T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3641
KARAR NO: 2025/2773
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/10/2024
NUMARASI: 2023/610 E - 2024/589 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Celaliye Mah. Beylerbeyi Cad. No: ... Büyükçekmece/İstanbul adresinde engelli bakım evi bulunduğunu, bahsi geçen yere 01/08/2023 tarihinde davalı tarafından trafo konulmuş olduğunu bu tarihte elektriğin kullanılabilir hale geldiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete abonelik başvurusunda bulunduğunu, 15/08/2023 tarihinde sayaç ile kullanıma başlandığını, müvekkili şirketi yaklaşık... gün elektrik kullandıktan sonra 18/09/2022 ve 18/09/2023 tarihleri arası kullanım gösteren 1 senelik 1.407.979,12 TL bedelli 28/09/2023 son ödeme tarihli fatura geldiğini, trafonun yerleşeme tarihi ve sayaçta kullanım bilgisi mevcut olmasına rağmen müvekkiline haksız, usul, yasa ve hukuka aykırı olarak fahiş bir fatura kesildiğini, trafonun yerleşim tarihinden müvekkili elektrik kullanılabileceği tarih belli olduğu gibi sayaçta kullanım miktarının da belli olduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla ,davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve mevzuatına uygun olduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, geriye dönük bir yıllık süre için hesaplama yapıldığını ve doğru olduğunu, tutanağın aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, iddianın ıspatlanamadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davacının davasının Kısmen Kabulü ile; Taraflar arasında düzenlenen 28/09/2023 son ödeme tarihli 1.407.979,12 TL bedelli elektrik faturası nedeni ile davacının davalıya borcunun 1.114.330,40 TL olduğu, geri kalan 293.648,72 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu yerde müvekkilin hiç bir zaman kaçak elektrik kullanmaya niyeti ve kaçak kullanımı olmamıştır. Davalı taraf trafo olmadığından elektrik kullanılamayacağını ve abonelik yapılamayacağını bildirmiş daha sonra trafo konulma işlemini geciktirmiştir. Dava konusu yere , davalı 6 ayda tahsis etmesi gereken trafoyu yaklaşık 2 yıl sonra tahsis etmiş , dava konusu yerde mağdur olunarak jeneratör ile elektrik kullanılmış trafo konulduktan sonra abonelik başvurusu yapılarak elektrik kullanılmıştır. Aynı zamanda dava konusu yerde dava dışı ... ... Huzurevi Bakımevi Sağlık Ltd. Şti. Kiracı olarak bulunmakta olup ayrı tüzel kişiliğe sahiptir... Yönetmeliğin 43.maddesinde Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci ayrıntılı açıklanmış olup 7 bendinde işlemlerin kullanım yerinin fotoğraflanması gerektiği açıkca düzenlenmiş olup davalı tarafından fotoğraf sunulmamıştır. Dolayısıyla Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci usulüne uygun yapılmadığından usulsüzdür... Kaçak kullanımı , kesilen cezayı ve miktarını kabul etmemekle birlikte dava konusu adreste kiracı olarak ... ... Huzurevi Bakımevi Sağlık Ltd. Şti. bulunmakta olup müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı tarafından 18.09.2022 ve 18.09.2023 tarihleri arasında 1 senelik fatura kesilmiştir. Bahsi geçen adrese davalı tarafından 01.08.2023 tarihinde trafo konulmuş olup trafo konulduktan sonra elektrik kullanılabilir hale geldiği gibi kesilen cezanın süresi de yönetmeliğe aykırıdır. .. Mahkemece ara karar ile 01.12.2022 tarihinden itibaren cezanın hesaplanması gerektiğine karar verilmiş hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tarihten