacağı teminen ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece bu talep reddedilmiştir. Davacı vekili ihtiyati haczin reddine dair ara kararı istinafa getirmiş olmakla uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşıl- ması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; davalının kasko sigortalı aracının maddi hasarlı kazaya karışmasını müteakıben davacının servisinde tamir edildiği, davacının tamir bedeline ilişkin fatura düzenleyerek dava dışı sigorta şirketine sunduğu, sigorta şirketince yapılan değerlendirme sonucu poliçede yer alan "kullanım klozu" gerekçe gösterilerek muafiyet ve % 80 indirim uygulanarak kısmi ödeme yapıldığı, ödenmeyen bakiye kısmın davalıdan talep edildiği, ödeme yapılmaması nedeniyle davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalının başkaca bir gerekçe göstermeksizin "Tarafıma gönderilen ödeme emrine,borca,faize ve tüm fer'ilerine itiraz ediyorum " şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinden itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı , aracının kasko poliçesi ile teminat altına alındığı, söz konusu hasarın sigorta şirketine bildirildiğini, davalı tarafça yapılan tamir bedelinin tamamının sigorta poliçesi kapsamında karşılanması ve talebin sigorta şirketine yöneltilmesinin gerektiğini, kullanım klozu gerekçe gösteri- lerek muafiyet ve indirim uygulanamayacağını, borcun kendisinden istenemeyeceğini savunmuştur. Dosya içeriğine göre, alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olup mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanamadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/01/2025