T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/3108
KARAR NO:2025/1337
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/07/2024
NUMARASI:2021/326 E - 2024/519 K
DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında adi şirket statüsünde "..." şirketinin kurulduğunu, Ek 1 de sunulan Ortaklık Sözleşmesi'nin "Konu ve Amaç" başlıklı 5. maddesine göre;..., "... A.Ş. ile Afghanistan ... arasında imzalanacak olan Kabil - Afganistan’daki, “... - ...” Projesine (Proje) ait sözleşme ve ekleri kapsamındaki işlerin tamamının şartnamelere uygun ve anahtar teslimi olarak şartnamelere ve projelere istinaden her türlü ekipman ve ana malzeme ve diğer malzemelere ait sarf malzemelerinin ve ekipmanlarının temini, ithalat işlemlerinin yapılması gönderilmesi, kazı-dolgu ve inşaat işlerinin fiziken yapılmasını, tüm bu malzemelerin montajı, test ve ayarları yapılarak işlet- meye alınıp işverene teslimi" amacını gerçekleştirmek üzere kurulduğunu, ortak girişimde davacı şirketin pay oranı %58 iken davalı şirketin %42 oranında pay sahibi olduğunu,Sözleşme'nin "Tarafların Yükümlülükleri" başlıklı 9/1.3 uyarınca müvekkili dava- cının ortaklık nam ve hesabına ödemiş olduğu 2.500.000,00-EURO'nun işin başlangıç tari- hinden itibaren 10 ay içerisinde ortaklık tarafından müvekkili davacıya iade edileceği ve yine aynı maddede yer aldığı üzere proje için yapılan 650.000,00-USD harcama kaleminin de projenin başlangıcından 18 ay içerisinde müvekkili şirketin hesabına iade edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak işin başlamasının üzerinden yaklaşık 19 aylık bir süre geçmiş olmasına ve Bakırköy 14. Noterliği'nin 03.03.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar etmelerine rağmen, davalının bu zamana kadar müvek- kiline payı oranında her hangi bir ödeme yapmadığını, Müvekkil şirketin grup firması olan "..." tarafından bu zamana kadar projeye 268.473,88-USD, "..." olarak 684.499,33-USD olmak üzere toplamda 952.973,21-USD kaynak sağlandığını, sözleşmenin 9/3 maddesinin “… ... tarafından yapılan bu harcamalar dönem hakkedişlerinden öncelikli olarak ...’nin yapmış olduğu harcama bedeli kadar ...’ye proje ortaklığından iade ödemesi sağlanacaktır” hükmünü içerdiğini, ancak davalı tarafın, bu zorunlu harcama kaleminin ortaklık payı oranında iadesini de bu zamana kadar yapmadığını,Bunun yanında, davalı şirket yetkilisi ...'ın ana yüklenici/işveren ... A.Ş tarafından, projenin yapıldığı ülke olan Afganistan'da kurulu ... A.Ş. ... Şubesi'ni temsilen verilen vekaletnameye (Ankara ... Noterliği'nin 14.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı) ve daha sonra ... ile ... arasında imzalanan 18.03.2020 tarihli protokole (Ek-3: Protokol) aykırı davranarak yetki aşımında bulunduğunun tespit edildiğini, davalının bu usulsüz davranışının, ortaklık ile ana yüklenici arasındaki güven ilişkisini derinden zedelediğini,... şirketi tarafından gönderilen Ankara .... Noterliği'nin 01.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ...'ın vekaletname ve protokol ile ... ve ... Şubesi adına işlem yapma yetkisine getirilen kısıtlamaları ihlal etmesi nedeniyle vekillikten azledildiğini, Ana yüklenici ...'ın ...'in ortağı davalı şirket yetkilisi olan ve ... Afganistan Şubesi'nin imza yetkilisi olan ...'ın basiretsiz davranışları nedeniyle ...'e karşı güvenini kaybettiğini, kaldı ki azil sonrası ana yüklenici ...'in Ankara ... Noterliği'nin 07.05.2021 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların, bu durumdan kaynaklı olarak işin süresi içerisinde bitirilmesinin mümkün olmaması ve davalı taraf yetkilisi ...'