itibaren hesaplama yapılmıştır. Oysaki bu tarihten itibaren hesap yapılması açıkca yönetmeliğe aykırıdır. Yönetmelikte hesaplama öncelikle kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarihin esas alınması gerektiği yönünde olup enerji verilme tarihi (... Yatırım Direktörlüğü/Enerji Talep Değerlendirme Müdürlüğü (26.07.2023 tarihinde enerji verildiği belirtilmiştir (dosyada mübrezdir)) ve trafo konulma tarihi ile sabittir. Aksi kanaate dahi yönetmelik doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması durumunda bu süresinin 90 gün olarak esas alınabileceğini belirtmiştir. Mahkemece iskan ve kiralama tarihi belge olarak kabul edilmiştir.Elektrik kullanımı tespiti özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumdur. Bu konuda uzman olan Doç Dr. Bilikişi kök raporunda doğru bulgu olmadığından bahsetmesine rağmen mahkemece özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususta değerlendirme yaparak 01/12/2022 tarihinden itibaren hesap yapılması gerektiği yönünde ara karar oluşturması hatalı olmuştur. Bu tarihte zaten trafo olmadığından elektrik kullanılabilmesi de mümkün değildir. Dava konusu yere enerji verilme tarihi ... Yatırım Direktörlüğü'nün dosyaya verdiği cevapta açıkca yazmaktadır. -Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile iş bu dosyadan alınan bilirkişi raporu arasında fahiş fark bulunmaktadır. Soruşturma dosyasında Şebekeden çekilen akım değerleri ile hesaplama yapılmıştır. Bu dosyada alınan bilirkişi raporunda ise usulsüz düzenlenmiş olan tutanakta ki hatalı demand gücü değeri dikkate alınmıştır. ..Bilirkişinin esas aldığı birim fiyatları da hatalıdır. Bilirkişi tarafından yönetmelikte açıkca belirtildiği üzere tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemde ki birim fiyat esas alınması gerekirken güncel birim fiyatlarını esas alınması hatalıdır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanım tarihleri , hesaplamalar ve dikkate alınan enerji birim fiyatı yukarıda ayrıntılı açıkladığımız üzere hatalıdır. Keşif yapılarak yeniden rapor alınması gerekmektedir. Tüm bunların yanında kesilen ceza hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan kanuna aykırıdır. Dava açıldıktan sonra soruşturma tehdidi altına ödenmek zorunda kalınan 177.892,89TL için davamız istirdat davasına dönmüş olup öncelikle bu bedelin tarafımıza iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmekle birlikte , cezayı ve raporu kabul etmemekle birlikte ayrıca bilirkişi raporunda mahkemenin yönetmeliğe aykırı olarak belirlediği tarihe göre 1.114.330,40 TL hesap edilmiş , müvekkil tarafından dava konusu fatura için ihtirazi kayıtla davalı kuruma ödenmek zoruna kalınan 177.892,89 TL yapılan bu ödeme hesaptan düşmemiş mahkemede bu ödeme bedelini hesaptan düşmemiş 1.114.330,40 TL üzerinden hüküm kurmuştur" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; "...İlk derece mahkemesince, hukuki gerekçelere dayalı itirazlarımız dikkate alınmamış ve davanın hatalı rapor kıstas alınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir... bilirkişiye verilen görev dosyada mevcut evraklar üzerinde davalının sorumlu olduğu/olabileceği kaçak elektrik kullanım bedelinin hesaplanmasıdır. Sayın bilirkişi dosyada mevcut sayaç değerlerini dikkate almadığı gibi seçenekli dahi olsa hesaplama yapmamıştır. Ayrıca kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı yanın kullanmış olduğu değerler açıkça ortadadır. Kaldı ki