T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3181
KARAR NO: 2024/3006
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/08/2024
NUMARASI: 2024/589 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Mah. ... Sk. No:... ... Kat Dükkan Esenyurt adresinde sözleşme olmaksızın dağıtım sistemine müdahelede etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığını 18.04.2022 Tarihli, ... Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı düzenlenerek, söz konusu tutanağa dayalı olarak tutanak kapsamında 29.04.2022 Son Ödeme Tarihli 234.473,75 TL bedelli fatura tanzim edildiğini,faturanın davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,Yargıtay 3. HD'nin güncel kararında koşulları varsa ölçülülük nisbetinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin karara bağlandığını, itirazın iptali ile davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine takip miktarı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde "Davacı yan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağını usulüne uygun olarak hazırlamamıştır. Öncelikle yapılan tutanak tarihi 18/04/2022'dir. Tutanaktaki şirket işlerin iyiye gitmemesinden dolayı 2020 tarihinde kiralanmış olan mahali terk etmiş ve abonelik ilişkisi davacı kurum ile sonlandırılmıştır. Müvekkil şirket 2020 yılından beri deaktif olup, her hangi bir işletmesi işlemi bulunmamaktadır. Borçlarından ötürü şirket kapatılamamaktadır. Tutanak tarihinde müvekkil firmanın bulunduğu adreste başka bir firma vardır. Mülk sahibi tanık olarak dinlendiğinde, yapılan ödemeler ve banka kayıtları celp edildiğinde ve bilhare dosyaya sunacağımız kira sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere bu durum net olarak ispat edilecektir. Ayrıca müvekkil firma adresi ... Mah ... Cad. No:... Esenyurt olup, Kaçak elektrik tutanağında tespit edilen adres ... Mah. ... Sok. No:... Esenyurt adresidir. Müvekkilimizin şirketinin ve işletmesinin adresi ile her hangi bir uzaktan yakından alakası bulunmamaktadır "şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkemece 21/08/2024 tarihli ara karar ile; muaccel bir para alacağının varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin Yargıtay 3.hukuk Dairesinin güncellenen kararını ve bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerince yapılan incelemeyi dikkate almadığını,davalı borçlunun kaçak elektrik kullandığının tutanakla tesbit edildiğini, EPTHY 42.maddesi 1/ a bendinde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kaçak elektrik olarak değerlendirilmesi gerektiği açıkça belirtilmediği, ilgili tutanak açısından da davalı alanda olup mevcut olup, vergi numarası ile benzer şekilde alışkanlık haline gelen kaçak elektik kullanımına dair tutanaklar dikkate alındığından yaklaşık ispat koşullarının meydana geldiğini ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; derdest dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı, fotoğraflar, tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur. Tutanağın şirket hakkında tutulduğu, sayaçsız direkt bağlı elektrik kullanıldığının belirtildiği, abone veya fiilen kullanan kısmında davalı şirket adı yazıldığı, imza bulunmadığı görülmüştür. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Davalı tarafın abonelik,fiili kullanım durumunun yargılamada tesbit edileceği, somut olay ve dava konusu bakımından dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , ihtiyati haciz kararı verilmesi yönünden yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada sağlanmadığı, böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/11/2024