ın güven sarsıcı hareketleri nedeniyle "alt yüklenici sözleşmesini" feshettiğinin taraflarına bildirildiğini, tek amacı Afganistan'daki Projeyi gerçekleştirmek olan ...'in artık amacını gerçekleştirme ihtimalinin ortadan kalktığını, bu durumun TBK m. 639/7 uyarınca haklı bir sebep teşkil ettiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle ...'in tasfiye edilmesinin gerektiğini, şüp- heye mahal vermemek adına huzurdaki davada, müvekkili şirketin katılım alacağı, sermaye alacağı ya da başka bir ad altında alacak veya tazminat talebinin bulunmadığını, öte yandan şirketi bilançosuna göre ..'in aktifinin ancak pasifini karşılayacak durumda olduğunu beyanla;...-... ... şirketinin Türk Borçlar Kanunu'nun 642 vd. maddeleri uyarınca ve ...Sözleşmesi hükümlerine göre tasfiyesine, tasfiye usulünün mahkemece belir- lenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının kendi kusurlu hareketleri ile ortaklığın amacının ortadan kalkmasına sebep olduğunu, akabinde ortaklığın tasfiyesi istemiyle dava açmasının iyi niyet prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini,Diğer yandan davacı ile asıl sözleşme ile işi devreden ... projenin tamamlan- masına ilişkin çalışmalarını birlikte yürütmeye devam ettiğini, Mart 2020 itibari ile mücbir sebep olan pandemi sürecinin yaşandığını ve işin ilerlemesinin ciddi oranda aksadığını,Davacının ortaklık sözleşmesine bağlı olarak üstlendiği ve işin ortaklığa tevdi edilmesi için gerekli 2.500.000,00 Euro teminatı müvekkiline değil ortaklığın nam ve hesabına...A.Ş. adına asıl işverene teslim ettiğini, zira bu teminat ortaklık çatısı altında taraflara yük- lenmiş edimlerden olup müvekkili şirketin bu edimin karşılığında farklı yükümlükler üstlenmek zorunda kaldığını, sonuçta bu teminat mektubu ortaklık nam ve hesabına verildiğinden ortaklığın tasfiyesi nedeniyle tasfiye memurunca...A.Ş.’nin teminatı iade etmesi yönünde talepte bulunulmasının gerektiğini,Davacı ortaklığın tasfiyesini talep ederken müvekkili şirketi ortaklıktan çıkararak...A.Ş. ile birlikte projenin yürütülmesine devam ettiğini, davacı iyi niyetten uzak, ortaklığın amacına aykırı ve davalıyı açık şekilde zarara uğratma saikiyle davrandığını, müvek- kilinin uğramış olduğu zarar ve ziyanın davacı tarafından yüklenilmesinin genektiğini,Kaldı ki; ...-... ... sözleşmesinin 9/1.3 maddesi uyarınca ortaklık tarafından davacıya 2.500.000,00 Euro'nun fazlası ile iade edildiğini, iadeye ilişkin belgelerin ekte sunulduğunu,Bir diğer talep olan 650.000,00 USD’de ise müvekkilinin tek başına sorumluluğu bulunmayıp ortaklığın sorumlu olduğunu, sözleşmenin 9.3 maddesinde “Bu proje için gerekli finansman ... tarafından sağlanacaktır.” ibaresinin açık ve net olduğunu,Davacının yapmış olduğunu iddia ettiği 952.973,21 USD lik kaynağa ilişkin kimlere ve hangi sebeple yapıldığı dava dilekçesi eklerinde mevcut olmayıp ilgili belgelerin sunulması halinde ve/veya bilirkişi incelemesi ile tespit edildikten sonra cevap vereceklerini,Müvekkili şirketin yetkilisi olarak ...’ın...A.Ş. tarafından adi ortaklığın yürütüldüğü projede temsilci olarak yetkilendirilmesi ve akabinde bu yetki- lerden azledilmesinin...A.Ş ile davacının muvazzalı davranışlarının en belirgin göstergesi olduğunu, buna ilişkin tüm detayların keşide olunan ihtarnamelerde açıkça müvek- kili tarafından davacıya iletildiğini, ancak davacının bu ihtarnameleri dikkate almayıp...A.Ş. ile muazzalı davranışlarına devam ettiğini, Davacının "ortak girişimin- adi ortaklığın – amacının beraber gerçekleştirme ihtimalinin kal- mamış olduğunu" iddia ederken bu durumun kendi kusurlu hareketlerinden kaynaklandığı gerçeğini göz ardı ettiğini,Davacının tasfiye akabinde tazminat talebinin bulunmamasının müvekkilinin de alacak ve tazminat talebinden vazgeçmesi anlamına gelmeyeceğini, ... sermayesi toplam 10.000 TL. olup sermaye borçlarının her iki ortak tarafından ortaklığa karşı yerine getirilecek borçlar olduğunu,