davalı yan işbu müvekkil kurum tespitinin aksini ispatlayıcı delil dahi sunmamıştır. Bu durumda tamamen objektif ortamda oluşan tahakkuka itibar edilmesi gerekmektedir. Sayın bilirkişi raporunda müvekkil kurum tarafından dosyaya sunulan sayaç değerleri dikkate alınmayarak hesaplama yapılması hukuka aykırıdır. müvekkil kurum tarafından dosyaya sunulan sayaç değerleri sayaca bağlanan endeksör cihazı vasıtasıyla elde edilen değerlerdir bu nedenle sayaca ait tüketimler hesaplanırken bu değerler dökümünün dikkate alınması gerekmektedir. başta kwh değeri yanlış hesaplanmış olduğundan buna bağlı olarak yapılan diğer hesaplamalar da gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil kurumun doğruluğunu kabul ettiği ve buna göre meydana çıkan kWh değerlerini dikkate aldığı sayaç değerlerini dikkate almadığı gibi kaçak kullanım tespit edilen süreleri de dikkate almamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen hükmün icra inkar tazminatı açısından da kaldırılmasını, talebimiz ve Yargıtay kararları doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep ediyoruz."şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Davalı görevlileri tarafından, 18.09.2023 tarihinde, davacının bulunduğu Celaliye mah. Beylerbeyi cad.....Büyükçekmece/İstanbul adresinde, ... seri no.lu Luna marka 2023 imal yılına ait sayacın sözleşmesiz ve kayıtsız olduğui gerekçesiyle ... seri no.lu tutanak düzenlendiği, tutanakta, sayaç demantının 21,2 kW ve sayaç endeks değerinin 5388 kWh olduğu, devreden çekilen 3 faza ait akım değerleri ise, ADA, I7A,25 A (cebirsel toplamı:82 A) olduğunun yazıldığı,sözkonusu tutanakta,“,. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 maddesinin 1/A bendine göre Şirketimize ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildi...” şeklinde açıklama yapıldığı görülmektedir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;İlgili tutanakta, “,.EPDK tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 42 maddesinin 1/A bendine göre Şirketimize ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildi...” şeklinde açıklama yapıldığı, Bununla birlikte, davacı tarafa sunulan tutanakta yer almayan, ancak daha sonra aynı tutanağın “Açıklama” bölümünde“İlgili Mahallin 2 yıldır. aktif olarak kullanıldığının çevreden öğrenildiği, 03.05.2023 tarihinde yapılan ihbarda sayaçsız kofreden direkt bağlı elektrik kullanıldığı öğrenildi. İhbar no 132721...” Bilgilerinin yer atdığı (ekleme yapıldığı), anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan bilgilerde, taraflar arasında elektrik enerjisi bağlantı anlaşması yapıldığı,... Yatırım Direktörlüğü/ Enerji Talepleri Değerlendirme Müdürlüğü'nün 02.09.2021 tarih ve ... sayılı bağlantı değerlendirme yazısında, 46,74 kW daimi talep gücüne ilişkin yapılması gereken tesise ilişkin bilgi verildiği, 24.07.2023 tarihinde geçici kabul yapıldığı, 26.07.2023 tarihinde enerji verildiği anlaşılmaktadır... davaya konu tespite ilişkin ihbardan başka bir delil olmadığı, davalı şirket tarafından düzenlenen tutanağın ve tutanağa/kaçak kullanım faturasına dayanak olarak gösterilen ihbar mektubunun somut bilgi-bulgu ve tespit içermediğinden isabetli olmadığı, dolayısıyla, davacı kurum tarafından, yukarıda sözü edilen tüm eksik bilgi, belge, CD ve benzeri dosyada bulunmadığından ve somut verilerle teknik değerlendirmeyi elverişli hale getirecek bulgu ve tespit olmadığından, davalı şirket tarafından düzenlenen tutanağın isabetli