T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3202
KARAR NO: 2024/3009
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2024
NUMARASI: 2024/571 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı borçlu ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödememiş, aleyhine icra takibi başlatılmasına rağmen de borcunu ödemediği gibi bir de işbu takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, alacakları muaccel olup rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, mahkemece davalının borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 30/09/2024 tarihli ara karar ile; dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmemiş olmakla ve bu talep yargılamayı gerektirmekle İİK 257/1 ve 2. maddeleri koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca "aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğu, dava konusu alacak müvekkil şirket personelince Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun tutulan tespit tutanakları ile kayda geçirilmiş olup, son ödeme tarihinin geçmesi neticesinde alacağın muaccel hale geldiği, iş bu dosya kapsamında sunulmuş olan tutanaklar, fotoğraflar ve tahakkukların Mahkemeye sunulmuş olup, hem davanın esası hem de ihtiyati haciz yönünden haklılığın tam olarak ispat edildiğini,müvekkili şirketçe borçlu tarafın bilgilendirilmiş ve alacak kalemlerinin muaccel hale gel olduğu, dava konusu edilen Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirilen faturaların, son ödeme tarihleri geçmiş olmasına rağmen ödenmediği, alacağın muaccel olup, rehin ile de temin edilmediği, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye girecek olup, alacak miktarı düşünüldüğünde ciddi bir kamu zararı oluşacağı, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hükmünün aksine, ihtiyati haciz koşullarının fazlasıyla sağlandığının anlaşıldığını, bu doğrultuda talebin kabulüyle birlikte kamu menfaatinin korunmuş olacağı,güncel ve emsal kararlar uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği , bu sebeplerle ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,faturalar delil olarak sunulmuştur. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu, ... no.lu ,03/05/2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında ; kayıtsız sayaçtan ve sayacın R ve S fazlarında gerilim olmasına rağmen gerilimin gösterilmediği ,iki fazın kayıt yapmadığı , kaçak enerji tüketildiği tesbitinin yazıldığı,tutanak altının davacı şirket görevlilerince imzalandığı, karşı tarafla ilgili olarak "imza alınamadı" notunun düşüldüğü görülmektedir. Dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden , talep edenin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi de gözetilerek ,ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı tesbit edileceğinden (ileride verilecek karara etkili olmamak koşuluyla) yaklaşık ispat gözetilerek takdiren icra takibindeki asıl alacak miktarı 181.194,88 TL -TL ile sınırlı olarak ve teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile,istinafa konu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,yeniden; 1-Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,İİK'nun 257/2. maddesi gereğince 181.194,88 TL ile sınırlı olmak üzere bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, bu miktarın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerine işbu dava sonuna dek kayden ihtiyati haciz konulmasına, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/11/2024