KARŞI DAVA OLARAK;Müvekkili ile davacı-karşı davalı ... (...) İnşaat Sanayi Tic. A.S. arasında Üsküdar ... Noterliği tarafından Düzenlenen 16 Ekim 2018 tarih ve... Yevmiye Numaralı İş Ortaklığı Sözleşmesi İle 09.09.2016 Tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin ‘Pay oranları‘ başlıklı 6.maddesine göre müvekkilinin %42 katılım oranı ve davacı-karşı davalının ise %52 katılım oranına sahip olduğunu,Sözleşme gereği tarafların karşılıklı edimleri borçlandığını, buna göre karşı tarafın kati teminat mektubu sunma, ortaklığın yönetiminde temsilci bulundurma, iç yönetimde uyuşmazlıklara sebebiyet verme durumunda zarar ve ziyanı tazmin ,projeyi paylaşma ve tam bir iş birliği içinde bulunma, defter tutma, hakların devredilmemesi, sözleşmede belirlenen ve kanunen sayılı sebepler halinde ortaklığı devam ettirme, işin sonunda ekipman ve techiatın katılım oranında diğer ortağa iadesi, ortaklığa ait bilgilerin gizililiği, işin yürütülmesinde çıkan sorunlar akabinde işin yürütülmesi için sözleşmenin yeniden uyarlanması borcu ve rekabet yasağına uyma borçlarının bulunduğunu, Karşı tarafın sözleşmeye ve mevzuata aykırı davranarak, projenin tamamını tek başına üstlenmek elde edilen karı 100% e çıkarmak için haksız olarak açılan tasfiye davasını açtığını, zira ortaklık olarak üstlenilmiş ve devam ettirilmesi için her iki ortağın kabiliyet ve ekonomik gücüne ihtiyaç duyulan bir birleşmede ekonomik kaygıların ortadan kalktığı pandemi sürecinin akabinde adi ortaklığa son verilerek projeyi asıl iş veren ile birlikte yürütmenin ticari teamüle aykırı olduğunu,Taraflar arasında akdedilen sözleşme adi ortaklığın tabiatı gereği son bulacak olsa da zamanından önce ve diğer ortağın zarara uğratılarak son bulması halinde buna sebebiyet veren taraf zarar ve ziyanı tazmin ile yükümlü olduğunu,Somut olayda tarafların tüm taleplerinin adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında çözüm- lenmesinin, ortaklığın tüm gelir ve giderleri ile yapılan alınan tüm işlerin değerlendirilmesinin gerek- tiğini, SMM ... tarafından hazırlanan uzman mütalaasının sonuç kısmının (a) bendinde ortak girişimin 17.05.2021 tarihi itibariyle incelenen defter ve belgeleri sonucunda varlıklar topla- mının 58.679.631,91 TL (7.723.733,15 USD), borç durumunun 45.604.922,51 TL (5.922.883,58 TL) ve öz varlık durumunun 13.074.708,50 TL (1.800.849,57 TL) olduğunun tespit edildiğini, aynı raporun sonuç kısmının (b) bendinde taahhüt edilen projenin17.05.2021 tarihi itibariyle % 25 oranında tamamlandığı, projenin tamamının tamamlanması sonrasında 10.044.150,43 USD daha kar elde edileceği, öz varlıklar toplamının 11.845.000,00 USD 'na ulaşacağının öngörüldüğünü ,Eyüpsultan 11. Noterliği’nin 04 Mayıs 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarna- mesi ile karşı tarafa sözleşmeden doğan borçlarının hatırlatıldığını, ödemelerin ... A.Ş tarafından hukuka aykırı şekilde el konularak ortaklığın hesabına aktarılmadığı, projeye ait bilgi ve belgelerin gizlendiği, aksama mevcut ise sebeplerinin rapor edilmesi, saha personelinin işe alımı ve işten çıkarılması ile ilgili durumların sebepleri ile bilgi verilmesi, harcamalara ve hak edişlerle alakalı bilgi ve belgelerin kendilerine bildirilmesinin talep edildiğini, ancak bu ihtarın sonuçsuz kaldığını beyanla;-Davacı ... (...) İnşaat Sanayi Tic. A.Ş. Tarafından açılan davanın reddine,-Karşı davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine,-2019-2021 yıllarına ait kar paylarına her yıl için ayrı ayrı en yüksek reeskont faiz işle- tilerek hesaplanacak miktarın karşı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine,-Mahrum kalınan kar sebebi ile beklenen kar oranında zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş,Davalı/karşı davacı vekili 04.10.2021 tarihli dilekçesinde, karşı davaya konu ortak- lığın feshinden doğan zarar ve mahrum kalınan kara ilişkin dava değerini 200,00 TL olarak açıkla- mıştır. ... (...) İnşaat Sanayi Tic. A.