olmadığı, Bu kapsamda, davalı şirket tarafından, davacı tüketici adına düzenlenen 1.407.979,12TL bedelli faturanın (mevcut dosya bilgileri kapsamında) isabetli olmadığı ve iptal edilmesi gerektiği " bildirilmiştir.Bilirkişi kök raporuna yapılan itirazlar üzerine alınan Ek raporda özetle; "İskan alınma tarihi15.12.2022 ve ayrıca kiraya verilme tarihi 01.12.2022'den itibaren kaçak/usulsüz tüketim hesabı yapılması kararı alındığı anlaşıldığını, 01/12/2022 kiraya verilme tarihinden itibaren, tutanak düzenlendiği tarih olan 18.09.2023 arası 290 gün için kaçak kullanıma ilişkin işlem yapılması gerektiğini, 3 vardiya hizmet verdiği için 21 saat üzerinden hesaplama yapılması ancak sözleşmesizlik nedeniyle %20 artış yapılması gerektiğini, tutanakta yer alan kurulu güç değeri 147.538,08 kWh üzerinden işlem yapılması gerektiğini, buna göre yapılan hesaplamada, kayıtsız-sözleşmesiz kaçak kullanım sebebiyle, davacının kiracısının (dava dışı ... ... Huzurevi Bakımevi Sağlık Ltd. Şti.) davalı kuruma borcunun asıl borç 1.114.330,40 TL olduğunu, davacı tarafından itirazı kayıt konularak, ... Bankası 22/01/2024 tarihli dekont ile 177.892,89 TL ödeme yapıldığını, bunun Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan bilirkişi raporunda yer alan hesaplama sonucu elde edilen bedel olduğunu, tarafımızca yapılan hesaplamada elde edilen değer ise, kayıtsız-sözleşmesiz kaçak kullanıma dayalı asıl borç miktarının 1.114.330,40 TL olduğunu, Kaçak kullanım sebebiyle davacının, Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan bilirkişi raporunda elde edilen bedelden (kaçak kullanıma konu yerin, 01.12.2022 tarihinde dava dışı ... ... Huzurevi Bakımevi Sağlık Ltd. Şti.'ne kiralanması sebebiyle) sorumlu olamayacağı, bu nedenle, davacı tarafından, ihtirazi kayıtla davalı kuruma ödenen 177.892,89 TL'nin davacı tüketiciye iade edilmesi gerektiğini, davacı kiracısının ise (dava dışı ... ... Huzurevi Bakımevi Sağlık Ltd. Şti.) davalı kuruma, kaçak kullanıma dayalı asıl borcunun 1.114.330,40 TL olduğunu, " bildirmiştir. ... Yatırım Direktörlüğü/Enerji Talep Değerlendirme Müdürlüğü (26.07.2023 tarihinde sözkonusu yere enerji verildiği belirtilmiştir.Bilirkişi ,ek raporunda mahkemece belirtilen tarihler yani "İskan alınma tarihi15.12.2022 ve ayrıca kiraya verilme tarihi 01.12.2022'den itibaren kaçak/usulsüz tüketim hesabı yapılması kararı üzerine bu tarihler itibarıyla borç hesabı yapmıştır.Oysa ki; davacının abonelik tarihi tesbit edilmeli,bu tarihten evvel fiilen elektrik kullanılmış ise bu sebeple davacının sorumlu tutulması gereklidir.Davacının kiracısı olduğu bildirilen şirketin abone olup olmadığı ve abonelik başlangıç tarihinin de tesbit edilmesi gereklidir.Bu sebeple abonelik ve fiili kullanım olgularının davacı ve dava dışı kiracı şirket yönünden ayrı ayrı tesbiti ile sonuca gidilmesi gereklidir.(Abonenin ,aboneliğini iptal ettirmedikçe fiili elektrik kullanımından bu sıfatla sorumlu tutulması gerektiği de gözetilmelidir)Bu sebeplerle ,mahkemece eksik kayıt ve belgelerin celbi ile 3 kişilik elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan itirazları karşılayan rapor alınması ile sonuca gidilmesi ve davacının dava açıldıktan sonra yaptığı ödemelerin de dikkate alınması gereklidir.Tesbit edilen bu hususların yeniden yargılama gerektirdiği anlaşılmakla, tarafların tarafın istinaf talebinin kabulü ile kararın bu sebeplerle kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/11/2025