Ş vekili karşı davaya cevabında; karşı davacı ... vekili, ortaklığın tasfiyesine müvekkili ...'in neden olduğunu iddia etmiş ise de, esasen asıl işverenin ...'nin kusurlu hareketleri nedeniyle işi sonlandırdığını, ... her ne kadar müvekkilinin asıl işveren ile işi yapmaya devam ettiğini iddia etmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, yine karşı taraf ortaklığın öz varlık toplamının 13.074.798,50 Tl olduğunu, proje devam etmiş olsaydı 10.044.150,43 USD ilave karın daha elde edileceğini ileri sürmüş ve uzman mütalaası sunmuş ise de bu uzman görüşünün kendilerine tebliğ edilmediğini, ayrıca ortaklığın karşı tarafça iddia olunduğu gibi bir öz varlığının bulunmadığını, adi ortaklığın üstlendiği işin Afganistan'da yapılacağını, bu ülkede iç savaş nedeniyle ortaklığın devam etmesi halinde dahi kar elde etme imkanı bulunmadığını beyanla karşı davanın reddini savunmuştur.İlk derece Mahkemesi'nce: "1-ASIL DAVANIN KABULÜNE, ...İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Şti. Arasında kurulan 03/10/2019 tarihli adi ortaklığın FESİH VE TASFİYESİNE, 2-KARŞI DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm asıl davada davalı/karşı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl davada davalı/karşı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; Tasfiye memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporların her birinde ortaklığın dağı- tılabilecek karı hesaplanmış olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından gerekçesiz olarak ikinci ek rapordaki ikinci seçenek hesaplamaya itibar edildiğini, ve ortaklığın zararda olduğundan bahisle ortaklığın feshi kararı ile kar dağıtımı yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini,Huzurdaki davada,usul hukuku hükümleri gereğince dava dışı firma tarafından düzen- lendiği iddia edilen, davacı/karşı davalı tarafından dosyaya sunulan muavin defterlerin dikkate alın- masının mümkün olmadığını,Kendilerince serbest muhasebeci mali müşavir ...'dan alınan uzman mütaa- lasının sunulduğunu, kök rapor ve ilk ek rapor ve ikinci ek raporun ilk seçenek hesaplamasının mütalaa ile uyumlu olduğunu, Dava dışı ... firmasının adi ortaklık ile sözleşmesini feshetmiş olmasının hukuka aykırı bir fesh olduğunu, sözleşmenin devam ediyor olduğunun kabulü ile karar verilmesinin gerektiğini,Davacı/ karşı davalının adi ortaklığı ekarte ederek söz konusu projede tek başına dava dışı ... ile devam ettiğini, mahrum kalınan kar taleplerinin dikkate alınmasının gerektiğini beyanla ;Öncelikle HMK. 356 uyarınca duruşma açılması ve uyuşmazlığın esasına ilişkin yetkin bir bilirkişiden veya bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, sonrasında ise yapılan yargılama uyarınca uyuşmazlık hakkında esastan hüküm kurulmasını, bu talebin kabul görmemesi halinde usul ve hukuka aykırı olan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/326 E. 2024/519 K. sayılı kararının kaldırılmasını ve eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesini, istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, karşı dava adi ortaklığın haklı nedenle feshi ve fesih kapsamında mahrum kalınan kar payı, zararın tazmini talebine ilişkindir. Dosya kapsamından;1.)Dava dışı ... A.Ş. İle Afghanistan ... arasında Kabil/Afganistan'da bulunan "...- ..." projesine ait işin sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun şekilde anahtar teslimi olarak yapılması, alt yüklenicinin şartnamelere ve projelere istinaden her türlü ekipman ve ana malzeme ve diğer malzemelere ait sarf malzemelerinin ve ekipmanlarının temini,ithalat işlemlerinin yapılması ,gönderilmesi,kazı dolgu ve inşaat işlerinin fiziken yapılması hususunda anlaşmaya vardıkları, 2.)... (...) İnşaat Sanayi Tic. A.Ş ile ... Limited Şirketi arasında imzalanan 03.10.2019 tarihli....Sözleşmesi ile ; ... A.Ş. ile Afghanistan ... arasında imzalanacak olan Kabil - Afganistan’daki, “... - ...” Projesine (Proje) ait sözleşme ve ekleri kapsamındaki işlerin tamamının şartnamelere uygun ve anahtar teslimi olarak şartnamelere ve projelere istinaden her türlü ekipman ve ana malzeme ve diğer malzemelere ait sarf malzemelerinin ve ekipmanlarının temini, ithalat işlemlerinin yapılması gönderilmesi, kazı-dolgu ve inşaat işlerinin fiziken yapılmasını, tüm bu malzemelerin montajı, test ve ayarları yapılarak işletmeye alınıp işverene teslimi" amacını gerçekleştirmek üzere ...- ...'nin kurulduğu, bu ortaklıkta ...'nin %58 iken ...'nin ise %42 oranında pay sahibi olduğu,3.) Bilahare ... A.Ş ile ...- ... ... ara- sında imzalanan 07.10.2019 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi ile; ... A.Ş.'nin Afghanistan ... ile imzaladığı Kabil/ Afganistan'da bulunan Kabil/Afganistan'da bulunan "...- ..." projesine ait işinin alt yükleniciliğinin ...- ...'ne verildiği, işin sözleşmeye asıl yükle- nicilik sözleşmesi ve teknik şartlara uygun olarak yapılmasının kararlaştırıldığı,4.)... A.Ş'nin Ankara ... Noterliği'nden adi ortaklığa ve ortaklığa taraf olan şirketlere keşide ve tebliğ ettiği 07.05.2021 tarih ve... yev. nolu İhtarnamesinde özet olarak; "...Projedeki hatların zamanında bitirilmediği, ortaklar arasındaki ihtilafın çözülmediği ve şantiyedeki işçi alacaklarının bir süredir ödenmediği firmaları adına piyasaya 800.000.- USD'nin üstünde borç oluştu- rulduğu göz önünde bulundurulduğunda sözleşme şartlarına göre 30 günden fazla gecikmeye düşüldüğü" gerekçesi ile "taraflar arasında imzalanan 07.10.2019 tarihli alt yüklenici sözleşmesi, 12.03.2020 tarihli protokol 1'i ve buna bağlı varsa diğer sözleşmeleri feshettikleri, ortak girişim tarafından yapılan imalatların fesih kesin hakedişine bağlanarak alacak borç ilişkisinin belirlenebileceği, ortak girişime ait teminatlarını irat kaydedildiği, irat kaydedilen teminatların borca mahsup edilmeyeceği, düzenlenecek kesin hakedişte ortak girişimin alacaklı olduğunun belirlenmesi halinde öncelikle firmaları adına sahada yapılan borçlanmaların bu bedelden ödeneceği" hususunun ihtar olunduğu,5.) Davacı vekilinin ibraz ettiği, ... A.Ş. antetli, ... A.Ş. kaşesi, YK Başkanı adı yazılı imzalı 02.10.2023 tarihli TESPİTLER başlıklı bir yazıda aynen;1.) ... - ...'nin ... A.Ş. Türkive Cari Hesabında 30.09.2023 tarih itibariyle firmamıza 62.863,03 TL borcu bulunmaktadır. (Ek-159. Cari Hesap Muavin Defteri). ... Afganistan Cari Hesabından 3.685.174,19 Avro Teminat alacağımız vardır,2.) ... - ... ile olan alt yüklenici sözleşmesi alt yüklenici tarafından işin gerekliliklerine ve iş programına uyulmamasından dolayı 07.05.2021 tarihinde Ankara 57. Noterliği nce düzenlenen ... yevmiye nolu ihtarname (Ek-2) ile fesih edilmiştir, ilgili ihtarnamede de belirtildiği gibi tum teminatları (kesin teminat, nakit teminat kesintileri, avans kesintileri vb.) irad kaydedilmiştir. Kesin hesabın yapılmasının ardından geçmişten alacağı çıkması halinde işin yerine getirilmemesinden dolayı alacağı gelir olarak kaydedilecektir. ... A.Ş'nin alacakları da tahsil edilecektir. Dolayısı ile ...-... ... firmamızdan hiçbir alacağı yoktur.3.) Tasfiye Memurunun ek raporunda bahsi geçen 5. no.lu hakediş Afganistan da yaşanan yönetim ve rejim değişikliği nedeniyle onaylanmamış olup, tüm teminat ve alacaklarımız da bloke kalmıştır. Ayrıca alt yüklenicinin sözleşmesini 07.05.2021 tarihinde fesih etmiş olduğumuzdan ilgili hesapla bizden herhangi bir alacağı bulunmamaktadır." denildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere, adi ortaklık bir kişi ortaklığı olup, ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesi; "Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleşmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmünü içermektedir. Maddenin lafzından anlaşıldığı üzere, adi ortaklık, emeklerini veya araçlarını herhangi bir müşterek amaç doğrultusunda birleştirerek, bu amaca ulaşma konusunda birlikte çaba göstermeyi sözleşmeyle birbirlerine karşı yüklenen kişilerce oluş- turulan, tüzel kişiliği bulunmayan bir kişi topluluğudur. Bir adi ortaklığın varlığından bahsedilebilmesi için, bu unsurlara ilaveten, ortakların müşterek gayeye ulaşmak için birlikte çaba ve özen göstermek zorunluluğu bulunmaktadır. Adi ortaklık bir kişi birliği olmakla, temel unsuru kişidir. Adi ortaklık sözleşmesi, iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır.Ortaklar öteki sözleşmelerden tamamen farklı olarak, emeklerini ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirdiklerinden, aralarında sıkı bir işbirliği kurulmakta ve güvene dayanan bu işbirliği ilişkisi nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etme, ortakları zarara uğratmamakla yükümlü tutulmuşlardır. Adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için, ortakların müşterek bir amaç etrafında toplanmış bulunmaları yeterli değildir. Ortakların ayrıca, ortaklığın amacının gerçekleşmesine yönelik faaliyetlere katılmayı, bu yolda diğer ortaklarla işbirliği yaparak, onlarla birlikte çaba sarf etmeyi de üstlenmiş olmaları gereklidir. Amaç, ortak araç veya güçlerle izlenmeli, taraflar amacın izlenmesinde birlikte etkin olmalıdırlar. Her bir ortak şu veya bu şekilde amacın gerçekleşmesine katkıda bulunmak zorundadırlar. Birlikte çaba yükümlülüğü bir yan edim yükümü olmayıp, asli edim yükümü durumundadır ve adi ortaklığın sürekli borç ilişkisi karakterine uygun olarak, süreklilik arz etmelidir. Adi ortaklıkta tarafların birbirlerine karşı adi ortaklıktan doğan sorumlulukları ve talep hakları mevcut olup, taraflardan (ortaklardan) birinin yukarıda sayılan yükümlülüklerini ihlal etmesinin, 6098 sayılı Kanun'un 639 uncu maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince adi ortaklığın feshini haklı kılacak nedenlerdendir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için, ortaklık süresinin önemi bulun- mamaktadır. Haklı sebeple fesih hakkı, mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır. Gerçekten, ortaklar arasındaki iliş- kinin devam etmesini haklı göstermeyecek bazı durumlar ortaya çıkarsa, bu durumda ortakların ortak- lığın feshini mahkemeden istemesi mümkündür. Hatta belirli süreli ortaklıklarda da, sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır.Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının, ortaklığın faaliyet- lerinden dolayı uğranılan zararın veya kar payının talep edilmesi; aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı ve devamı maddeleri uyarınca; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz.Hâkim raporu serbestçe takdir eder. 6100 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yap- masının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için Mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.Eldeki davada; Taraflar arasında 6098 sayılı Kanun'un 620 nci ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu derece Mahkemelerinin ve tarafların da kabulündedir. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ödemeler ve yükümlülükler hususunda ciddi sorunlar olduğu, işbirliği, birlikte çaba, karşılıklı güven ilişkisinin ortadan kalktığı, adi ortaklığın kurulma amacı olan alt yüklenicilik sözleşmesinin dava dışı üst yüklenici tarafından " ortaklar arasındaki ihtilafın çözülmediği ve şantiyedeki işçi alacaklarının bir süredir ödenmediği, firmaları adına piyasaya 800.000 USD'nin üstünde borç oluşturulduğu göz önünde bulundurulduğu, sözleşme şartlarına göre 30 günden fazla gecikmeye düşüldüğü" gerekçesiyle feshedildiği,sonuçta her iki tarafça ortaklığın fesih ve tasfiyesinin talep edildiği anlaşılmakla uyuşmazlığın bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerektiğinin kabulü gerekmektir. (yargıtay 3. HD'nin 2023/4142 E-2023/2460 K. 02.10.2023 tarihli ilamı da bu yöndedir) Asıl davaya konu uyuşmazlığın 6098 sayılı Kanun'un 620 nci ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri gereğince ve aynı kanunun 642 nci maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.Eldeki davada, ilk derece mahkemesince tasfiye memuru olarak atanan Mali Müşavir ... vasıtasıyla ortaklığa ait kayıtlar ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;... ile asıl işveren arasında kesin hak edişin gerçekleşmediği ,...'ın 02.10. 2023 tarihli yazısına göre ancak düzenlenecek kesin hak edişten sonra sonra adi ortaklığın alacaklı olduğunun belirlenmesi halinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiği, adi ortaklığa ait makine ve teçhizatın da Afganistan'daki iç karışıklık nedeniyle şantiye alanında terk edilmiş olduğu ve akıbetleri hakkında bilgi bulunmadığından değer tespit edilemediği belirtildikten sonra; seçenekli olarak yapılan hesaplama dahilinde,1.seçenek ana yüklenici durumundaki ...'ın Ankara ... Noterliği'nden keşide ettiği ihtarname ve tespit konulu yazısı ve ekindeki ortaklık girişiminin muavin dökümü dikkate alınmaması halinde:- Alacakların 54.123.332,31 TL ( 5.760.371,23 Euro),- Borçların -51.828.178,16 TL (-5.277.167,14 Euro),- ... 2.295.154,15 TL (483.204,09 Euro),- S.hakedişin 9.178.121,53 TL (885.525,88 Euro), - Dağıt. Karın 11.473.275,68 TL (1.368.729,97 Euro) , 2..seçenek ana yüklenici durumundaki ...'ın Ankara 17. Noterliği'nden keşide ettiği ihtarname ve tespit konulu yazısı ve ekindeki ortaklık girişiminin muavin dökümünün dikkate alınması halinde:- Alacakların 1.850.539,84 TL (183.723,68 Euro),- Borçların - 22.365.891,67 TL (2.352.202,98 Euro),- Özvarlığın - 20.515.351,83 TL (-2.168.479,30 Euro) olarak hesaplandığı,Ana yüklenici ... firmasının ihtarnamesi ve tespit yazısı dikkate alındığında ,alt yüklenici ortak girişimin tahsil edeceği alacak kalamayacağından öz varlığının da negatife dünüştüğü ve dağıtılacak karın kalmadığı tespit edilmiştir.Asıl dava yönünden; ortaklığın muavin defteri vs kayıtları ile birlikte ... firmasının ihtarnamesi ve tespit yazısı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiş olup bu görüşün benimsenmesi halinde asıl dava yönünden verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.Karşı dava yönünden; Karşı davacı, alt yüklenicilik sözleşmesinin ...'nin yükümlü- lüklerini yerine getirmemesi nedeniyle feshedildiğini, ...'nin kusurlu eylemleri nedeniyle ortaklığın fesih ve tasfiyesi aşamasına gelindiğini beyanla, haklı nedenle tasfiye ve fesih, ayrıca mahrum kalınan kar ve bu nedenle uğradığı zararın tahsilini istemektedir.İlk derece mahkemesi ortaklığı oluşturan şirketlere dağıtılacak bir pay ve veya kar bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar vermiştir.Dosya kapsamına göre, alt yüklenicilik sözleşmesinin ...-... oluştu- ran davacı ve davalı ortaklar arasındaki uyuşmazlık, işçi alacaklarının ödenmemesi , asıl işveren adına borç oluşturulması vs nedenlerle feshedildiği, bu nedenle ortaklık sözleşmesinin de devamının mümkün olmadığı, ortaklık ilişkisinin münhasıran ...'nin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sona erdiğine dair bir tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca karşı dava yönünden verilen kararda da isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,asıl davada davalı-karşı davada davacı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı-karşı davada davacı ... istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken asıl ve birleşen dava yönünden toplam 1230,80-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 803,20 TL'nin istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/05/2025